banner9

'Tuz' da temize çıktı!..

ABD’li araştırmacı ve bilim adamlarına göre, kullananlar, korkudan çok az tüketenlere göre, kalp hastalıklarına daha az yakalanıyorlar.

'Tuz' da temize çıktı!..

Prof. Dr. Canan Karatay haklı çıktı. Tuz konusunda ABD’li bilim adamları da aynı görüşte. Onlar da Karatay gibi tuz tüketiminde tek şartın; rafineri tuz yerine kaya tuzu tüketmek olduğunda hemfikirler.
 

Buyurun bakalım; düne kadar tüm hekimler tarafından; tüketilmesinin vücuda çak zararlı olduğu yolunda tu-kaka yapılan tuz, yapılan bilimsel araştırmalar sonucu aklandı.
Şimdi de;  tüm dünyada tıp literatürlerine , “Tuz olmadan hayat olmaz” kuralı hakim olmaya başladı.
Oysa; gerek medyada ve gerek her türlü sağlık eğitiminde ve tüm sağlık kuruluşlarında tansiyon yüksekliği ve kalp hastalığına önlem olarak yıllardan beri tuz tüketilmemesi kuralı geçerliydi.
Tüm bu kuruluşlar;  tansiyon  yüksekliğini, kalp hastalığını önlemek amacıyla toplumda az tuz tüketilmesini öneriyorlardı.
Ne var ki; dünyada, tansiyon yüksekliği, kalp hastalığı ve kalp hastalığından ölüm oranları en düşük olduğu bilinen Japonya, Fransa, Norveç ve Güney Kore gibi ülkelerde aşırı miktarda tuz tüketilmektedir.
ABD Washington Üniversitesi’nde görevli araştırmacı Belding H. Scrinbner ,1983 yılında yüksek doz tuz verdiği kişilerin damarlarında gevşeme, yani genişleme olduğunu kanıtladı.
Nitekim, tansiyon yükselmesi, kan şekerinin yükselmesinden, kanda trigliseridlerin yükselmesinden dolayı imiş. Tuzun aşırı kullanılmasından dolayı değilmiş.
 
***

ABD’li araştırmacıya göre, vücutta tuz azlığının oluşması, hücrelerde , organlarda genel bir şekilde dehidratasyona neden ololuyor.
Doğal hidratasyonu bozulmuş olan hücreler normal fonksiyonlarını yerine getiremiyorlar.
Sonuç olarak tuzu hiç tüketmeyenler ile az tüketenlerde vücut yağlanması artıyor, insülin  resistansı, metabolik sendrom gelişiyor, bel çevresi genişliyor, kan şekeri ve tansiyon yükseliyor, trigliseridler yükseliyor ve kalp krizi riski, şeker hastalığı riski ve felç riski hep birden artıyor. (Taubes. good calories. Fats, carbs, and the Controversial Science of diet and Health, Paperbeck-september 23, 2008.)

 ***

Gradual ve arkadaşları yaptıkları meta-analiz ile 275 bin hastayı incelemişler ve günde 2.6 gr ve 4.9 gr tuz tüketen kişilerde kardiyovasküler hastalık ve ölüm risklerinin çok düşük olduğunu 2015 yılında bildirmişlerdir. (Gradual N,et al.Compared with usual sodium intake,low and excessivsodium diets are asscociated with increased mortality: a meta-anaslysis. Am J Hypertens., 27(9):1129-1137)
Sağlık Bakanlığı ise tam aksi görüşte. Öneri şu:
Daha az tuz tüketin…

***

Yıllar önce kabul edilen kollestrol seviyesi 240 idi; sonra sağlık kontrolünde bu seviye 225'e daha sonra 200'e şimdi belki 175’e kadar düşürüldü.
ABD’li bilim adamlarına göre bu gelişme; kollestrol düşüren ilaçları üreten firmalar satış politikasından başka bir şey değil.
GDO'lu üretim yapan firmaların, fosil yakıt üreticilerinin pazarlarını ayarlamaları kendi çıkarları için gayet doğal.
1950'li yıllarda, "tereyağı kullanmayın sakıncalıdır" dediler;  hidrojenle katı hale getirilmiş yağlar pazarlandı, sağlık için baş tacı edildi.
Ancak asıl sakıncalı o katı yağlar olduğunu yaşayarak öğrendik…
Tuz ise, canlıların ve özellikle de insanoğlunun, daha fazla su içmesini teşvik ediyor.
BM Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiyesi de, tuz tüketmeyin şeklinde.
Hatta yaptığı acil bir çağrı bile var:
Hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve inmeden ölümlerin azaltılması amacı ile diyetsel tuz tüketiminin derhal azaltılmalıdır…
BM örgütleri, masraflarını Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin katkılarıyla çalışması gerekir ama, ne yazık ki bugün bazı uluslararası şirketlerin para desteği ile ayaktalar.
İlaç sanayi patronlarının lobicilik yapıp yapmadıklarını bilmiyoruz. Ama Dünya Sağlık Örgütü’nün bazı raporlarının yanlışlığını kimi uzmanlarca saptandı.
16 kasım 2016 bilgi notunda bilim adamlarının sorusu şu:
 “Dünya Sağlık Örgütü, bir lobiye bağlıysa raporlarına nasıl güvenilir?”
Örnekleri çok. ABD'nin Irak saldırısına gerekçe çıkaran raporları şimdi hatırlayalım...
Bir de Hipertansiyon Haber Bültenine bakalım:
Çok yoğun; 275 bin hasta gibi araştırmalar bir yanda; BM Dünya Sağlık Örgütü tavsiyesi bir yanda…
Yaşlıların tuz tüketimi üzerine izlenimler ve fabrikalardan, imalathanelerden çıkan gıdaları tercih etmeyelim bilimsel yaklaşımı  göze alırsak “sodyum Klorür”  tuz tüketilecekse  Kaya Tuzu tercih etmenin gerekçelerini dikkate almak lazım.
Kan Ph’sı üzerine : “Kanda Ph yüksekliğinin nedeni, potasyum ya da klorür gibi bir kimyasalın azlığından kaynaklı ise, bu kimyasalları sağlıklı bir şekilde tamamlayabilmek için takviye edici ilaçlar yazılır.” şeklindeki uyarıya da buraya naklediyorum.
Son söz: “Yiyecekleriniz ilacınız, ilacınız yiyecekleriniz olsun” Lokman Hekim Hipokrat;  M.Ö 400…

Güncelleme Tarihi: 11 Mart 2018, 10:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER