'Türkiye, Batı'nın Taşeronu Oldu'

Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye tarafından vurulan Türk jeti ile ilgili olarak, "Bütün dünya Erdoğan'ın grup konuşmasını izledi. Orada bir çaresizlik gördük. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın böyle aciz kalması ağırıma gidiyor. 10 yıl önce Şam'ın üzerinden Türkiye'ye ait bir uçak geçse kimse ağzını açamazdı. Bir saygınlığı vardı. 'Sıçan geçer yol olur' derler eskiler. Türkiye Ortadoğu'nun gücü olmak yerine, Ortadoğu'nun şamar oğlanı haline geldi" diye konuştu.

'Türkiye, Batı'nın Taşeronu Oldu'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerin başta Suriye krizi olmak üzere Kürt sorunu ve güncel olaylara ilişkin sorularını yanıtladı. Suriye krizi konusunda hükümeti ve iktidarın dış politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Savaş istemek bir halkı düşman kabul etmek, oraya savaş uçaklarını göndermek çözüm değildir. Biz kendi coğrafyamızda barış istiyoruz. Suriye politikasının tarihsel süreçte ele alınması gerekir. Vizeyi kaldırdılar, ortak bakanlar kurulu topladılar, ortak milli maç yaptılar tüm bunlardan halk çok memnundu. Ama tablo bir gün de değişti. Biz savaş çığırtkanlığı yapmıyoruz, dış politika bir blöf alanı değildir. Kuzey Irakta askerlerinizin başına çuval geçirildi, hiçbirşey yapmadınız. Gazze olayı, dokuz Türk vatandaşı uluslararası sularda katledilmiştir., Doğu Akdeniz'de Rumlar doğalgaz ve petrol buldular tüm bu olayları savaş nedeni olarak kabul ederiz dediler, ama hiçbirşey yapmadılar. Büyük laf etmeyeceksiniz. Büyük laflar ettiğiniz zaman gereğini yapacaksınız. Ben hiçbir zaman komşularımızla savaş edelim demedim, demem.

Bu ülkenin dış politikası blöf üzerine kurulu, yanlış bir dış politika güdüyor. Yanlış dış politika Türkiye'nin Ortadoğu'daki konumuna zarar veriyor. Suriye olayı hakkında başbakanla görüşmemizde bizim görüşümüz alınmadı. Görüşmemizde görüntü izlemedik, sadece krokiler vardı. Telsiz sesleri dinletilmedi. Eğer biz iktidarda olsaydık Suriye dış politikamız böyle olmazdı. Başbakan olsaydım böyle bir tabloyu yaşatmazdım Türkiye'ye. Suriyeyle ilişkilerimi 2009 yılı öncesi gibi olurdu. Bizim ne yapacağımız CHP tarihine bakılarak görülebilir. Mavi Marmara gemisi baskını hukuken önlenebilirdi. Geminin gönderilmemesini ısrarla istediler. Dışişleri bakanlığının yaptığı görüşmeler komuoyuna açıklansın istedim açıklamadılar. Bizim zaten Gazze'de Kızılay'ın tesisi var, yardım götürebiliyoruz. Niye böyle bir provakasyona Türkiye Cumhuriyeti'ni alet ediyorsunuz. Türk askerinin başına çuval geçirmesinde Amerika'ya nota verebilirdi. Buna bile cesaret edemediler. Bir başabakanın dış politikada laf söylerken çok dikkatli olması gerekir. Başbakan'ın dün grupta yaptığı konuşma neydi? Bütün dünya izledi, ne oldu orada? Bir çaresizlik ifade ediliyor orada. NATO ne yapacak orada? NATO'ya üye olmasaydık bile NATO aynı şeyi konuşacaktı. Türkiye başabakanının böyle bir durum karşısında çaresiz kalması beni üzdü. Başbakanı yanlış sözleriyle yüzleşmeye davet ediyorum.

Esad'ın kendi ülkesinde demokrasi ve özgürlüklerden yana bir politika izlemediğini hepimiz biliyoruz. Ama unutmamamız gereken, Ortadoğu'nun denklemidir. Suriye tek başına Suriye değildir. Bu denklemde Rusya var. Esad gitsin, diyorsunuz; kim gelecek? Arap baharının yaşadığı hangi ülkeye demokrasi geldi? Bir Fransız gazeteci, 1789 Fransız devriminin bile hala oturmadığını söyler. 10 yıl önce Şam'ın üzerinden Türkiyeye ait bir uçak geçse kimse ağzını açamazdı bir saygınlığı vardı. Türkiye Ortadoğu'nun gücü olmak yerine, Ortadoğu'nun şamar oğlanı haline geldi, Ortadoğu'daki etkinliğini yitirdi."

Suriye'nin Türkiye'den özür dilemesi gerektiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, hukuk mücadelesi verilmesi halinde sonu alınabileceğini söyledi. Türkiye'nin bölgede taşeron ülke haline geldiğini savunan Kılıçdaroğlu, "Geleceği düşünerek dış politika oluşturacaksınız. Eğer kendi dış politikalarınızı başka ülkelerin dış politikalarına endekslemişseniz o size özgü dış politika değildir. Siz batıdaki egemen güçlerin ortadoğudaki taşeronusuz. Taşeron ne demek başkasına ait bir işi yapmak demek. Burada da başkasına ait bir işi yapıyoruz. Konuşmalar makaleler yazılar söylemler var. Kendimize özgü bir dış politika oluşturmadık ki biz. Şuna kızın diyorlar biz kalkıp kızıyoruz. Şunu eleştirin diyorlar eleştiriyoruz. Çıkıyor, söylüyor zaten kişi 'sen' diyor 'Esadla aran çok iyi, git Esad'a söyle başkanlığı bıraksın'. Bunu söylüyorlar" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 28 Haziran 2012, 09:15
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER