banner9

'S&P Değerlendirmesi Adil Olmalı'

Başbakan Erdoğan, Kazakistan'da, 5. Astana Ekonomik Forumu'nun açılışında konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kredi derecelendirme kuruluşlarının kesinlikle ideolojik, siyasi yaklaşım içerisinde olmaması gerektiğini belirterek, ''Bir ülkede ekonomik durum ne ise istihdamıyla, ihracatıyla bunların değerlendirmesini adil yapmak suretiyle derece vermeyi ona göre açıklaması gerekir. Eğer bunu farklı şekilde uygulamaya koyarsa işte o zaman adaletsizlik başlar ki özellikle bu gelişmekte olan ülkeleri ciddi manada vurabilir'' dedi.
Erdoğan, ''Zira gelişmiş olan ülkelerle zaten böyle bir şeye zor giriyorlar ve ben bu noktada dünyadaki kredi derecelendirme kuruluşlarına bu ikazımı defaatle yaptım yine yapıyorum. Şimdi önümüzde yapılacak G-20 toplantısında da bunu gündeme özellikle taşıyacağım'' diye konuştu.
5. Astana Ekonomik Forumu'nun açılış oturumuna katılan Başbakan Erdoğan, konuşmasına Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev'e teşekkür ederek başladı.
Erdoğan, ''Bizim tecrübemiz güvenilir, orta vadeli programların krizin etkilerini en aza indirmede kilit önem taşıdığını gösteriyor. Her ülkenin şüphesiz ki kendi şartları içinde ekonomik krizle mücadele ve büyüme stratejilerini belirlemesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada Türkiye'deki sıkı para politikaları, ihtiyatlı mali politikalar ve teşvik paketlerinin diğer ülkelere bir örnek oluşturmasını temenni ediyorum. Birlik içinde işbirliği yaparak dayanışma ve paylaşmayla küresel kriz hep birlikte aşacağımıza yürekten inanıyorum'' dedi.
Astana Forumu gibi platformların işbirliği, paylaşma ve dayanışma için çok önemli bir fırsat olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Fakat bu ara bir farklı konuya da özellikle değinmek istiyorum. Tabii ki ülkeler uluslararası camiaya açılırken özellikle bu kredi derecelendirme kuruluşlarının derecelerinden istifade veya zarar etmeleriyle de karşı karşıyadır. Olması gereken nedir?  Bir defa kredi derecelendirme kuruluşlarının kesinlikle ideolojik yaklaşım içerisinde olmaması gerekir, siyasi yaklaşım içerisinde olmaması gerekir. Bir ülkede ekonomik durum ne ise istihdamıyla, ihracatıyla bunların değerlendirmesini adil yapmak suretiyle derece vermeyi ona göre açıklaması gerekir.
Eğer bunu farklı bir şekilde uygulamaya koyarsa işte o zaman adaletsizlik başlar ki özellikle bu gelişmekte olan ülkeleri ciddi manada vurabilir. Zira gelişmiş olan ülkelerle zaten böyle bir şeye zor giriyorlar ve ben bu noktada dünyadaki kredi derecelendirme kuruluşlarına bu ikazımı defaatle yaptım yine yapıyorum. Şimdi önümüzde yapılacak G-20 toplantısında da bunu gündeme özellikle taşıyacağım.
İki sır kelime var bunları önemsiyorum. Bunlardan biri güven, biri istikrardır. Eğer bir ülkede o ülke ekonomisi güven arz etmiyorsa bir ülkede o ülke ekonomisi istikrarlı değilse o ülkede gelişme bekleyemeyiz. Öyleyse güven kesinlikle iktidarlar noktasında uluslararası sermayeye arz edilmelidir. İstikrar aynı şekilde ortaya konulmalıdır. Bunlar olmadığı sürece bir cazibe merkezi olamazsınız. Ülkemizin son dönemlerde yaptığı sıçramanın altında bu iki sır kelime vardır.''
Başbakan Erdoğan, konuşmasının ardından moderatörün ''Türkiye'de son yıllarda çok önemli bir ekonomik gelişme sağlandı. Türkiye'nin ekonomisi gelecek yıllarda nasıl olacak'' sorusunu da yanıtladı.
İktidarda oldukları 9,5 yıllık süreçte Türkiye'de siyasi ve demokratik bir istikrar olduğuna işaret eden Başbakan Erdoğan, ''Her seçimde artan bir oy oranına sahibiz. Bu halkımızın bize güvenini, bizim de halkımızla olan iletişimimizin yüksek olduğunu gösteriyor'' dedi.
''Enflasyon yüzde 30'un üzerindeydi şimdi ise enflasyonu ilk defa tek haneye düşürmüştük bu aralar 10 küsüre çıktı ama önümüzdeki aydan itibaren büyük ihtimalle yine tek haneye düşüreceğiz'' diyen Erdoğan, kamu net borç stokunun milli gelire oranının yüzde 74'ten yüzde 40'lara indiğine dikkati çekti.

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2012, 11:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER