Selvi Kılıçdaroğlu Mardin'de Köylü Kadınları Ziyaret Etti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu, Mardin'de köylü kadınları ziyaret edip, yer sofrasında yemek yedi. Yurtta kalan çocukları da ziyaret eden Kılıçdaroğlu'nun, Anneler Günü'nde Şırnak'ın Uludere İlçesi Irak sınırındaki hava operasyonunda ölen 34 kişinin anneleri ve yakınlarını ziyaret edeceği belirtildi.

Selvi Kılıçdaroğlu Mardin'de Köylü Kadınları Ziyaret Etti

Selvi Kılıçdaroğlu, bugün uçakla geldiği Mardin'de partililer tarafından karşılandıktan sonra beraberindekilerle birlikte bir süre önce yol çalışması sırasında ölen lise öğrencisi Yusuf Kurtay'ın Yukarı Azıklı Köyü'ne giderek, işitme engelli annesi Şemse Kurtay'ı ziyaret edip, taziye dileklerini iletti. 

Anne Şemse Kurtay ile CHP genel merkezinden gelen uzmanlar eşliğinde işaretlerle  iletişim kuran Kılıçdaroğlu'na taziyelerde ikram edilen bölgeye has yöresel acı kahve mırra ikram edildi. Kılıçdaroğlu, daha sonra köy odasına geçerek burada köylü kadınlarla görüşüp bir süre sohbet etti. Köylü kadınlar, Kılıçdaroğlu ve bareberindekilere yer sofrasında yemek ikram etti.

Köyden ayrıldıktan sonra Musa Cihaner Çocuk Esirgeme Yurdu'na geçen CHP'li kadınlar burada yurtta barınan çocuklar tarafından çiçeklerle karşılandılar. Beraberlerinde getirdikleri oyuncakları çocuklara dağıtan CHP'li kadınlar daha sonra yurt binasını gezdiler.

Yurttaki çocuklarla birebir ilgilenen Kılıçdaroğlu, 6 yaş altındaki çocuklarla da bir süre oyun oynadı. Çocuklarla ilgilenirken duygulanan Kılıçdaroğlu, bir süre konuşmakta zorluk çekti. Yurt çıkışında gazetecilerin sorularını cevaplayan Selvi Kılıçdaroğlu, Anneler Günü'nü Mardin ve Şırnaklı annelerle birlikte kutlamak için bölgeye geldiklerini söyledi. Konuşmasında Uludere'de yaşanan olayda çocuklarını kaybeden anneleri ziyaret ederek anneler günlerini kutlayacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Buradaki çocuklarımız şanslılar en azından fiziki ortamları iyi. İşte bakılıyor, eğitiliyor. Ama gönül isterdi ki, hiç kimse böyle yerlerde olmasın. Herkes kendi evinde annesinin kardeşinin yanında olsun. Tabii bu ortamı gördüğünüzde üzülüyoruz. Bir anne olarak karışık duygular içindeyim. Anne sevgisini birazcık bile olsa onlara tattırmak için burayı ziyaret etmek istedik. Uludere'ye gideceğiz. Onların acıları taze, daha yeni birkaç ay geçti. O annelere ne söylenebilir, bilmiyorum. O acıları hiçbir şey ve hiç kimse dindiremez. Kolay değil" dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler de, yarın kutlanacak Anneler Günü'ne dikkat çekerek, "Uludere ile ilgili söylenmesi gereken çok önemli bir şey var. O da orada yaşanan ecel değil, orada yaşanan kaza değil, orada yaşanan yalnız ve yalnız yabancı istihbarat teşkilatı haberlerine dayanarak bunu doğrulama şansına sahip olmadan kendi vatandaşının, kendi çocuklarının üstüne bomba yağdıran beceriksiz yönetimin işidir. Bunun hesabını siyasi iktidar vermek zorundadır. Bunu gerçekten siyaseten değil. Yurttaş olarak, kadın olarak, anne olarak söylemek çok önemli. Yarın Uludere'deki ziyaretimiz bunu haykırmak anlamına gelecek. Bu sorumsuz yönetim 34 çocuğumuzun hesabını vermek zorunda. O anneleri bu anneler gününde teselli edebilecek tek şey budur. Olmamış gibi davranmak o sorumsuzluğu üçe dörte katlar" diye konuştu.

Köylü kadınlarla görüşen Güler, bölgede töre cinayetlerinin önemli bir problem olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: "Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi töre cinayetleri açısından çok önemli. Ama kadına şiddete baktığımızda Türkiye'nin genelinde böyle bir problem var. Memleketin batısı ile doğusu çok fark etmiyor. Bunun önlenmesi için yapılması gerekenler çok açık. Genel olarak kadına şiddeti önlemenin yolu, kadına iktisadi bağımsızlığını kazandırmak. Kendi sigortasına sahip olduğu, hani altın bilezik derler kendi mesleğinin kendi ayakları üzerinde durabileceği bir yaşam tarzı sunmalıyız. Bu çok kapsamalı bir sosyal devlet bakış açısı gerektiriyor. Eğer kadına yönelik şiddeti iktisadı bağımsızlık açısından çözersek Türkiye'nin istihdam sorununa da ciddi ve kalıcı çözümler getirmişiz demektir. Bizce bu yapılması gereken en temel iş ama onun ötesi bu işin sosyolojik yönleri, kültürel özellikleri var. O özelliklere de en çok töre cinayetlerinde görüyoruz. Türkiye epey uzun süreden beri bunun üzerine konuşuyor, analiz ediyor. Töre cinayetleri işlendiğinde yalnız aşiret ağaları, aşiret erkeklerinin sorunu değil. Aynı zamanda aşiretlerin büyük yaşlı kadınları da aslında önemli bir sorun alanı oluşturuyor. Onların azmettirmesi konusu üzerine gitmek gerekiyor daha çok. Töre cinayetlerini önleme araştırma komisyonu kurulmuştu, önemli sonuçlara da vardılar doğrusu. Şimdi bu uluslararası sözleşmelerle beraber töre cinayetleri dahil, genel olarak kadınlara şiddet konusu ile ilişkili biliyorsunuz yasalar çıkıyor. Ama önemli eksikliklerle çıkıyor. O eksiklikleri genel olarak zihniyet yapısı ile tamamlama ihtiyacımız var. Maalesef bu konularda daha alınacak çok mesafemiz var. Açıklanan yeni paketin içinde kadınların olmaması büyük bir eksiklik. Üretime dönük istihdam yönelik tedbirler vardır diye hiç kimse iddia edemez. Kadınlara özgü bir istihdam imkanı da yok"

Güncelleme Tarihi: 12 Mayıs 2012, 16:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER