'Osmanlıca da Türkçedir'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Osmanlıca ve din dersi tartışmalarına ilişkin değerledirmelerde bulundu. "Kadim Türkçe desek ne diyecekler?" diye soran Davutoğlu, Osmanlıca alerjisine anlam veremediğini söyledi.

'Osmanlıca da Türkçedir'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Polonya ziyareti öncesi Ankara Esenboğa Havalimanı’nda soruları yanıtladı.
 
Davutoğlu, 19. Milli Eğitim Şurası’nda, Osmanlıca ve din dersine ilişkin tavsiye kararlarıyla ilgili sorulara yanıt verdi.
 
"Şura, milli eğitimle ilgili her kesimin katıldığı bir platormdur. Orada her şey tartışıldı ama sadece din dersleri ve Osmanlıca gindemdeymiş gibi bir hava estirildi" diyen Davutoğlu şöyle devam etti:
 
"Şurayı bir iki maddeye indirgemek oraya katılan bilim adamlarına haksızlıktır. Şura kararları, Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiye edilir, oradan Bakanlar Kurulu’na gelir ve değerlendirilir. Buralara daha gelinmeden, bir bardak suda fırtına koparılmaya çalışılıyor.
 
Osmanlıca yabancı bir dil değil. Türkçe’nin bir başka alfabe ile yazımıdır. Özellikle CHP grup başkanvekilinin ifadesi; ‘mezar taşlarını mı okuyacaklar’ ifadesi... Evet, onları okumayan bir nesil tarihi bilemez. Evet sizin zamanınızda o mezar taşlarından başka bir şey bırakılmadı... Herkes bilsin, Osmanlıca Türkçe’dir...
 
Türk aydınının, Namık Kemal’i aslından okuyabilmesinden kim neden rahatsız olsun. Atatürk’ün Nutkunu aslından okuyabiliyorsa kim neden rahatsız olsun. Bahsedilen dil; yabancı, düşman, orta çağ karanlığından gelen bir dil değil. Kadim Türkçe desek, 19 yüzyıl Türkçe’si desek ve okutsak karşı çıkacaklar mı? Nedir bu Osmanlıca alerjisi anlamıyorum.
 
Teklif edilen şey, sosyal bilimler liselerinde mecburi zaten. İmam hatip liselerinde alfabe kullanılıyor ve zorunlu hale getirilebilir mi, diğer liselerde de seçmeli olabilir mi? Teklif edilen bu. Nedir bu tarih alerjisi, kültür düşmanlığı anlamak mümkün değil..."
 
DİN DERSİ 
 
"Din dersleriyle ilgili de, var olanın dışında bir şey teklif edilmedi. Alevi kanaat önderleriyle toplantılarda da görüldü ki, din kültür ve ahlak dersine kimse karşı çıkmıyor. İstenilen, bütün dinleri, mezhepleri kuşatıcı bir müfredat ortaya konması. Bunları istişare ederek en doğru bulunacak." 
 
"TREN RAYDAN ÇIKARILMAYACAK" 
 
Başbakan Davutoğlu’na yöneltilen sorulardan biri de çözüm süreciydi.
 
"Atina dönüşü arkadaşlarımızla görüştük ve değerlendirdik" diyen Davutoğlu, "Siyas irademiz açık ve net. Eylem planımız berraktır ancak aynı berraklığı bütün ilgili taraflardan görmek isteriz. 6-7 Ekim olayları ciddi bir sıkıntı yarattı. Ama süreci milletle birlikte yürütüyoruz. Son durumu gözden geçirdik ve başbakan yardımcısını görüşmeler yapması için görevlendirdik. Amaç, sürecin nihai sonuç yolunda ilerlemesidir. Bu artık halkımızn sahiplendiği bir süreçtir. Porovokatif eylemler olsa da, tren raydan çıkarılmayack ama herkes üzerine düşeni yerine getirmeli..." şeklinde konuştu.
 
SEÇİM BARAJI 
 
"Biz barajdan ya da herhangi bir engelden korkarak siyeset yapmıyoruz. Halkımzıla siyaset yapıyoruz. Ankara’da oturup ‘baraj ne olacak?’ hesabı içinde değiliz. Diğer partiler Ankara’da hesap yapıyor olabilir. Biz ne Ankara’da ne de kapalı kapılar ardında koalisyon işlerine girmiyoruz. 
 
Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın açıklamasında teknik süreç vurgusu var. Ama bu teknik sürecin zamanlaması da önemlidir. Biz ‘0 barajlı, dar bölgeye geçelim’ dedik ve ona yanıt vermeyenler, seçim yaklaştıkça; AK Parti’yi engelleme imkanları olmadığını görünce yeniden baraj tartışmasını açtılar. Ankara’da baraj hesabı yapılarak seçim kazanılmaz..." 
 
TÜRKİYE – AB İLİŞKİLERİ 
 
"Türkiye - AB ilişkileri iki taraf için de önemli. Maalesef son yıllarda, özellikle fasıların açılması bağlamında ciddi engellerle karşılaştık. Türkiye sıradan bir aday değildir. Hükümet olarak ciddiyetle ele aldığımız konulardan biri de AB sürecidir.
 
AB’de de yeni görev değişiklikleri oldu ve yeni komiserler göreve başladı. İlk ziyaretlerinden birini, hem de kollektif olarak Türkiye’ye yapmış olmaları çok önemlidir. Bazı ana başlıklar üzerinde görüştük ve AB Bakanı ile görüşmelere devam edecekler. AB’nin yeni yönetimiyle, hükümetimizin istişareleri önem taşıyor. Komiserlerin tek tek değil de kollektif olarak sürece ivme kazandırmalarını bekliyoruz. 
 
Ocak ayında da bizzat ben, Brüksel’de temaslarda bulunacağım ve AB yönetimiyle ilk istişareleri yapacağız. İlişkilere yeni bir ivme katmaya kararlıyız..."
Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2014, 14:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER