banner24

Kürtajı Bir Cinayet Olarak Görüyorum!

Erdoğan, BM’nin Parlamenterler Konferansı’nda konuştu:''Sezaryenle doğumlara karşı olan bir başbakanım''

Kürtajı Bir Cinayet Olarak Görüyorum!

 

Erdoğan, BM’nin Parlamenterler Konferansı’nda konuştu:”Sezaryenle doğumlara karşı olan bir başbakanım
Kürtajı cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı.
 
Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok”
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hilton Otel’de düzenlenen Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferansı Eylem Programı’nın uygulanmasına ilişkin 2012 Uluslararası Parlamenterler Konferansı kapanış oturumunda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin konferansın da gündemini teşkil eden insani kalkınmayla ilgili birçok alanda son yıllarda çarpıcı ilerlemeler kaydettiğini söyledi.
 
Türkiye olarak, tüm kadın konularını bütüncül bir şekilde ele almak üzere kurulan BM Kadın Birimi’nin faaliyete geçmesini önemli bir gelişme olarak gördüklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
”Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi’ne ve diğer birçok uluslararası belgeye Türkiye taraftır. Ülke genelindeki 145 aile danışma ve toplum merkezinde 85 bin vatandaşımıza hizmet veriyoruz. 57 kadın konukevinden 31 binin üzerinde kadınımız yararlanıyor. Nüfus araştırmalarına göre, anne ölüm oranı 2005 yılında yüz bin canlı doğumda 28 iken, 2010 yılında yüz bin canlı doğumda bu oran 16’ya düşmüştür. Bebek ölümleri, 2003-2008 yılları arasındaki beş yıllık dönemde yüzde 48 oranında azalmış, yüz binde 13’e gerilemiştir. Anne ölümlerinde yakaladığımız düşme eğilimi ile ülkemiz, dünyada anne ölümlerinde en çok düşüş sağlayan 10 ülkeden biri olmuştur.”
 
Erdoğan, dünyada her yıl 5 yaş altında 5 milyon çocuğun yaşamını yitirdiğini belirterek, 101 milyon çocuğun ilkokul çağına bile ulaşamadığını söyledi. Temiz suya ulaşma imkanı bulunmayan, açlıkla mücadele eden, eğitim hakkı elinden alınmış çocukların sayısının azımsanamayacak düzeyde kalmaya devam ettiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
”Türkiye olarak, çocuklar konusunda da büyük bir hassasiyet içindeyiz. Çocukları çok seviyorum. Ben ülkemde en az 3 çocuk istiyorum. Çünkü genç dinamik bir nüfusa ihtiyacımız olduğunu biliyorum ve bu çalışmayı sürdürüyoruz. Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni ilk imzalayan ülkelerden biridir. Ayrıca, Çocuk Koruma Kanunu’nu kabul etmiş, çocuklarımızla ilgili hukuki temeldeki eksikliklerin giderilmesi için önemli bir yol kat etmiş durumdayız. Şunu da açıkça söylüyorum, sezaryenle ilgili doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok. Buna karşı çok daha duyarlı olmaya mecburuz. Buna karşı el birliği içinde olmak zorundayız.”
 
Yeni anayasa çalışmaları cinsel yönelim ve etnik kimlik kriziyle kilitlendi. Uzlaşma Komisyonu AK Parti’yi, AK Partili üyeler Erdoğan’ın ne diyeceğini bekliyor. Yazım komisyonunun dünkü toplantısı AK Parti’den “Görüşümüzü oluşturduk” mesajı gelmediği için yapılamadı
 
Yeni anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümünün “eşitlik” başlıklı 3. maddesinde patlak veren “cinsel yönelim” ve “etnik kimlik” krizinde gözler AK Parti’de.
 
Yeni anayasanın temel haklar ve özgürlükler bölümünün “eşitlik” başlıklı 3. maddesinde BDP ve CHP’nin ayrımcılık yasağı fıkrasında “cinsel yönelim” ve “etnik kimlik” kavramlarına yer verilmesi talebi nedeniyle patlak veren krizde, iki partinin son toplantıda geri adım atmasıyla uzlaşma umudu doğdu. CHP ve BDP bu kavramların madde metni yerine, madde gerekçesinde ifade edilmesine de onay verebileceğini söyledi. İki parti ayrıca söz konusu kavramların yer aldığı uluslararası sözleşmelere atıf formülüne de “evet” diyeceğini belirtti.
 
Cinsel yönelim ve etnik kimlik kavramlarının madde metninde yer almasına karşı çıkan partilerden MHP “gerekçe” formülüne itiraz etmezken, AK Parti kanadı konuyu parti yönetimiyle görüşmek için süre istedi. Bunun üzerine Uzlaşma Komisyonu’nun AK Parti’den “görüşümüzü oluşturduk” mesajı gelmesi halinde dün saat 14.00’te toplanması, aksi takdirde çalışmalara haftaya devam edilmesi görüşü benimsendi.
 
Saatler 14.00’e yaklaşırken, TBMM basın bürosunda Uzlaşma Komisyonu toplantısının planlanan saatte yapılacağı duyurusu yapıldı. Ancak daha sonra resmi bir toplantının yapılmadığı, her partiden üyelerin komisyonun yapıldığı TBMM ek hizmet binasında, kendi içlerinde değerlendirme toplantıları yaptıkları, bu arada bazı partiler arasında ikili temaslar gerçekleştirildiği öğrenildi.
 
Edinilen bilgiye göre AK Partili üyelerin konuyu Erdoğan ve parti kurmaylarıyla değerlendiremediği bu nedenle AK Parti kanadının komisyona “3. maddenin gerekçesinin yazımını sonraya bırakalım, kaldığımız yerden çalışmak üzere biraraya gelelim” mesajı gönderdi. Diğer partilerin gerekçe yazımının sonraya bırakılmasına onay vermemeleri üzerine de resmi toplantı yapılamadı. Böylece cinsel yönelim ve etnik kimlik krizinin çözüm arayışları haftaya kaldı.
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Nüfus Fonu ve Avrupa Parlamenterler Forumu tarafından düzenlenen Uluslararası Nüfus ve Kalkınma Konferası’nda yaptığı konuşmasında “Sezeryanla doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsade etme hakkı olmamalı. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz. Ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok” dedi. (Şebnem HOŞGÖR ANKARA)
 
Güncelleme Tarihi: 26 Mayıs 2012, 09:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER