Koç'tan Sert Eleştiriler!

CHP Sözcüsü Haluk Koç, MYK esnasında basın açıklaması yaparak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Koç basın açıklamasını 17 Aralık operasyonunda adı geçen bakanların maskeli fotoğraflarının bulunduğu pankartların önünde yaptı.

Koç'tan Sert Eleştiriler!
 
Koç, arkasında duran 17 Aralık operasyonunda adı geçen bakanların maskeli fotoğraflarına açıklık getirerek, "Arkamdaki panolarda bugünün Türkiye’ye neyi anımsatması gerektiğini kurgulamaya çalıştık. Ankara’da 17 Aralık’ın Türk toplumuna neleri hatırlatması gerektiği noktasında kör gözlere mühürlü vicdanlara dönük bir eylem gerçekleştirdik" dedi.
 
"KARA İDEOLOJİ VE SAPLANTILARIN BENZERİ UZANTILARININ TÜRKİYE’DE DE ETKİ ETTİĞİNİ MAALESEF GÖRÜYORUZ"
 
Pakistan’daki okul saldırısından duyduğu üzüntüyü dile getiren Koç, "Saldırıyı lanetliyoruz, kınıyoruz. Bu saldırıyı gerçekleştiren kara ideoloji ve saplantıların benzeri uzantılarının Türkiye’de de etki ettiğini maalesef görüyoruz. Acı bir tespit, Türkiye’nin iç ve dış politikasına da çeşitli uygulamalarla yerleştirildiği tespitini bir kez daha yapma gereğini duyuyoruz. Bu acı bir tespittir. Ama geldiğimiz süreç, maalesef bu ideolojinin Türkiye uzantılarının da çok ciddi bir şekilde yerleştiğini bize gösteriyor" diye konuştu.
 
"HAYIRSEVER YENİYETME İŞADAMI DEVŞİRME İŞADAMININ HÜKÜMET ÜYELERİNE DAĞITTIĞI PARALAR"
 
Koç, "17 Aralık, Türkiye’deki demokrasi tarihinin en acı günlerinden bir tanesi. Ne olmuştu? Devleti yönetenlerin kendilerine verilen emaneti yolsuzluk, rüşvet ve hırsızlık gibi kirli ilişkiler çarkı içerisine nasıl kirlettiklerinin açığa çıktığı bir kara gündür. Türkiye o sabah, AKP hükümetinin en üst noktasından başlayarak bazı bakanları ve onların akraba uzantılarının içine girdiği yolsuzluk ilişkilerinin belgeleri ile ortaya döküldüğü bir gündü. Hani şu hayırsever yeniyetme işadamı devşirme işadamının hükümet üyelerine dağıttığı paralar, adete Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın ayakkabı kutularında, çelik kasalarda banka müdürlerinin, banka çocuklarının evlerine girdiği, taşındığı gün. Ondan sonra kulaklarda hep şu ses çınlayıp durdu: Sıfırla oğlum sıfırla. Ablanı da gönderiyorum. Abini de, enişteni de çağır. Evdeki nakitleri taşıyın sıfırlayın. " sesleri o günün kulaklarımızda kalan kötü anılarından bir tanesi. Sıfırlayın talimatlarının ülkenin o günkü başbakanın, o korkak, titrek, ürkek sesi ile oğluna telefonda aktardığı cümlelerdi" ifadelerini kullandı.
 
"BU CAN SANA FEDA DİYE KEFEN GİYDİRİLİP" ORTAYA SALINAN BİR TAKIM GARİBAN YARATIKLAR"
 
Koç, "Ondan sonra tüm iktidar olanakları devreye sokuldu. Adeta baskın basanındır her zaman daha büyük bir yalanla mevcut gerçeği örteceksin stratejisi uygulandı. Ortaya muktedirin çıkarttığı bir yeni tablo şekillendi. O tabloda, "bu can sana feda diye kefen giydirilip" ortaya salınan bir takım gariban yaratıklar, görevden alınan savcılar, polisler, yerleri değiştirilen emniyet müdürleri çeşitli algı operasyonları ve bir yıl sonra gelinen nokta, bugün dünkü mahkemeye yapılan itiraz ile ilgili kararı söylüyorum: Bu olayların soruşturulmasına gerek yoktur. Tarzında ısmarlama yargı kararının kesinleştirilmesi. İtirazın reddedilmesi. Bugünün yorumu: Aslında rüşvetin hediye olduğu kanıtlandı. Hırsızlığın da dünyanın en makbul meslekleri arasında Türkiye’de sınıflandırıldığı ortaya çıktı. Rüşvet ve yolsuzluk çarkını kuranların açığa çıkmasına neden olan ve bunu dile getirenlerin hepsinin de darbeye teşebbüs kurmak için örgüt kurmak suçlaması ile yargıya taşındıkları bir süreç olduğu maalesef trajikomik olarak ortay açıktı" açıklamasında bulundu.
 
"BU DAVA ASLA KAPANMAYACAKTIR İKTİDAR GÜCÜ İLE SADECE ERTELENMİŞTİR"
 
17 Aralık davasının kapanmayacağını, ertelendiğini vurgulayan Koç, "Şaka gibi ama bugünün gerçekleri bunlar. Şunu bilin: Bu dava asla kapanmayacaktır. İktidar gücü ile sadece ertelenmiştir. Bu hesap sorulmadığı sürece Türkiye’de demokrasi olgunlaşamaz. Hukuk tanımı devleti tanımlaması asla karşılığını bulamaz. Dün söyledik bugün de söylüyoruz: Hırsızdan, katilden demokrat olmaz. Sahte delil üretip insanları hapise atan ölümlerine sebep olan gafillerden demokrat üretilemez. Pozitif hukuk yerine iktidarın hukuk sopası olarak kullandığı bir adalet sisteminden demokrat olmaz. Kuvvet ayrılığı ilkesini ayak bağı olarak niteleyenlerden demokrat olmaz. İnançları kullanarak sadaka paralarını dolandıranlardan demokrat olmaz. Sürekli, yalan söyleyen kişilerden hiç demokrat olmaz" diye konuştu.
 
"ALLAH’IN ADINI KULLANARAK İNSANLARI KANDIRANLARDAN DEMOKRAT OLMAZ"
 
Koç, Allah’ın adını kullanarak insanları kandıranlardan demokrat olmaz. PKK ile uyuşturucu kaçakçıları ile iş tutan gizli pazarlık masası kuranlardan hiç demokrat olmaz. Kendisinin ve ailesinin servetini, hesabını veremeyen insanlardan demokrat olmaz. Haram havuzu kuranlardan demokrat olmaz" dedi.
 
"TEK ADAM FAŞİZMİ İLE ÜLKEYİ YÖNETEN BİRİNE FAHRİ DOKTORA DİPLOMASI VEREN ÜNİVERSİTELERDEN DEMOKRAT ÇIKMAZ"
 
Koç, "Tek adam faşizmi ile ülkeyi yöneten birine Fahri doktora diploması veren üniversitelerden, rektörlerinden, senato üyelerinden demokrat çıkmaz. Birinci dereceden eşini, dostunu, hısım, akrabasını eşini dostunu milyonlarca işsizin gözünün içine baka baka sınavsız KPSS olmadan memur kadrosuna atayanlardan ahlaklı, demokrat siyasetçi olmaz" dedi.
 
"AB VİZYONUNU KAPATMIŞ BİR TÜRKİYE GÖRÜNÜYOR TÜRKİYE BİR AN EVVEL AB BAKANLIĞI’NI KAPATMALIDIR"
 
Hükümetin AB politikasını eleştiren Koç, "AB vizyonunu kapatmış bir Türkiye görünüyor. AB Türkiye’nin durumunu çok sert eleştiriyor. AB temsilcileri sert bir şekilde uyarıyor. Soralım mı şimdi 17 Aralık 2004’te güpegündüz attığınız havai fişekleri ne yapacaksınız? Türkiye bir an evvel AB Bakanlığı’nı kapatmalıdır. Hedefleri kalmamış. Yandaş kadrolaşmasından başka hiçbir işe yaramayan bir bakanlık konumuna düştü" ifadelerine yer verdi.
 
"ÇARŞI YARATICI ZEKASI İLE BU DAVAYI MAKARAYA ALIYOR"
 
Koç, "Çarşı davasının trajikomik olduğunu söyleyen Koç, “Çarşı gurubundan darbe yapacak bir terör örgütü çıkartmak gerçekte değme hokkabazların beceremeyeceği bir başarı. Çarşı, yaratıcı zekası ile bu davayı makaraya alıyor. Çarşı hukuku diye ibretlik bir ders konulursa hiç şaşırmamak lazım. Temel derslerden birisi olacak" dedi.
 
"BIRAK 700 AKRABASINI 7 TANESİNİ GÖSTERİN SAYIN KILIÇDAROĞLU SİYASETİ NOKTALAMAYA HAZIR"
 
KPSS’deki torpil iddialarına ilişkin Koç, "Hiç çarpıtmayın sayın Arınç, Allah zeka dağıtırken hep sizin çocuklarınız, yeğenleriniz, baldızlarınız hep en ön sırada mı aldılar. Bu ahlak zeka dağıtımı sırasında. Bütün AKP’liler söylüyorum. Çürütebildiniz mi söylediklerimi, şu yalandır diyebildiniz mi? Sayın Arınç ne kadar ayıp diyor. Ya ne yapacaktık. Sizin gibi görmezden mi gelecektik. İkide bir sayın kemal Kılıçdaroğlu’na gönderme yapıyorsunuz. SSK genel müdürlüğü döneminde bunları yaptı diye. Bırak 700 akrabasını 7 tanesini gösterin sayın Kılıçdaroğlu siyaseti noktalamaya hazır olduğunu ifade etti. Var mı belgen" dedi.
 
"NE KONUŞUYORSUN KONGRE KONGRE MÜSAMERE ÇOCUĞU GİBİ"
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu sert sözlerle eleştiren Koç, "Fotokopi başbakanlığı yapıyorsun. Ne konuşuyorsun Kongre, kongre. Müsamere çocuğu gibi. Gülünmeyecek yerde gülüyorsun. Sanki şiir ezberletilişmiş özel tören günlerinde konuşmada ağdalı bir üslup" dedi.
 
"FOTOKOPİ BAŞBAKANLIĞI YAPIYORSUN O GÖREVE HIRSIZLIKLARI YOLSUZLUKLARI SORUŞTURMAMAK KAYDIYLA GETİRİLDİN"
 
Koç, "Sen o göreve hırsızlıkları, yolsuzlukları soruşturmamak kaydıyla getirildin o göreve. İşin zor. Bir fıkrada sana Ahmet bey, "Komşusunun kümesinden adam girmiş tavukları çalmış ceplerine doldurmuş…yakalanmış. Nöbetçi yargıca çıkarılmış. Ben konuşmama avukatımı istiyorum demiş. Ya ne avukatı her tarafından tavuk çıkıyor belli işte. Ne diyecek avukatın? Ben de onu merak ediyorum ne söyleyecek" demiş hırsız. Senin durumun bu. Millet bunu merak ediyor. Sen ne diyorsun şu işlere Davutoğlu, vicdanın rahat mı senin. Anlamsız gülümsemelerine devam mı edeceksin. Var mı gücün basiretin bunların soruşturulması için yol açmaya. Yok o zaman konuşma sen fotokopiliğe devam et. Uzak kumandalı başbakanlığa devam et" diye konuştu.
 
"SAYIN ARINÇ GİDERAYAK SİYASETE NOKTA KOYMA AŞAMASINDASINIZ"
 
Koç, "Herkes haddini bilecek. Hükümet sözcü benimle çok uğraştı. Sayın Arınç, giderayak siyasete nokta koyma aşamasındasınız. Şu tespiti yapayım. Canınız mı yandı. Nadasa bıraktığın vicdanının mı sızladı bilmiyorum. Sayın Arınç bir siyasetçi inanmadığı ve savunmaması gereken konuları siyasete görevi olarak savunur duruma gelmesi en başta kendisine olan saygısını yitirdiğinin göstergesidir. En başta kendine karşı saygının bir göstergedir" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 17 Aralık 2014, 16:03
YORUM EKLE

banner47