'Katliamlar, Etnik Temizlikler Devam Ediyor'

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Ailesi parçalananlar, umutları yok edilenler, camileri yıkılanlar, gelecekleri ile geçmişleri arasındaki köprüler yıkıldı. Dünyanın her yerinde maalesef sürgünler, katliamlar etnik temizlikler devam ediyor" dedi. Türkiye’nin tarih boyunca herkesin sığındığı güvenli bir bölge olduğunu söyleyen Kurtulmuş, "Dün olduğu gibi bugün de ve inşallah yarın da böyle olmaya devam edecek" diye konuştu.

'Katliamlar, Etnik Temizlikler Devam Ediyor'
Ankara’dan karayolu ile Çorum’a gelen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Hitit Üniversitesi tarafından düzenlenen ’Sürgünün 70.Yılında Ahıska Türkleri Uluslararası Sempozyumu’na katıldı. Bosna’da, Çeçenistan’da yaşanan acıların Ahıska’da yaşanan acılardan, soykırımlardan, katliamlardan hiçbir farkının olmadığını ve hep beraber yaşadıklarını dile getiren Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, şöyle devam etti:
 
"Orada da yine duyarlı bir milletin çocukları olarak, biz Türkiye Türkleri olarak bütün bu kardeşlerimizin derdine çare olmaya çalıştık. Kadınlar evlerinde kazak ördüler, Çeçenistan’a Bosna’ya gönderdiler. Bugün yine sürgünler devam ediyor. Suriye’de zoraki olarak evlerini terk etmek zorunda kalanlar, sığınmacılar, evleri yıkılanlar, bombalarla yok edilen halklar. Şehirlerinin, camilerinin, medreselerinin yok edilişini, yıkılışını izleyen bilge insanlar. Maalesef, aynı şekilde bu sürgünler bu zorlamalar bugün Filistin’de de devam ediyor. Evlerinden atılanlar, yurtlarından sürülenler, evlerine Yahudi yerleşimciler aynı Ahıskalıların yaşadığı gibi, yerleştirilenler. Mahallerinde hiç tanımadıkları, hiçte o mahalleye ait olmayan yeni yerleşimcilerin gelip nasıl asli unsur olarak kasabalara yerleştiklerini kahırlar içinde izleyen Filistinliler. Ailesi parçalananlar, umutları yok edilenler camileri yıkılanlar, gelecekleri ile geçmişleri arasındaki köprüler yıkılanlar. Dünyanın her yerinde maalesef sürgünler, katliamlar etnik temizlikler devam ediyor."
 
Türkiye olarak çok şükür Anadolu’nun bütün bu sürgünlere uğrayanlara kucak açan bir yer olduğunu, tam manasıyla bir ana kucağı edasıyla herkesin sığındığı bir bölge olduğunu ifade eden Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, şöyle devam "Dün olduğu gibi bugün de ve inşallah yarın da böyle olmaya devam edecek. Türkiye toprakları dirlik ve birlik içinde hem ileriye doğru gidecek hem de dünyanın neresinde mazlum bir halk, hangi dostumuz, hangi kardeşimiz hatta hiç tanımadığımız dünyanın ta öteki ucunda hangi millet olursa yok mu bir yardım eli diyen elini uzatan, onlara elimizi uzatmak Türkiye’nin boynunun borcudur. Anadolu toraklarının boynunun borcudur. Allaha çok şükür bugün düne göre, bu borcumuzu daha güçlü bir sesle yerine getirmeye gayret ediyoruz. Türkiye siyasi ve iktisadi istikrarı ile birlikte bugün dünyada hem de uluslararası alanda artık çok da rahat faaliyet gösteren kurumları ile var" dedi.
 
Allah’a Türkiye’nin gücünü çok daha artırması için dua ettiklerini dile getiren Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, şunları söyledi:
 
"Türkiye güçlü oldukça şundan emin olun ki yer yüzünün zalimleri adım atarken bin kere düşünmek zorunda kalacaklar. Türkiye ne kadar güçlü olursa dünyanın her tarafındaki mazlumlar haklarının savunulacağından emin olacaklar. Bunu söylerken bizim vazifemiz mazlumlara zulmedildikten sonra el uzatmaktan da ibaret değildir. Bizim vazifemiz yer yüzünde yeni bir sesi yeni bir soluğu yeni bir medeniyeti ortaya koyabilme gücünü göstermektir. Temeline insan olan, dostluk olan, vefa olan, insan olan, yardımlaşma olan yeni bir medeniyeti bütün dünyaya söylemek haykırmak durumundayız. İnsanı ne olursa olsun hazreti insan olarak gören, inanların hepsini de hazreti Ali’nin tabiri ile ya dinde kardeş ya da yaradılışta eş olarak gören bir medeniyeti dünyaya sunmak zorundayız. Yeni bir dünyanın kurulabilmesi için yeni bir dünya sisteminin kurulması şarttır. Yeni bir dünya sisteminin kurulması için kalbinde insan sevgisi olan bütün yaratılanları yaradılışta eş olarak gören bir bakış açısının hakim olmasına ihtiyaç vardır. İşte Türkiye tarihsel bu süreçte böylesine önemli bir tarihi misyonun sahibidir. Bu misyon sonuna kadar yerine getireceğiz." 
 
Kurtulmuş, konferansın ardından protokol üyeleri ile birlikte Veysel Karani Camii’nde cuma namazını kıldıktan sonra vatandaşlara aşure dağıttı.
 
ÇÖZÜM SÜRECİ
 
Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çözüm süreciyle ilgili bir soruya şöyle yanıt verdi:
 
"Çözüm süreci diye isimlendirdiğimiz bu süreç Türkiye’nin en hayati, en kanlı, en büyük problelmlerinden birisinin çözümüne ilişkin atılmış adımlar bütünüdür. Sayın cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ın başbakanken söylediği bedeli ne olursa olsun biz bu işi çözmeye hazırız. Elimizi de ruhumuzu da bu işin altına koyduk iradesiyle başlayan bir süreçtir. Maalesefe otuz yıl kanlı çatışmalar sonrasında Türkiye’de yaklaşık 35 bin insanımızın öldüğü büyük bir maliyet karşımıza çıktı. Maddi olarak da en asgari hesaplamalarla 1.2 trilyon dolarlık Türkiye’nin büyük bir kaybı olduğu bu otuz yıllık süre içerisinde. Dolayısıyla çözüm süreci, aslında devletin bu süreci başlattığı bir siyasi iradeyle ortaya çıktı. Türkiye’nin ayaklarındaki bu prangalardan kurtulmasını istemeyenler bir takım provokasyonlar yapabilirler bunu tahmin ediyorduk. Zaman zaman bunlar oldu."
 
Bütün ülkelerde iç bölünmelerin söz konusu olduğunu ifade eden Numan Kurtulmuş, "Türkiye çözüm sürecini ortaya koyup buradan başarılı bir sonuç aldıkça da sadece kendi içerisinde değil bütün bölge ülkelerin nezdinde bütün dünyada da örnek olarak ortaya çıkıyor. Türiye’nin barışı Ortadoğu barışı için örnek olacaktır. Türkiye’nin barışı dost ve kardeş ülkelerin iç barışı için örnek olacaktır. Çözüm süecinin bu anlamının da altını özellikle çizmek istiyorum. Elbette bunu istemeyenler, bölgemizde karışıklığı isteyenler bundan rahatsızlık duyabilir. Milletin iradesi sağlamdır, hükümetin siyasi iradesi sağlamdır. Türkiye milli birlik ve kardeşliğini sağlayacaktır" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 14 Kasım 2014, 16:18
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER