İYİ Olur İnşallah!..

Hamdi Türkmen yazdı: MHP ve Lideri Bahçeli’nin ''Neden böyle yapıyor, AK Parti yandaşı gibi davranıp, koskoca partiyi acınacak durumlara düşürüyor?'' sorusunun ne yazık ki cevabı yok. En azından ben de yok. Oysa çok haklı bir soru.

İYİ Olur İnşallah!..

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

“Sen MHP’yi niye yazmıyorsun. Niye susuyorsun arkadaş diye hesap soranların sayısı o kadar çok arttı ki, direnecek güç bırakmadılar.

MHP’yi, sistemini, parti içi dengeleri çok yakından izleyen, bilen biri değilim. Ama okuyucularım da haklı olarak bana soruyorlar.

Öncelikle belirtmeliyim ki, MHP ve Lideri Bahçeli’nin “neden böyle yapıyor, böyle AK Parti yandaşı gibi davranıp, koskoca partiyi acınacak durumlara düşürüyor sorusunun ne yazık ki cevabı yok.

En azından ben de yok.

Oysa haklı bir soru.

***

Sahi, MHP’nin içerisinde bulunduğu bu vahim durumu, seçmenlerini bu kadar küstürmesinin nedenini, koca bir partinin bu hale nasıl getirildiğini neden yazmıyorum diye ben de düşünmeye başladım.

MHP’deki yapılanmayı ve parti içi dengeleri iyi bilen bir gazeteci dostumu aradım.

Anlat bakalım şu MHP’yi diye bu kez soran kişi ben oldum…

***

İşte o konuşma:

Bir genel seçim öncesiydi.

Oldukça rahatsızdım ve bir hastahanede yatıyordum. Günlerden Cuma idi ve iki gün sonrasında yani Pazar günü genel seçim yapılacaktı.

Yalvardım yakardım doktorumdan iki gün izin aldım.

Cumartesi akşamı ve cumartesi günü eşin dostun kapısını çaldım. “Yahu arkadaş partimize sahip çıkın partimize oy verin” diye rica ettim.

İşte ben bugün hasta yatağımdan kalkıp da kapı kapı dolaşıp oy istediğim partimi yani MHP’yi arıyorum. 

Esip gürleyen, kürsüye yumrunu indiren liderimi arıyorum.

Ne yazık ki bulamıyorum.

Ne o parti var ne de o lider?

Kayboldular birer birer..

MHP bizim kara sevdamızdı.

Biz yıllarca MHP’nin arkasından yürüdük ona gönül verdik. İnsan gönül verdiği birisini sebep ne olursa olsun incitebilir mi?..

İşte biz de bu yüzden “kol kırılır yen içinde kalır” içtihadına sadık kalarak yapılanları görmezlikten gelip susuverdik.

Gazetecilik görevimizi yapamadık.

Aldatıldık, kandırıldık,

Allah bizi af etsin!..

***

Konuşmamız devam ediyor:

Şimdi sen bana kalkmış anlat bakalım diyorsun da, neyi anlatayım kardeşim?

Bugün AKP’nin kapı eşiğinde duran Devlet Bahçeli’nin avazı çıktığı kadar AK Parti ve onun Genel Başkanı hakkında ağızlara alınamayacak şekilde söylediği sözleri mi anlatayım?

Yoksa; “yapmazsam, etmezsem, hesabını sormazsam namerdim” dediğini, ancak bunların hiç birini yerine getirmediğini mi?

Andımızı yeniden yazdıracağım, yazdırmazsa namerdim demişti de yazdıramamıştı onu mu;

Milliyetçi Harekat Partisi Genel Başkanı olarak her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan bir siyasi partinin kapısını aşındırdığını mı;

Sürekli el öptüren bir liderin el öpecek hale geldiğini mi yazayım?

80 milletvekili çıkartan MHP gibi köklü bir siyasi partiye baraj altında kalma korkusunu yaşattığını bilmem söylememe gerek var mı?

MHP’ye gönül veren gönüldaşlarını teker teker hayal kırıklığına uğrattığını mı;

Partisini baraj altında bırakma korkusuyla başını yerden yere vurduğunu ve türlü türlü çareler aradığını mı yazayım?

***

Söyle  ne anlatayım?

Yazacak da, konuşacak da bir şey kalmadı Türk siyasi tarihinde MHP için sözün bittiği yerdir burası. 

Değil Türkiye’de belki de dünyada ilk defa biri, siyasi partinin başka bir siyasi partiye biat etme mücadelesine şahit oluyoruz.

Böyle bir durumda ne yazılır ki!..

Ne diyelim İYİ olur inşallah…

***

MHP’li olup da yıllarını partiye vermiş gazeteci bir dostumun söylemleri böyle.

Gerisini siz anlayın artık!...

Güncelleme Tarihi: 26 Şubat 2018, 12:55
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER