banner9

Eğitim Sisteminde Köklü Değişikliğe İhtiyaç Var

Bakan Dinçer, eğitim sisteminde köklü değişiklik yapma ihtiyacının olduğunu vurgulayarak, 'Eğitim sisteminde değişmek zorundayız' dedi.

Eğitim Sisteminde Köklü Değişikliğe İhtiyaç Var

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Vakfı Mütevelli Heyeti toplantısına, vakfa destek veren sanayicilere yönelik ödül törenine ve İSO mayıs ayı olağan meclis toplantısına katıldı.
Eğitim sistemiyle ilgili değişimin, nasıl olacağına ilişkin Dinçer, "Eğer eğitim sistemi ile ilgili değişimden bahsedecekseniz stratejik ve temel değişiklikleri, kapsamlı değişiklikleri öngördüğümüzde sistem üzerinde değerlendirme yapmanız gerekir. Eğer temel felsefenizi değiştirmiyorsanız, ana paradigmalarda farklılaşma olmuyorsa, esas stratejilerinizi değiştirmiyorsanız, bu değişiklikler operasyonel veya program düzeyindedir ve çok tartışılması gereken hususlar değildir. Normalde eğitim sisteminde köklü değişiklik yapmaya ihtiyacımız olduğunu vurgulamam lazım. Biz eğitim sisteminde gerçek anlamda değişmek zorundayız" diye konuştu.
Bakan Dinçer, dünyanın genellikle gelişmiş ülkeler üzerinde analiz yapılmasının küresel düzeyde sahip olunan bilgileri yanlı ve eksik bırakacağını anlatarak, "Dünyadaki gelişen demografik eğilimlerin ve genç nüfus üzerinde yaptığımız övünmenin, geniş bir perspektiften bakıldığında çok stratejik tedbirler almayı gerektiren bir boyutu olduğunu fark ettirmektedir. Dünyada genç nüfus böyle artıyorken iş gücü piyasası ve ekonomik büyüme istihdam yaratıcı bir seviyede değil. Ekonomik büyüme ve istihdam arasında doğrusal bir kolerasyon yok" dedi.
Dünyanın pekçok yerinde eğitim ile ilgili stratejilerinin değiştiğini ifade eden Dinçer, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gelişmiş ülkelerde eğitim ortalaması en az 12 yılken, biz yarı yarıya daha düşük bir eğitim yılına sahibiz. Bizim dünya ile aramızda ciddi bir stratejik açıklık oluşmuş vaziyette bulunuyor. Türkiye'nin eğitim ortalamasını dünyaya yakın seviyeye çekmeye çalışsak da dünyanın 2020 yılına kadar belirlediği yeni stratejileri uygulamaya koyması halinde bu açığı kapatma fırsatımız olmayacak. Avrupa Birliği'nin ve dünyanın geri kalan kısmının eğitim alanında 2020 yılına kadar belirlediği stratejileri hedefleyip, ona uygun bir sıçrama başarırsak ancak aradaki mesafeyi kapatabileceğiz. Türkiye'de eğitim ile ilgili ufak tefek meselelerin bile ideoloji meselesi olarak ele alınması ve rasyonel bir zeminde tartışılmaması Türkiye için ciddi zafiyet oluşturuyor."

Güncelleme Tarihi: 23 Mayıs 2012, 18:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER