DSP'nin CHP'ye Katılmasını İstedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Denizli’de yerel bir televizyonda yaptığı açıklamada DSP’nin CHP’ye katılmasını isteyip, gerekirse amblemlerini değiştirerek ’güvencin’ ile ’altı ok’u birleştirmeli önerdi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin İstanbul, Ankara ve İzmir’de milletvekili adayları için hakim gözetiminde ön seçim yapılacağını açıkladı.

DSP'nin CHP'ye Katılmasını İstedi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, programı kapsamında geldiği Denizli’den dün ayrılmadan önce gece kentteki yerel Pamukkale TV’de programa katıldı. İşsizliğin ülkenin en önemli sorun, ülkede işsizliğin en yoğun olarak yaşandığı meslek grubunun da atama bekleyen öğretmenler olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, iktidara gelmeleri durumunda bu konuya çözüm getireceklerini dile getirdi. Kıdem tazminatı konusunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, işçi sendikalarının kabul etmediği bir kıdem tazminatı uygulamasına kendilerinin de mecliste karşı çıkacaklarını kaydetti. Kılıçdaroğlu, askere gidenlerin sigortalı sayılmasıyla ilgili olarak "Askerlik borçlanması dediğimiz bir uygulama var. O uygulamanın biraz daha olgunlaştırılarak devreye konması lazım. Yani kişi diyelim ki 4 ay askere gitti veya 1,5 yıl askerlik yaptı. O askerlik süresini emekli olmadan önce borçlanabilmeli. Yani onu bir hak olarak kendisine tanımalıyız" dedi.
 
KAYIP BEDELİN FATURA EDİLMESİNİ ELEŞTİRDİ
 
Elektrikte kayıp ve kaçağın faturasının halka çıkarılmasının adaletsizlik olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, "Birisi çalacak, faturayı çalmayana çıkaracağız. Böyle adalet mi olur? Nitekim olay tüketici dernekleri tarafından yargıya götürüldü. Yargıtay ’hayır’ bu parayı alamazsınız dedi. Şimdi vatandaşlarımız dilekçelerini versinler kayıp-kaçak bedelleri daha önce kesilen bedelleri geri alsınlar. Bunun yolu açıldı. Kayıp kaçak varsa devletin görevi kaybı önlemektir. Hatlar yenilenecekse hatları yenileyecek. Eğer birisi kaçak elektrik kullanıyorsa gider cezasını kesersiniz alırsınız bunu. Bu kadar basit" dedi.
 
İSTANBUL, İZMİR VE ANKARA’DA ÖN SEÇİM
 
Parti milletvekillerini nasıl belirleyecekleri konusunda açıklama yapan Kılıçdaroğlu, "Önseçim zaten hakim gözetiminde olursa ona zaten müdahale etme şansımız hiç yok. Normal hakim yapar, mühürler, listeyi önümüze koyar. Biz de o listeyi götürür, YSK’ya veririz. Orada biter. Biz Ankara, İstanbul, İzmir’de böyle yapacağız. Hakim gözetiminde önseçim yapacağız. Şimdi neden üç ilde önseçim? Çünkü siyasi partiler yasasında yüzde 5’lik kontenjan var. O yüzde 5’lik kontenjan bu üç ilde kullanacağız o nedenle. Hakimler oraya geliyor ve biz istediğimiz takdirde önseçim yapılıyor. Ama tüzüğümüzden kaynaklanan yüzde 15’lik kontenjan için o sizin tüzüğünüzde yazıyor diyor, siyasi partiler yasasında olmadığı için hakim olarak biz oraya gelmeyiz diyorlar. Gelmeyince biz mecburen eğilim yoklaması yapacağız buralarda. Tabi nerede eğilim? Mesela Denizli eğilim mi yoksa merkez yoklaması mı onu bu Pazar günü Parti Meclisi toplantısında konuşacağız. 81 ille ilgili ve diğer seçim çevreleriyle ilgili galiba 85 seçim çevresi var. Hangi seçim çevresinde ne uygulanacak ona bakacağız. Ama tüzüğümüzde şöyle bir madde daha var. Özellikle oyumuzun düşük olduğu yüzde 10’un altında olduğu illerin tümünde merkez yoklaması olacak" dedi.
 
DSP’YE "GELSİNLER BİRLEŞELİM BU İŞİ BİTİRMİŞ OLALIM"
 
Demokrasiden ve özgürlükten yana olan herkesin CHP çatısı altında bir araya gelmesini isteyen Kılıçdaroğlu, DSP’ye de çağrı yaptı. DSP’nin parti olarak devam etmesini doğru bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, "Mesela ben şahsen DSP’nin bir parti olarak yoluna devam etmesini doğru bulmuyorum. Onlarda sosyal demokrat, biz de sosyal demokratız. Gelmeliler CHP’ye artık. Bu saatten sonra ne yapacaklar. Ben kendilerine açıkça şunu da söyledim. Bizim altı okumuz var altında şöyle kırmızı bir boşluğumuz var. Gerekirse güvercini de oraya yerleştiririz. Amblemimizi de değiştiririz. Ecevit bizim liderimiz değil mi? Bizim liderimiz. Eğitim merkezini kurduk adına Bülent Ecevit Eğitim Merkezi dedik. Önüne Rahşan hanımın beğendiği onun istediği türden bir Bülent Ecevit heykelini de oraya koyduk. Yani kendilerine açık, net bir çağrım var. Bu vesileyle o çağrıyı da tekrar yinelemek isterim. Yani gelsinler partiye DSP’yi kapatsınlar artık. Gelsinler CHP’ye. Biz sosyal demokrat bir partiyiz. Gelsinler birleşelim bu işi bitirmiş olalım. Temennimiz o" diye konuştu.
 
"HAZİRAN HAREKETİNE SAYGI DUYUYORUZ"
 
Haziran Hareketine saygı duyduklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Yani demokrasiden, özgürlükten yana olan bir hareketi, çağdaş uygarlıktan yana olan bir hareketi, bilimsel eğitimi savunan bir hareketi gözardı edemeyiz. Şimdi hem sosyal demokrat olacaksınız, hem çağdaş uygarlıktan dem vuracaksınız, hem aklın özgürleşmesini isteyeceksiniz, hem bilimsel eğitim diyeceksiniz ama bunları savunan bir hareketi görmeyeceksiniz. Hayır onları da görüyoruz, biliyoruz, onlara da saygı duyuyoruz. Sonuçta eğitim sisteminin çağdaş bir süreç içinde yeniden ele alınması ve değerlendirilmesi gerektiğini de savunuyoruz zaten. Biz o hareketin içinde zaten bizim milletvekili olan arkadaşlarımızda var orada. Onlar eğer seçim sürecinde Cumhuriyet Halk Partisine destek verirlerse ayrıca çok mutlu oluruz" dedi.
 
CEMAATLE İLİŞKİ İDDİALARINI YALANLADI
 
CHP’nin cemaatle ilişkilendirilmesi konusunu değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Cemaatle işbirliğine gelince, tam bir propaganda. Biz ne geçmişte, ne bugün, ne gelecekte yani sadece bu cemaatle değil hiçbir cemaatle bizim işbirliğimiz olmadı. Çünkü biz insanı savunuruz, insanın inancına saygı gösteririz. Hangi inançtan olursa olsun insanın kimliğine saygı gösteririz. Hangi kimlikten olursa olsun insanın yaşam tarzına saygı gösteririz. Hangi yaşam tarzını benimserse benimsesin insan insandır. Bana göre Allah’ın yarattığı en değerli varlıktır ve bizim başımızın üstünde yeri vardır. Şimdi AKP 17 - 25 Aralık faturasını veya onu göz ardı etmek için efendim CHP cemaatle işbirliği yapıyor. Sen devletsin istihbarat örgütün var, Milli İstihbarat Teşkilatın var, polis istihbaratın var. Çıkarıp önüme belgeyi koysana bakalım biz nasıl işbirliği yapmışız. Böyle bir şey yok. Tam bir kara propaganda" dedi.
 
"DİRENME HAKKI VARDIR"
 
Direnme hakkı talebini yineleyen Kılıçdaroğlu, "Beni Sayın Davutoğlu eleştiriyor. Efendim diyor ’işte Kılıçdaroğlu demiş ki direnme hakkı, molotof kokteyli alanların önüne geçecek.’ Yok öyle bir şey. Bu kara propaganda. Direnme hakkı vardır. Hukuksuzluğa karşı direnme hakkı insan hakları evrensel beyannamesinde yazar. Fransa’daki insan hakları beyannamesinde yazar. Alman anayasasında yazar, Yunanistan anayasasında yazar. Bizim de yasalarımızda vardır. Meşru müdafaa hakkı yok mudur? Var" dedi.
 
12 Eylül hukukunun getirdiği sistemlerden birisinin de baraj sistemi olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, barajın düşürülmesini istedi. Kürt siyasal hareketinin parlamentoda olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, mecliste farklı düşüncede partilerin olmasının ülke için bir zenginlik olduğunu söyledi.
 
"DOLAR YÜKSELDİ KİM KAZANDI?"
 
Merkez Bankası hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, "Merkez Bankası’nın da başkanının da yönetiminin de görevleri orada tek tek yazılı. Onlar o görevleri yapmak zorundalar. O görevi yapmazlarsa görevden alırsınız, kanunu değiştirirsiniz. Şimdi hem onu yapmıyorsunuz. Hem başkana baskı yapıyorsunuz faizi indir, faizi indir. Hükümetsin oturur karar alırsın faizi tak diye indirirsin. Amaç ne? Amaç faizi indir falan değil. Amaç toplumun dikkatini başka yere çekmek ve faturayı Merkez Bankasına çıkarmak. Dolar yükseldi ne yapayım elimizde bir şey yok Merkez Bankasının kararı nedeniyle yükseldi. Hayır arkadaş senin izlediğin yanlış ekonomi politikasıyla dolar böyle yükseldi. Dolar yükseldi kim kazandı? İsviçre bankalarında hesabı olanlar kazandı. Kim kazandı? Ayakkabı kutularında dolar saklayanlar kazandı. Kim kaybetti? Dolarla borçlanıp yatırım yapan sanayici kaybetti. Onlar kaybetti. Türkiye’nin bu gerçekleri bilmesi lazım. Bu gerçekleri halkın gözünden kaçırıp merkez bankasını suçlayarak siz ben istikrarlı ekonomi falan filan. Bunları artık benim külahıma anlatsınlar" diye konuştu.
 
 
Güncelleme Tarihi: 14 Şubat 2015, 17:36
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER