Davutoğlu'ndan 'Esad' Şartı

Davutoğlu dış basına verdiği ilk demecinde CNN muhabiri Amapour’a Türkiye’nin Suriye’ye kara birliği göndermesinin ABD’nin Esad’ın peşine düşme stratejisini uygulamasına bağlı olduğunu söyledi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni görevine geldikten sonra yabancı basına ilk röportajını verdi. Davutoğlu, CNN’den Christiane Amanpour ile İstanbul’da görüştü. Davutoğlu Türkiye’nin koalisyona Suriye’de uçuşa yasak bölge ve güvenli bölgelerin oluşturulması koşuluyla katılacağını söyledi.  Amanpour, söyleşinin yayınlanmasından önce Davutoğlu’nun açıklamalarının bazı bölümlerini Twitter hesabından paylaştı.
 
Amanpour şu ifadelerde bulundu: “Türkiye Başbakanı bana, Kobani’ye insani bir açıdan yardım etmeye çalışacaklarını ama Esad durdurulmadığı sürece IŞİD’in büyüyeceğini ve daha fazla kentin düşeceğini söyledi. Davutoğlu, (Türkiye’nin) karadan asker gönderebileceğini ama bunun ancak Amerikan stratejisinin Esad’ın peşine düşmeyi de içermesi durumunda gerçekleşebileceğini söyledi. Türkiye’nin yeni başbakanı dış basına verdiği ilk röportajda, askeri koalisyona Suriye içinde uçuşa yasak ve güvenli bölgeler oluşturulması halinde katılacaklarını söyledi.”
 
‘Kriz için çok şey yaptık’
 
Röportajda tezkereye atıfta bulunan Amanpour, bazılarının Türkiye’yi NATO üyesi olmasına rağmen hiçbir şey yapmamakla suçladığını belirterek “Ne yapmayı planlıyorsunuz” diye sordu. Davutoğlu, “Hayır, aslında biz kriz için çok fazla şey yapıyoruz. Suriye’yi IŞİD öncesi ve sonrası diye ayıramayız. Suriye büyük bir kriz. Krizin ilk günlerinden bu yana hiçbir ülke Türkiye’nin yaptıklarından fazlasını yapmadı. Hem rejimin acımasız saldırıları hem de IŞİD’e karşı.
 
Hatta kabine kararıyla 10 Ekim’de IŞİD’i teörör örgütü ilan ettik” dedi. “Sadece IŞİD’i hedef alan, Esad’ı hedef almayan ABD hava saldırısına katılıyor musunuz” sorusuna Davutoğlu, “Bu gerekli ama yeterli değil. Bu hava saldırısı tabii ki IŞİD’i geriletmek için gerekli. Ama entegre bir strateji benimsemezsek sıradaki ne olacak? IŞİD’i yok etsek bile başka bir terör örgütü gelebilir” dedi.
 
‘Uçuşa yasak bölge istiyoruz’
 
Amanpour, “ABD, Esad’ı hedef almayacağını belirtti. ABD’ye ne diyeceksiniz? Uçuşa yasak bölge, güvenli bölge istediğinizi duyduk” deyince Başbakan şu yanıtı verdi: “Neden uçuşa yasak bölge istiyoruz? Çünkü artık yeter. Türkiye 1.8 milyon mülteci kabul etti. Her gün gelmeye devam ediyorlar. bugün bile Kobani’den 2 bin kişi geldi. İstatistiklere baktığınızda Christiane, rejim tarafından hava saldırısı yapıldığında artıyor. Buradan çıkan ders şu, eğer insani krizi durdurmak istiyorsanız hava saldırılarını ve ağır bombardımanı durdurmalısınız. Biz uçuşa yasak bölge istiyoruz. Sınırda güvenli bölge istiyoruz. Aksi halde tüm bu yükler Türkiye ve diğer komşu ülkelerin omuzlarına binecek.”
Amanpour “Bu talepleriniz karşılanmazsa ne olacak” deyince ise “Bizden taleplerde bulunanlar, bizim ihtiyaçlarımızı da anlamalı. Bu tek taraflı bir ilişki değil. Örneğin insnalar bizden mülteci kabul etmemizi istiyor ve bizi övüyor. Burası tamam. Ama sınırınızı kontrol edin diyorlar. Üç günde 180 bin kişi geliyorsa sınırı nasıl kontrol edeceğiz?” dedi.
 
Amanpour “Hava saldırıları tek başına yeterli değil, Özgür Suriye Ordusu’nun ayakta durması uzun süre alacak, Irak ordusu da aynı şekilde. ABD asker göndermeyeceğini söyledi.
 
Tek makul çözüm Türkiye’nin asker göndermesi gibi görünmüyor mu” diyince Başbakan şöyle konuştu: “Açık bir strateji olursa, IŞİD’den sonra sınırlarımızın korunacağından emin olursak her şeyi yapmaya hazırız. Rejimin sınırlarımızda insanları Türkiye’ye doğru itmesini istemiyoruz. Başka terör örgütlerinin sınırımızda aktif olmasını istemiyoruz. Bizim bütünleşmiş bir stratejimiz var; bu stratejinin paradigmaları insani, siyasi ve askeri boyutları içeriyor. Suriyelileri, Iraklıları Türkiye’ye kabul ediyoruz. Bu insani politikanın sınırın diğer tarafında olmasını istiyoruz. İkincisi, askeri strateji, güvenlik. Ulusal güvenliğimize karşı herhangi bir tehdit olursa tüm önlemleri alırız, tüm önlemleri...”
 
‘Asker çıkarmaya hazırız’
 
Bu sırada araya giren Amanpour, “Sizi anladığımdan emin olmalıyım. Türkiye bazı şartlar altında Suriye’de karaya asker çıkarmaya hazır mı” dedi. Davutoğlu’nun yanıtı ise “Eğer diğerleri kendi üzerine düşeni yaparsa” oldu. Amanpour, “Eğer (koalisyonun) planı Esad’ın peşine düşerse, şartlarınızdan biri bu değil mi” diye sorunca Başbakan, “Kesinlikle, kesilikle. Çünkü biz, Esad’ın bu acımasız politikası ile Şam’da kalmaya devam etmesi durumunda IŞİD gitse bile başka bir Radikal örgütün gelebileceğine inanıyoruz.
Esad bu mezhepçi politikasına devam ederse ve uluslararası toplum hiçbir şey yapmazsa, bu diğer ülkeler için de kötü bir örnek olur. Bizim yaklaşımımız kapsayıcı, entegre edici bir strateji olmalı. Sadece kendi kamuoyumuzu tatmin etmek için bir terör örgütünü cezalandırmak olmamalı. Gelecekteki tüm terör tehditlerini ortadan kaldırmak, aynı zamanda rejim tarafından işlenen tüm acımasız suçları yok etmek için olmalı” dedi.
 
Güncelleme Tarihi: 07 Ekim 2014, 11:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER