banner51

Çıray'dan Ulema'ya Kaçak Saray Cevabı

CHP İzmir Milletvekili ve PM üyesi Dr. Aytun Çıray “Kaç-Ak Saray”ı eleştirmesi üzerine kendisine, “CHP hazımsızlığını çamur siyasetine dönüştürdü!” diyen AKP Milletvekili Nesrin Ulema’ya çok sert bir cevap verdi.

Çıray'dan Ulema'ya Kaçak Saray Cevabı
İzmir siyasetinde ‘Ak Saray’ tartışması tam gaz devam ediyor. CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Aytun Çıray’ın Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından cevaplandırılması üzere verdiği önergede Cumhurbaşkanlığı yeni hizmet binası ile ilgili sorularına yanıt AK Parti İzmir Milletvekili Nesrin Ulema’dan gelmişti.
 
Çıray, “Kaçak Saray için toplamda beş milyar (3,5 milyar lira daha) lira harcanması öngörülüyor ve güvenlik koordinasyonu ve plânlamasının -hakkında atıp tuttuğunuz-  İsrailli bir şirketin üstlendiği doğru mu?” diye sormuş, Ulema ise “CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın Cumhurbaşkanlığı yeni hizmet binası ile ilgili basına yansıyan beyanatları CHP’nin nasıl bir hezeyan içerisinde olduğunun açık göstergesi olmuştur. Sayın Recep Tayyip Erdoğan için ‘Totaliter ve Çağdışı’ ifadelerini kullanan CHP’li Aytun Çıray’ın önce aynaya sonra da CHP’nin millete adeta kan kusturan tarihine baksın” çıkışını yapmıştı.
 
Çıray yazılı bir açıklama yaparak Ulema’nın sözlerine sert bir yanıt verdi. ‘Ele tutuşturulan zavallı bir cevap’ ifadesini kullanan İzmir Milletvekili şunları kaydetti:
 
Nesrin Ulema’nın eline AKP Genel Merkezinden tutuşturdukları anlaşılan zavallı cevap AKP iktidarının algı yönetiminde artık çuvallamaya başladığının göstergesidir.
 
Ulema, dünya tarihini en büyük yolsuzluk zincirinin anıtsal ifadesi olan haram ve kaçak saray hakkındaki haklı eleştirilerimizi gölgelemek için bir dizi gülünç gerekçeyi sıralıyor. Önce iftira atarak “CHP’nin halka kan kusturan tarihi”nden söz ediyor, sonra o ortak tarihimizin dehası olan Atatürk’ün Çankaya’sı ile “kaç-Ak Saray”ı karşılaştırıyor. AKP’yi cilâları dökülmeye başlayan sözde başarılarıyla savunuyor. Bugünün hesabını veremeyenlerin, kendi resmi tarihlerini yazmak adına bizden şanlı tarihimizin hesabını sormaları hadleri değildir.
 
İnsanımız artık bu sözde başarıların astarının yüzünden ne kadar pahalıya patladığını, kendisinin acımasızca istismar edildiğini, yetim hakkının yendiğini maalesef acı bir şekilde görüyor ve görmeye de devam edecek. Türk milleti, iç ve dış politikada saplandığımız bataklığın çok ağır maddi-manevi maliyetini ödeme gerçeğiyle yüzleştiğinde ise Ulema gibilerini “Atatürk’ün Gençliğe Seslenişi”ndeki uygun sıfatlarla damgalayacak.
 
“Cumhuriyet tarihimizin en büyük maden faciasında ve Gezi Direnişi’nde kaybettiğimiz çocuklarımızın ahları, onların mazlum yakınlarının çığlıkları Ulema gibilerinin üzerine çökecek”
 
Türk Milleti bu haram “kaç-Ak Saray”ı yaşayıp yaşayabileceği en acı tecrübenin en somut ibretlik belgesi olarak kolektif hafızasına kaydettiği zaman, Ulema gibilerinin nasıl bir utancın içinde debelendiklerine şahit olacağız. Cumhuriyet tarihimizin en büyük maden faciasında ve Gezi Direnişi’nde kaybettiğimiz çocuklarımızın ahları, onların mazlum yakınlarının çığlıkları Ulema gibilerinin üzerine çökecek.
 
Ulema gibileri bize artık ipliği pazara çıkmış ucuz algı yönetimi taktikleriyle büyük resmi, yani hayranlıkla bahsettiği liderinin dünyada kendisiyle dalga geçilen, milletimiz için büyük yüke dönüşmüş bir karikatür figüre dönüştüğü gerçeğini kamufle edemezler.
Tarihin gerçeğe yürüyüşü durdurulamaz. Zorbalık belki bir süre daha tavan yapacak. Ulema gibileri bundan cesaret alarak her şeyi çarpıtmaya devam edecekler. Fakat bu kirli iletişimi besleyen şartlar hiç beklemedikleri şekilde aniden son bulacak. Bakalım o zaman tarihin en büyük soygunun utanç verici anıtsal kirli yapısı bu  kadar cesur bir yüzsüzlükle savunulabilecek mi?
 

 

Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2014, 09:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER