Çelişkili Politikalar İzliyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Suriye sınırı, ’tampon bölge’ ve IŞİD gibi uluslararası konuların şu anda gündemlerinin merkezinde olduğunu söyledi. Atalay, uluslararası camianın samimiyetsiz, ikili ve çelişkili politikalar izlediğini de öne sürdü.

Çelişkili Politikalar İzliyor
 
Beşir Atalay, partisinin Kırıkkale İl Başkanlığı tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen İl İstişare Toplantısı’na katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Suriye’den gelen sığınmacılara hiçbir ırk, mezhep ayrımı gütmeden kapıları açtıklarını söyleyen Atalay, şöyle devam etti:
 
"Eğer orada zordalarsa. biz onlara sınırlarımızı açtık ve burada bütün ihtiyaçlarımızı karşıladık. Şimdi de öyle yapıyoruz. Ama uluslararası camia samimiyetsiz. Onlar hep ikili, çelişkili politikalar izliyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu hafta BM’de çok önemli bir konuşma yaptı. Orada adeta insanlığın vicdanı oldu. Bu ikili uluslararası camianın ikili tavrına değindi. Biz zamanında bu İŞİD’le, radikalleşmeyle, gelişen terörle ilgili Türkiye olarak hep uyardık. Irak’ı o hale getirmeselerdi, İşid olmazdı. Suriye’de ilk başta samimi insanların her kesimin kurduğu bir muhalefet vardı, Esed rejimine karşı kurduğu. Uluslararası camia onlara destek verseydi İŞİD gibi terör örgütleri türemezdi. Onlara destek verilmedi, şimdi radikal örgütler türemiş oldu."
 
Atalay, tavırlarının belli olduğunu ve IŞİD gibi terör örgütlerine zerre kadar desteklerinin olmadığını, olmayacağını vurguladı. Terörün her türüne karşı olduklarını belirten Atalay, şunları söyledi:
 
"O İslam değil. Bizim yaşadığımız, bildiğimiz İslam, açık, berrak, Hazreti Peygamberin hayatıyla ortaya koyduğu bir İslam’dır. Hoşgörüye, sevgiye dayalı, açık, helalları, haramları belirli olan bir İslam’dır. Bu kapalı yapılar İslam’a sadece zarar verir. El- Kaide, Işid gibi oluşumlar dünyada İslam’la terörü ilk defa bir araya getirmiş. İslam’ın imajına zarar vermişlerdir. Müslüman imajına zarar vermişlerdir. Dolayısıyla bizim o tür kapalı yapılara tavrımız bellidir. Bunu açıkça burada ifade etmek isterim."
 
Bundan böyle uluslararası camianın teröre karşı işbirliğine destek vereceklerini, ancak yolunu, yöntemini kendilerinin belirleyeceğinin söyledi. Atalay, şöyle konuştu:
 
"Sadece İŞİD’le mücadele değil. Suriye konusu kökten çözülsün. Oradaki yapıya da el atılsın. Ve şu anda anlayış o yöne doğru gidiyor. Son görüşmelerde o yönde gelişmeler var. O zaman bizde rahatça destek veririz. Tampon Bölge, uçuşa yasak bölge, güvenli bölge konusunda 4 yıldır uğraşıyoruz. BM’ye başvurduk, resmi yazı yazdık. BM Güvenlik Konseyi bu konuda bizim teklifimizi reddetti. Şimdi bir 15 Ağustos’ta, bir de geçen perşembe günü BM Güvenlik Konseyi iki karar aldı. Bu konuda da cesaretlendirici yolları açmış oldu. Dolayısıyla Türkiye başta ABD olmak üzere şu anada diğer ülkelerle bu konuları görüşüyor. Tampon Bölge ve uçuşa yasaklı güvenli bölge, ikisi bir arada bunu mütalaa ederek, bu konudaki çalışmalara hız verilmiş durumda. Şu anda Türkiye’de 1 milyon 500 bin Suriyeli sığınmacı var. Bunlar bizim kardeşimizdir. Türk, Kürt hiçbir ayrım yapmıyoruz. Türkü de Kürtü de Arabı da var. Hepsine en ileri şekilde insani yardım yapıyoruz. Yaklaşık şu ana kadarki harcamamız 3 milyar 500 milyon dolardır. Şu 3 buçuk yıldır harcadığımız. Dünyanın en iyi kamplarını kurduk. 22 kampımız var ve her birisi şehir gibi. Kamplarda nüfus ortalamış 20 bindir. Türkiye bu konuda uluslararası camianın ders alacağı kadar ileri çalışmalar yürüttü, yürütüyor."
 
Son günlerde çözüm Süreciyle ilgili konuların yine tartışıldığını belirten Atalay, hükümetin bunu çok sağlam ellerde yürüttüğünü söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bu işin sorumluluğunu bizzat üstlendiğini belirten Atalay, "Çözüm Sürecine olanca desteğimizi veriyoruz. Bütün çevremiz terörle sarılmış, her tarafta kan dökülüyor ve Türkiye kendi içerisindeki kanı durdurmuş, kökten bu sorunu çözmeye çalışıyor. Kendi ülkesindeki terörü bitirmeye çalışıyor. Bunun için çok önemli mekanizmaları yürütüyor. En önemli yasa TBMM’den geçen haziran ayında büyük çabalarımızla çıkartılmıştır. O yasa Çözüm Sürecinin Anayasasıdır. İnşallah Türkiye bu konuyu dikkatli ve kararlılıkla yürütecek Çözüm Süreciyle amaçlanan sonuca da ulaşılacaktır" diye konuştu.
 
Atalay, demokratikleşme adımlarından bir adımı daha attıklarını ve ortaöğretimde kıyafet özgürlüğünün geldiğini hatırlattı. Bakanlar Kurulu Yönetmeliği ile ortaöğretimde de artık insanlar kıyafet özgürlüğüne kavuştuğunu dile getiren Atalay, "Bu son bir halka idi. AK Parti’nin temel siyaset felsefesi, siyasi duruşu, paradigmamız özgürlükçülüktür. Her konuda daha fazla özgürlük. Bütün baskıları, yasakları, tabuları, zulümleri kaldırmak için geldik ve bir bir kaldırdık. Devam ediyoruz. Halen devamı var. Yeni Anayasa da inşallah bunların devamı ve büyük kısmı olacak. Son yönetmelik değişikliğiyle ortaöğretimde kızlarımız isterlerse örtünebilecekler. Esasen bu geç kalmış. Biliyorsunuz geçen yıl 2013 yılında bir büyük yönetmelik değişikliği yapmıştık. Kamu kurumlarında çalışanların kıyafet özgürlüğünü o yönetmelikle getirmiştik. Şimdi de bu ortaöğretim için geldi. Kişilerin kıyafetine müdahale edemezsiniz. Üniformalı yerler dışında kıyafete müdahale edilmez. Dolayısıyla bu adımlar atılmış oldu" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 28 Eylül 2014, 18:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER