Bugün 'Masal' Günüm; Sadece Büyüklere

Hamdi Türkmen yazdı: Kahrımdan, siz büyükler ve özellikle siyasilerimiz için bir eğitim sayfası hazırladım. Yararlanacağınız umudu ile ders zilini çalıyorum:

Bugün 'Masal' Günüm; Sadece Büyüklere

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

Vakit buldukça TBMM’deki bütçe tartışmalarını izliyorum.

Utanıyor;  o sıralarda oturanlara oy verdiğim için pişmanlık duyuyorum.

Yahu;  bu ülkede Sağlık Bakanlığı’nın 2018’de neler yapacağını bilmek hakkımız değil mi?

Keza bütün bakanlıkların…

Kim ne kadar harcama yapacak? Bu vatandaşa nasıl yansıyacak; bileniniz var mı?

Bütçemiz görüşülüyor; FETÖ, Man Adası, Zarrab, Kudüs, Trump; rüşvet, yargı; bir milletvekilinin ağzına yakışmayacak sövme-sayma, yumruklaşmalar, efelenmeler…

Neymiş bütçe görüşülüyormuş…

Ne bütçesi ey milletvekilleri, utanmadan 80 milyonun önünde sokak kavgası yapıyorsunuz; sokak!..

***

Kahrımdan oturdum,  siz büyükler ve özellikle siyasilerimiz için bir eğitim sayfası hazırladım.  Yararlanacağınız umudu ile ders zilini çalıyorum:

1.DERS:  Ormanın asude havasında tüm hayvanlar günlük nafaka peşinde koşuştururken, bir karga ağacın bir dalında oturuyor ve gaklayarak etrafı izliyormuş. Yiyecek bulmak ve çocuklarının gıdasını sağlamak çabasında olan tavşan, boş boş oturan ve gaklayarak vakit geçiren kargaya imrenmiş. Ve tavşan kardeş, ağacın altına gelerek kargaya seslenmiş:

Karga kardeş, sana özeniyorum.  Tüm gün boş boş oturuyorsun.  Ben ise, tüm gün koşturuyor ve diğerlerine yem olmamak üzere hep tetikte bekliyorum. Acaba, ben de senin gibi boş boş oturabilir miyim?

Neden olmasın, diye yanıt vermiş karga.

Tavşan, karganın bu sözü üzerine saklanmaktan ve tehlikeleri umursamaktan vazgeçerek, yeşil çimenlere uzanmış ve boş boş vakit geçirmek üzere iken uyuklamış. Oralarda gezinen bir kaplan, çimlere uzanmış uyuklayan tavşanı görünce, üzerine atlamış ve tavşanı bir lokmada yemiş!..

Kıssadan hisse; “Boş boş oturmak için çok ama çok yüksek makamlarda duruyor olmak gerekir!”

***

2. DERS:   Ormanda gezen ve otlayarak yemlenen bir inek ile bir hindi karşılaşmışlar.  Kısa bir selamlaşmadan sonra, hindi inek kardeşe dertlenmiş;

- İnek kardeş, geziniyorum ama gözüm yukarıda. Şu ağacın dallarına çıkmak ve orada yaşamak istiyorum. Ancak oraya çıkacak gücüm yok.

-  Hindi kardeş, benim dışkım enerji deposudur. Ondan biraz yersen yeterli gücü bulur ve yükseğe çıkabilirsin.

Hindi, bunun üzerine inek pisliğinden biraz yemiş. Ve güçlendiğini fark ederek kanatlarını çırpmış.  Böylece ağacın ilk dallarına kadar çıkmış. Bu durum hoşuna gitmiş hindinin, ertesi gün biraz daha inek dışkısı yemiş. Bu kez, ağacın ikinci sıra dallarına kadar çıkabilmiş. Takip eden günler daha çok pislik yemiş ve o güçle ağacın zirvesine çıkabilir olmuş. En tepeye çıkınca dalların karartması ortadan kalkmış ve açık ufuktan manzarayı daha güzel izlemek ortamı oluşmuş. Ama… en yukarıda iken iyice görünür hale geldiğini umursamayan hindiyi bir avcı görmüş ve dan diye vurmuş.

Kıssadan hisse ; “Pislik yemek sizi yukarılara çıkarabilir. Ama orada rahatça kalmanızı sağlayamayabilir!..”

***

3. DERS:  Bilinen bir öyküdür ama tekrar okumakta hayır vardır. İnsanoğlunun bedeni iyice gelişip ortaya çıkınca, uzuvlar arasında niza çıkmış. Kavganın nedeni, hangi uzvun müdür olması gerektiği tartışmaları imiş. Önce beyin söz almış ve tüm organizmayı kendisinin programladığını ve bu nedenle kendisinin müdür olması gerektiği söylemiş. Ağız, ben olmasam hepiniz aç kalır ve gıdasızlıktan ölürsünüz, bu nedenle ben müdür olmalıyım, demiş. Eller ise söze girmişler, tüm faaliyetleri kendilerinin yaptığını, bu yüzden müdür olmak hakkının kendilerinde olduğunda ısrar etmişler. Derken, insanoğlunun sindirim sisteminin son halkası itiraz etmiş. Bedeni rahatlatan en önemli uzvun kendisi olduğunu ve müdürün kendisi olması gerektiğinde direnmiş. 

Diğer uzuv ve organlar gülmüşler ve ciddiye almamışlar; hatta sen olsa olsa bir g.t sün demişler.  Bunun üzerine, sindirim sisteminin son halkası kendisini iyice büzmüş ve beden de artıklarını dışarı atamaz olmuş. Bu durum tüm uzuvları çok rahatsız eder olunca, boyun eğerek g.t ün müdür olmasını kabul etmek zorunda kalmışlar.

Kıssadan hisse ; “Müdür veya yönetici olmak için mutlaka beyin olmak gerekmez. Bunu herhangi bir g.t dahi yapabilir!.. “

***

4. DERS: Mevsim sonbaharı aşıp, havalar soğuyunca küçük kuş sıcak diyarlara gitmek üzere güneye doğru uçmaya başlamış. Ama aniden bastıran soğuk cephe nedeni ile üşümekten uçamaz olmuş ve yere inmek zorunda kalmış. Artık tam donmak üzere iken, yanından geçen bir inek üzerine pislemiş. Dışkının sıcak ortamında yeniden kendisine gelen ve donarak ölmekten kurtulan minik kuş neşe ile ötmeğe ve şarkı söylemeye başlamış. Ama öten bir kuş sesi, civardaki kediyi harekete geçirmiş. Kedi, kuşun yerini bulmuş ve kuşu yemiş.

Kıssadan hisse ;

1. Üzerinize pislik atan herkes düşmanınız olmayabilir.

2. Sizi pislikten kurtaran herkes dostunuz olmayabilir.

3. Pislik içine düşmüş iseniz, bari çenenizi kapalı tutun!..
 

Güncelleme Tarihi: 20 Aralık 2017, 14:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER