banner51

'Başbakan Tezkere Görüşmesine Katılmadı'

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, yurtdışına asker gönderilmesi ve silahlı yabancı güçlerin Türkiye’ye gelmesine imkan veren tezkerenin, 2007’deki Irak ve daha sonra gündeme gelen Suriye tezkerelerinin devamı niteliğinde olduğunu, olağanüstü bir durum olmaması nedeniyle Başbakan’ın TBMM’deki görüşmeye katılmadığını söyledi.

'Başbakan Tezkere Görüşmesine Katılmadı'
 
Kurban Bayramı nedeniyle memleketi Adana’ya gelen Ömer Çelik, gündemi değerlendirerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı. TBMM’den çıkan tezkere ile ilgili açıklama yapan Çelik, şunları söyledi: "Çıkan tezkere, 2007’deki Irak ve sonrasındaki Suriye tezkeresinin devamıdır. Muhalefet partileri sayın Başbakanımız için, ’Niye görüşmelere katılmadı?’ diyorlar. Bunlar yıllardır tekrarlanan tezkereler olduğu için olağanüstü bir durum yoktur. O sebeple sayın Başbakanımız görüşmelere katılmadı. Bununla ilgili bazı iddialar gündeme getirdiler. Bunun bir savaş tezkeresi olduğuna dair. Ancak bu doğru değil. Bunu CHP gündeme getiriyor. ’Burada IŞİD’ten çok Esad’la bir mücadele var’ deniyor. Bu, oradaki tüm terör örgütlerini ilgilendiren bir meseledir."
 
BİZİM BU KARARLARI ALMAMIZ GEREKİYOR
 
Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırında oluşabilecek telafisi mümkün olmayan sonuçları önlemek için çaba harcadıklarını belirten Çelik, şöyle devam etti:
 
"Irak’ta, Suriye’de alt üst oluşlar yaşanıyor. Bu da milli güvenlik olaylarına yol açıyor. Bizim de ön görerek ileride telafisi mümkün olmayan sonuçlar çıkmasın diye bu kararları almamız gerekti. Bizim Esad rejimine karşı olduğumuz sır değil. Bugün orada IŞİD ve diğer grupları çıkaranın Esad rejimi olduğu görülür. CHP Genel Başkanı yine tuttu, ’Bu, Esad’a karşı bir tezkeredir. Biz buna destek vermiyoruz’ dedi. Ne kadar seviyorlarmış Esad’ı. Yaptığı katliamların arkasında durmayı ne kadar seviyorlarmış ki, Işid’e karşı, terör örgütlerine karşı getirilen bir tezkereye bile destek vermiyorlar."
 
ÖRGÜTSEL KAZANIM PEŞİNDELER
 
Türkiye’nin Kobani’de yaşanan drama seyirci kalmadığını ve çevresindeki her türlü drama yardıma koşmaya hazır olduğunu belirten Çelik bu konuda da şöyle dedi:
 
"Türkiye, Kobani’ye yardım etsin diyorlar. Türkiye Kobani’ye de, komşu bölgelerdeki her türlü drama da koşar, yardım yapar. Nitekim Kobani’dekiler de başka yerlerdekiler de, yüzyıllar süren devlet tecrübesinin, bin yıllık kardeşliğin, başları sıkıştığında en ufak tehlikeyle karşı karşıya kaldıklarında anavatanları gibi, Türk topraklarına sığınıyorlar. Devletimizde milletimizde onlara kucak açıyorlar. Ama buna rağmen önümüze Kobani’yle çözüm sürecini birleştirip, Türkiye’yi sanki Kobani’deki insanlık dramının oluşmasında pay sahibi göstermek, açıkça söylüyorum, bir psikolojik savaş taktiğidir. Bu, yapanlara geri döner. Bakın diyorlar ki, ’Türkiye, PYD’ye silah vermezse, onu eğitmezse, Türkiye Kobani’deki katliamın bir parçası gibi algılanır’ diyorlar. Bunu bir genel başkan söylüyor. Bunu söyleyenlerin Kobani’deki insani dramla bir ilgilerinin olmadığı, oradaki insani dram sürerken bile hala bir takım örgütsel kazanımlar peşinde oldukları görülüyor."
 
TAMPON BÖLGE VE UÇUŞA YASAK BÖLGE ÖNEMLİ
 
Tampon bölge ve uçuşa yasak bölgenin önemli olduğunu belirten Çelik, "Daha büyük göç dalgaları yaşanabilir. Şu anda çok ciddi çatışmalar yaşanıyor. Burada Türkiye’nin tampon bölge istemesi, Türkiye’nin güvenliği için çok önemlidir. Koalisyon güçleri ve başkaları Işid’i bombalayarak durdurma şeklinde bir yaklaşım üretiyorlar. Siz oradaki insanların güvenliğini sağlamak istiyorsanız. İlk olarak, başta Esad rejiminin uçakları olmak üzere buradaki bölgeyi uçuşa yasak bölge ilan edeceksiniz ki, orada o bölgelerde devlet eliyle veya örgütler eliyle yapılan katliamları durdurabilesiniz" diye konuştu.
Güncelleme Tarihi: 03 Ekim 2014, 17:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER