Arınç'tan 14 Aralık Yorumu

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 14 Aralık operasyonuyla ilgili 'Tutuksuz yargılanmalarının doğru olduğunu düşünüyorum' dedi.

Arınç'tan 14 Aralık Yorumu
Arınç'ın açıklamalarından satır başları:
 
Vergi salmaya teşebbüs ediyorlar, yol kesmek istiyorlar, hatta resmi damgalı mektuplar göndererek ‘sen şuraya gel’ diyorlar. Bir bu dille çözüm sürecini götüremeyiz. Vatandaşın can ve mal emniyeti olmadıkça, silahlar susmadıkça çözüm sürecinden sağlıklı olarak bahsedilemez. Çözüm süreci 77 milyonun meselesidir sadece HDP’nin değil.
 
14 ARALIK OPERASYONU
 
Suç delillerini görmedim. Avukatların açıklaması yanlı olabilir. Benim önüme bu kişiler hakkındaki suç delilleri şunlardır diye kimse bir şey getirmedi. Bizler ilkeli siyaset yapmayı edinmiş kişileriz. Bu kişilerin neyle suçlandıkları konusunda kısmen bilgilerimiz var.
 
Tahşiyeciler diye bir grup çıkmış. Gülen ve çevresindekilerle ihtilafları olmuş. Hedef gösterilmişler. Aramada silah vs. tespit edilmiş. El bombaları üzerindeki parmak izlerinin emniyete ait olduğu iddiası var.  Zaman ve STV’de kendilerinin hedef gösterildiği iddiası var. Bunun dışında kim ne yapmış bilmiyorum. Bilmeme de gerek yok. Bu olayların benzerleri 6-7 senedir Türkiye’de dava konusu oldu. Ergenekon, Balyoz… 
 
TUTUKSUZ YARGILANMALARININ DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
 
O davalar sırasında hep dedim ki: Tutuklama istisnaidir, tutuksuz yargılanma asildir. Ağır bir suçun işlenmesi halinde mesela Yasin Börü olayında kamera görüntüsü var, çok acı bir olay. Burada tutuklamazsanız insanlığa, adalete karşı suç işlemiş olursunuz.
 
Bunun dışındaki suçlarda kitap yazmak, TV dizisi yapmak gibi olaylarda, delilleri yok etme endişesi yoksa tutuksuz yargılanma asıl olmalıdır. Bir insanı bir gün bile şahsi hürriyetinden uzak tutmak doğru değildir. Konuşulanlara bakılırsa tutuklamanın istisnai olması lazım. Tutuksuz yargılanmalarının daha doğru olduğunu düşünüyorum. İddianame yazılmadığı sürece delillerin en kadar ciddi olduğunu bilemeyiz. Tutuksuz yargılanmanın Türkiye’nin adaleti ve halkın vicdanını tatmin etmek açısından daha doğru olduğunu düşünüyorum.
 
BEKLEDİĞİMİZ TEPKİLER GELDİ...
 
Türkiye’deki olaylara dünya, AB, bazı kurum ve kuruluşlar elbette hassasiyet gösterir. Bu tür devlet ve birlikler Türkiye’de ne olup bittiğini anlamadan basma kalıp bir takım şikayetlerde bulunabilir. Bazı gazetelerde birileri yazı yazmış olabilir. Bir kısmı yazılan değil yazdırılan yazılardır. AB’de ciddi lobi faaliyetleri yürütürseniz bilmeden, daha sonra mahçup olacak şekilde bu olaylara karşı tepki koyabilirsiniz.
 
Olayın sıcaklığı üzerindeyken beklediğimiz tepkiler geldi. Ben bunları önyargılı düşünüyorum. Hiçbir AB ülkesinde yargıya hükümetlerin müdahale ettiği görülmemiştir. Yargı sürecinin sonunu bekleyelim, basın özgürlüğü zarar görmesin bu konularda daha dikkatli olalım diyebilirler. Onların açıklamalarına karşı hükümetimiz de biraz daha fazlasını söylemek zorunda kalabiliyor.
 
(HÜRRİYET)
Güncelleme Tarihi: 19 Aralık 2014, 11:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER