2019'un Anahtar Ayı Şubat!

Hamdi Türkmen yazdı: Türkiye için ''sonlanma'' ve ''başlangıç'' olarak nitelendirilen 2019 sürecinin ilk adımı; muhalefet partileri CHP ve MHP’nin önümüzdeki ay yapılacak kurultay ve genel kongrenin sonuçlarına göre atılacak.

2019'un Anahtar Ayı Şubat!

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI...

Şubat, muhalefet partileri için bir hayli hareketli geçecek; çünkü, kurultay ve genel kongre ayı olacak.

Ana muhalefet partisi CHP’nin kurultayı 3 Şubat’ta.

MHP’yi de muhalefet sayarsak, bu partinin kurultayı da 18 Şubat’ta.

CHP’de şimdilik Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte üç aday var.

İstanbul Barosu eski Başkanı Prof. Kabasakal, Muharrem İnce.

MHP’de ise genel başkanın karşısına çıkacak tek aday Sinan Oğan olabilir ama kesin değil.

İzmir Milletvekili Oktay Vural’ın da adı konuşuluyor ama; O’da belli değil…

***

CHP ve MHP’nin; yani muhalefetin kurultay ve kongreleri hem partilerin iç yapısı hem de Türk siyaseti için önemlidir.

İç yapı bizim işimiz değil. İlgimiz daha çok genel başkanlıklar ile partiyi yönetecek isimlerin kimler olacağıyla ilgilidir.

Bu nedenle yorumlarımız da, gözlem, kulis dedikoduları ve varsayımlara dayalıdır.

***

CHP’de ipi yine Kemal Bey’in göğüsleyeceği konuşuluyor.

MHP’de favori olan ise Devlet Bahçeli.

Hepimiz biliriz; seçim kazansan da, kaybetsen de partilerde liderler kolay kolay değişmez.

Değiştirilmez ya da değiştirilemez.

Çünkü hiç birisinde parti içi demokrasi tam anlamıyla uygulanmaz.

Bunu, sınırlı da olsa bir ölçüde CHP uyguluyor denebilir.

Bunu hep şuna benzetirim; CHP’deki parti içi deokrasiye; tıpkı ülkemizde yapılan ilk referandumda bizim meşhur aydınların ürettikleri slogana benzetirim:

“Yetmez ama Evet!..”

CHP son seçimlerde milletvekili adaylarının büyük bir kısmını ön seçimle belirledi.

Parti Meclisi, delegelerin özgür oylarıyla seçildiler. Keza, ilçe ve il teşkilatları da.

Parti içi demokrasinin muhalefet açısından iyi olmayan yani; bazı durumlarda genel başkan ve parti yönetiminin istediklerini seçememek olabilir.

Nitekim; CHP’de Genel Başkan müdahale yetkisini kullansaydı İstanbul ve Bursa’nın başına bunlar gelmeyebilirdi.

Çünkü bu iki ilde kongre kazanan iki isim, ne yazık ki; partiyi yıpratıyor, oylarını kısmen de olsa aşağı çekiyor.

Oysa, 2019 ülkemiz için yönetim biçimi ve sistemin değişip-değişmeyeceği ilgili kararın verileceği; hayati önemde bir seçim ki, 1 (bir) puanı zayi etmeyi bile kimse göze almak istemez diye düşünüyorum.

Hadi diyelim, CHP parti içi demokrasisine halel getirmemek için bu iki ile gerekli müdahaleyi yapmayacak.

Ama hiç olmazsa kurultaydan hemen sonra öyle bir Cumhurbaşkanı adayı ilan etmeli ki, tüm kayıplarını bu isimle telafi etsin ve neticeye alabilsin.

Böyle bir isim kim olabilir?

O isim; sadece merkez sağdan değil, AK Parti’nin içinden, MHP’den, İYİ Parti’den, Saadet Partisi, hatta BBP’den de destek alabilecek biri olmalıdır.

CHP, 2019 için aday çıkartacaksa, bu isim kendi içinden olmalıdır.

Kurultaydan hemen sonra düşünülen isim Kemal Bey ise, ilan edilerek ön almalıdır.

Kılıçdaroğlu düzgün bir isim ama sadece kendi ismi yetmez.

Aday olacaksa bunu sembolik birkaç isimle değil, merkez sağdan pek çok yeni isimle harmanlayarak yapmalıdır.

Yani, bir sağ-sol koalisyonu oluşturulmalıdır.

Diyeceksiniz ki; Kılıçdaroğlu istese de, CHP’de bunu yaptırmazlar.

CHP için başka şans yok dostlar.

Parti yönetimi, CHP’yi 2019’a bu şekilde dizayn etmek zorundadır.

Dışarıdan merkez sağ adayları bünyesine topladığı sürece 2019 parti için yine hüsran yılı olur.

Yapılması gereken; tıpkı Erdal İnönü-Süleyman Demirel birlikteliğinde olduğu gibi parti içinde güçlü bir kaynaşma oluşturmaktır.

Sonuca ulaşılmak, CHP’nin sloganı olan “yeniden demokrasiye dönüş”ü başarabilmeleri için bu şarttır.

Bu ortamda AK Parti’yi konuşmak gereksiz.

Partinin başında, karizmatik, siyaseti iyi okuyan ve bilen, her zorluğun üstesinden gelen, ülkemizde en az 22-25 milyon seçmenin “ölümüne” desteğini almış bir siyasi lider Recep Tayyip Erdoğan var.

Enerjisi, partisini 2019’a taşıyacak kadar güçlü ve kudretli.

Sayın Abdullah Gül’e gelince…

Gül'den herhangi bir atılım beklemek, bugün için “teke”den süt beklemek kadar aykırı bir durumdur.

 

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2018, 10:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER