Seferihisar'ın hesabı verildi mi?

CHP, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak Tunç Soyer’i açıkladıktan sonra tüm Türkiye’de bir kıyamet koptu. Kavganın temeli ”Baba, oğul” üzerinden hesaplaşma.

AK Parti ve MHP, Soyer’i babası üzerinden yıpratmaya çalışırken, İYİ Parti ve CHP babalardan dolayı evlatlar suçlanamaz tezini gündeme getiriyor.

Ben de açıkça yazayım, baba ve annelerin yaptıklarından dolayı çocuklar suçlanamaz, çocuklara “Babanın hesabını ver” denemez. Önce burada bir anlaşalım.

Şu anda Tunç Soyer babası yüzünden bir kesim tarafından linç edilirken diğer kesim tarafından aklanmaya çalışılıyor. Bu çatışma da İzmir’de bir kamplaşmaya yol açarken, Tunç Soyer’in mağdur edildiği düşüncesini beyinlere yerleştiriyor.

Fakat bu arada bazı ve önemli gerçekler de yok kabul edilip gözden kaçırılıyor.

Hangi gerçekler mi?

Seferihisar’da olup bitenler.

Aylardır bu ilçe için cevapsız kalan sorular.

Şu anda sapla saman birbirine karışmış durumda.

Özellikle İstanbul medyası babası üzerinden tartışmalara girip Soyer’i sütten çıkmış ak kaşık konumuna sokmaya çalışıyor.

En taze örnek bugün Hürriyet Gazetesi’nde Ayşe Arman’ın, Soyer ile yaptığı röportaj. Tamamen Tunç Soyer’i göklere çıkaran, babası yüzünden suçlanmaması gereken çok başarılı bir belediye başkanı fotoğrafı ortaya koyuyor. Ismarlama olsa bu kadar cuk oturmaz.

Ben Ayşe Arman’ı araştırmacı bir gazeteci olarak bilirdim. Kimseyi çanak sorular ile aklamayan! Akıllardaki soru işaretlerini aydınlatan, gerçeklerin ortaya çıkması için çalışan bir Ayşe Arman vardı gözümde.

Ayşe Arman “Tunç Soyer Seferihisar” yazıp Google’dan bir araştırma yapsaydı, aylardır cevaplanmamış soruları da görüp daha gerçekçi bir söyleşiye imza atmış olurdu.

Arman’a biraz faydam olsun İzmirlilerin merak ettiği soruları tekrarlayım ki bir daha Tunç Soyer ile konuşursa bizim bir türlü alamadığımız cevapları belki kendisi alır.

Aynı şekilde Kemal Kılıçdaroğlu’na da birkaç sorum olacak.

Kemal Bey kimse Tunç Soyer’i İzmir’de yıpratmak için bir yarış içinde değil. Bunu iyice bilin.

Hele babası üzerinden söylenenler abesle iştigal.

Her zaman çok dürüst olduğunuzu iddia ediyorsunuz. Tunç Soyer’in Seferihisar’da tüm yaptıklarına siz de kefil misiniz?

İşte kefilliğinizi gerektiren cevapsız kalan sorular:

  • Neden Tunç Soyer başkanlığı sırasında 178 kez yurt dışına çıktı?
  • Seferihisar’ın en güzel sahil arsalarını, koylarını ve tesislerini Tunç Soyer neden parsel parsel sattı?
  • Bu satıştan elde edildiği iddia edilen 250 milyon lirayı Tunç Soyer nerelere harcadı?
  • Bu satışlardan gelen paralarla Tunç Soyer Seferihisar’a hangi kalıcı yatırımları yaptı? Büyükşehir’in bütçesinden yapılan yatırımları sakın saymayın.
  • 5 milyon lira borçla aldığı Seferihisar Belediyesi’ni Tunç Soyer nasıl 130 milyon lira borçlu hale getirdi.
  • Bu kadar mal satan ve borç yapan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer neden zaman zaman belediye çalışanlarının maaşlarını ödeyemiyor?

Tunç Soyer ile ilgili soruları daha da uzatabilirim.

“Seferihisar Belediyesi’ne ait olan çok güzel koyu ve tesisi Bayraktar grubuna satan Soyer ailesi, üst kullanım hakkını acaba kaça devretti?” en çok merak edilen sorulardan birisi de budur.

Seferihisar'daki bu sorularla dolu defter kapanmadan, “İzmir için yeni bir beyaz sayfa açtık” söylemi gündeme gelemez. CHP, başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere bu sorulara cevap vermek zorundadır.

Ben ve benim gibi düşünen İzmirliler, Tunç Soyer’in babası üzerinden yapılan tartışmaların bu soruları gölgede bıraktığını hatta bilerek unutturmaya çalıştığını düşünüyoruz.

Ne yazık ki kalemine ve dürüstlüğüne inandığımız birçok gazeteci de bu uyutma ve unutturma taktiğinin bugünlerde bir parçası oldu.

YORUM EKLE