banner51

Sanayi üretim endeksinin fısıldadıkları...

2019 yılı Haziran ayına ait sanayi üretim endeksi rakamları açıklandı, Bir önceki aya göre 1,3 artış yaşanmış. Bu rakamların artış halinde olması, istikrar vadetmesi ve devamlılığı önemlidir. Çünkü Türkiye, hala genç bir nüfusa istihdam sağlamak zorunda olan bir ülkedir. Üniversitelerde yaklaşık 8 milyon öğrenci bulunmaktadır. Her sene işgücü piyasasına 1,5 milyon üniversiteli dahil olmaktadır. Bunun için üretim, sanayi ve hizmetler sektörünün istihdam kapasitesini geliştiriyor olması önemlidir. Hem işsizlere iş imkanları sunulması, hem de yeni gelenlerin iş sahibi olması için bu göstergeler sıkı takip edilmektedir.

Her yükselen üretim imkanları verisi, ekonomi için taze kandır. Üretim ve girişimcilik yükseldikçe “iş arayan” değil; aynı zamanda “iş kuran” kişilerin sayısının da artmasına sebep olacaktır. Bunun için hükümetler kadar sivil toplum da proje üretmektedir. Ekonominin genel göstergeleri bu iş ortamı ve yatırım iklimi açısından önem arz etmektedir.

Genç işsiz oranı yüzde 26

İşsizlik verilerinde “genç işsiz” oranı yüzde 26’ya ulaşmıştır. İşsizler arasında her dört işsizden birisi “eğitimli işsiz” durumundadır. Ülkenin öncelikli odaklanacağı konuların başında bu hususlar yer alacaktır. Üretim, iç piyasa kadar ihracat için de önemlidir. Ülke malları, ülke imajı ile birlikte değerlendirilmektedir. Dış politikadaki her gerilimli husus, doğrudan üretimi hedef almaktadır.

İç pazarın canlandırılması konusunda vergi indirimleri ve farklı teşvikler etkili olmaktadır. Devlet bu teşvikleri yaparken gelirinden vazgeçmekte bu durum da bütçe açıkları konusunda etkili olmaktadır. Bu defa kolay gelir toplayabileceği alanlardaki mal ve hizmetlere zam yaparak, açıklarını azaltmayı öngörmektedir. Artık halkın satın alma gücü azalmakta, bu defa kredi talebi artmaktadır. Ucuz kredi imkanları hane halkı yükümlülüklerinin de artmasına sebep olmakta, bireylerin borç yükü artmaktadır. Buraya kadar “bardağın boş kısmına” dikkat çektik.

Bardağın dolu tarafı da var

Şimdi bardağın dolu tarafına bakalım. Sanayide bir toparlanma süreci başlamış görünmektededir. Bu süreç 8 aydır böyledir: İthalat azalmış, ihracat artmış; haliyle “cari açık” rakamlarındaki iyileşmeden bunu gözlemlemek mümkündür. Türkiye ile Amerika arasında yaşanan Rahip Brunson krizinde doların, 13 Ağustos 2018’de 7,11 TL seviyesine çıkması aslında bir yönüyle dış ticaretin hassas noktalarını göstermesi bakımından da etkili olmuştur. Kurdaki bu tırmanışın 10 TL seviyelerine kadar çıkmasını beklerken; alınan önlemler etkisini göstermiş ve dolar 2018’i 5,20 TL’den kapatmıştır.

Ekonomi canlı bir süreç yapılan sözleşmeler var. Alınmış/verilmiş siparişler, verilen taahhütler, stoklar ve piyasadaki ikame edici aktörler… Bunların hepsi ani yükselişi dengeledi. Türkiye’de ihracat dahi büyük oranda ithalata bağlıdır. Ancak özellikle geçen yıl yaşanan kur atağından sonra bile ihracatın artarak devam etmesi bu yargının kırılmaya başladığını göstermektedir. İhracat artışı hem ithalatın finansmanı hem de cari açığın azalması üzerinde etkili oldu. Demek ki, ithalatın düşmesine rağmen üretebiliyoruz, ürettiğimizi satabiliyoruz. Ülke içinde bir ikame sektörler oluştu demek ki…Bu çok önemli bir başarıdır.

Bunu söylerken yılbaşından beri düzelmeye başlayan güven endeksleri ve Satın Alma Yöneticilerinin sipariş endekslerindeki verilerin iyileşmesini de dikkate almak gerekir. Aralık 2018’den bu yana inşaat sektörü dışındaki güven endekslerinde yükselme başlamıştır. İhracat yapan sanayici kurdan da kazanmış, bu durum üretimi tetiklemiştir. Haliyle cari açıktaki gerileme ülkenin finansman ihtiyacının azalmasında etkili olmuştur.

İhracat 180 milyar doları aşabilir

Jeopolitik riskler, güvenlik zafiyetleri ve büyük çatışmalar dışında 2019 ihracatı yıllık 180 milyar doları aşabilme kapasitesine sahiptir. Veriler bunu göstermektedir.

Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama faaliyetlerinden kaynaklanan gerginlik ve S400 sorunu Sanayi üretimine engel değildir. S-400 füze krizi nedeniyle Amerika’nın olası yaptırımları konusu ABD ile daha başka, farklı alanlarda onlarca temas noktamız olması sebebiyle çok etkili olmayacak, bir anlaşma zemini bulunacaktır.

YORUM EKLE