Sabır...

Sabır bir çok yerdeki tanımıyla dayanmak anlamına da gelir. İnsanların zor koşullarda cesaret ve metanetini yitirmemeleridir diye tanımlıyor bazı yazarlar. Sabırlı insanlar genellikle yaşamda oluşan aksiliklere tahammül edebilen, uzun süre bekleyebilen, tüm tehdit ve saldırılara karşı metanetini koruyabilen ve yoluna devam edebilen kişilerdir. Çoğunlukla da çevrelerindekilerin takdirini toplarlar. Sabırlı insanların arkadaşları çok olur, etraflarında kim varsa genellikle sabırlı kimselere saygı duyar. Çünkü sabırlı olabilmek yetişkin davranışının da bir göstergesidir aslında. Sabırlı olabilmek, bekleyebilmek çok zor olabilir bazen. Özellikle hayatımıza ilgili önemli kararalar almamız gereken durumlarda, bir sıkıntımız olduğunda, sonuca ulaşmayı hedeflediğimizde, bazı engeller önünüze çıktığında vs.

Ancak hayatın ta kendisinin zorluklar, engebeler, sıkıntılardan oluştuğunu unutuyoruz çoğunlukla. Daha doğumumuz sırasında sabırlı olarak dışarı çıkmayı beklemek durumundayız. Annemiz bizi besleyene kadar ağlasak da sabırlı olmak durumundayız. Yani sabırlı olmayı ister istemez öğrenmek durumundayız hayatta kalma becerisi, yaşama uyum becerisi geliştirebilmek için çok da gerekli hem de.

Yani trafikte öndeki arabayı atlayamayacağınıza göre beklemek zorundasınız. İstediğiniz kadar korna çalın yine de sabırlı olmak, sınavınızın sonucunu öğrenmek için beklemek, istediğiniz şeylerin olabilmesi için beklemek, bazen kendi yaşam sürecinizi izlemek zorundasınız.

Sözün kısası doğduk, filmin sonunu da biliyoruz üstelik. Final de hepimiz ölüyoruz. Şimdi sonucu biliyoruz diye yaşamayacak mıyız? İşte hayatımızın sonunu biliyoruz diye yaşamımıza sabretmeyecek miyiz? Öümümüzü yakınlaştıramayacağımıza göre yaşamımızda da başımıza gelenleri ve gelecekleri sabırla bekleyip izlemek durumundayız. Öncelikle bununla yüzleşerek başlayabiliriz diye düşünmüşümdür hep. Yani bu hayatta sabredebilenler hep kazançlı çıkıyor. Kazancı tabi ki tartışabiliriz. Söylemem o ki, maddi kazançlardan bahsetmiyorum. Gerçek mutluluktan yaşadığımız her anının keyfini çıkarmaktan bahsediyorum. Sabrederek derin bir nefes alarak bazen olan bitenleri seyredebilmekten bahsediyorum, iç huzurundan bahsediyorum.

Ne kadar çok para kazandığınız sizi finalde pek de mutlu etmeyecek hani. Ne kadar çok anı içinize çekerek, içinize sindirerek yaşadıysanız finale o kadar zengin gideceksiniz. Durum tam da budur.

Sabrınızı zorlayan insanlar, olaylar olacaktır elbette. İşte tam da o anlarda derin bir nefesi içinize çekerek o durumları, olayları ilk kez yaşayanın siz olmadığını düşünerek, tüm gücünüzü hissederek izlemek gerekebilir. Ya da sabrınızı zorlayan insanlarla da bir arada olmak zorunda kalacaksınızdır elbette… Yine tam o sırada derin bir nefes alarak sabırsızlıklarını izlemek keyifli olabilir. Sabırsızlıklarını seyretmek, o kimselerin aslında ne kadar aciz olduklarını görmenizi sağlayacaktır. Bu ölümlü dünyada aslında sabır taşırmak da, çok sabırsızca davranmak da pek de yetişkinler hayatına ait değildir aslında.

Sabırlı olmayı beceremeden büyümeyi olgunlaşmayı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz derim. Sadece finalinize doğru yaş alıyorsunuz, yaşlanıyorsunuz ancak olgunlaşmıyorsunuzdur. Şikayet ediyor ama yapmıyor, istiyor ama vermiyor, suçluyor ama hep haklı olmak istiyor, talep ediyor ama beklemiyor, özeniyor ama çaba sarf etmiyor olabilirsiniz yani.

Sabır diyerek geçmemek gerekiyor yani… İçinde çok şey saklıyor…

Sabır taşı olanlara da selam olsun bu arada. Kalın sağlıcakla…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Dursun Karslioglu
Dursun Karslioglu - 3 ay Önce

Yuce kitabımız kuran-i kerimde .Velars süresinde." Vetevesevbil sabr " denir .Yani birbirinize höykür meyin ,taşkınlık, asabiyeti bozmayın. Ne diyor sabırlı olun sabirli olmayı tavsiye edin .Yine o yüce kitapta ne kadar az öğüt aliyorsunuz deniliyor .Dahası hic dusunmezmisiniz ,hiç akıl etmezmisiniz ? Bu sabirla olan yazıyı okuyarak öğüt ve düşünme akıl etme eylemlerini gozden geçirdiğimde. Kendi yaşamış olduğum iş hayatimdaki geldiğim yerin tamamen sabrin meyvesi oldugunu gördüm. Ani sabirsiz olaylari duraksayarak iyi tahlil edip dusunmeden davranislar gösterdiğim her eylemde zararla karşılaştım. Boşa değil o ata sözü de " Keskin sirke küpüne zarar verir diye " Şanssızlığın getirdiği stres ve kavga insan sağlığına da büyük darbeler vurmuyor mu? Demek ki sabirla zamanı vakti iyi degerlendirmek hem sağlık açısından hemde ergin yetiskin pozitif insan olmanin gereği. Sabirla yol selamet sabirsiz kul malamat der Erzurumda büyükler in sözü. Sevgilerimle