Teos'ta Sanat Bir Başka

Teos Yazar Evi oluşumunun Başkanı, başarılı yazar Melih Ergen ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Teos'ta Sanat Bir Başka

ÖZGÜN KABACAOĞLU / BEN HABER

İzmir’in kültürel ortamına renk ve değer katan, Seferihisar Belediyesi destekleri ile yoluna devam eden Teos Yazar Evi oluşumunun Başkanı, başarılı yazar Melih Ergen ile birlikteyiz. İzmir’in Türkiye içerisinde tekrar tekrar kıymetini arttırdığını düşündüğüm şu günlerde, böylesi bir edebiyat – kültür oluşumu ve başkanı ile sizleri baş başa bırakıyor, iyi okumalar diliyoruz.

İlk olarak sizden bahsedebilir miyiz? Sanat yaşamınız, iş hayatınız… Bilenler bilirler ama sizi, siz tanımlarsanız, neler dersiniz?

Özgün, insan yetmişine varınca kendisinden uzun uzadıya söz etmesi pek mümkün olmuyor. Bu nedenle kısaca söyleyecek olursam, hayat bana göre iş, aşk, politika ve sanat olmak üzere dört alandan oluşuyor. Benim hayatım işte bu dört alanın içinde devinmekle geçti. Şimdilerde ise Teos Yazar Evi Araştırma ve Uygulama Merkezinde çalışıyorum.

TEOS Yazar Evi, Seferihisar’da… Nasıl oluştu, amaçları, misyonu? Kısaca bahsedebilir miyiz?

Elbette… Önceleri İngiltere, Amerika ve Türkiye’den bir üniversitenin katılımıyla inşa edilen, bugün Seferihisar Belediyesinin bünyesinde yer alan Sığacık’taki Yazar Evi;  kafeteryası, toplantı salonları, üçüncü katında yer alan dört yatak odasıyla ve ayrıca yine dört odalı bağımsız idari binasıyla çok işlevli bir mekân. Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in girişimiyle gerçekleştirilen böyle bir mekânda çalışmak, doğrusu bizlere de ayrı bir heyecan veriyor. Teos Yazar Evi Araştırma ve Uygulama Merkezindeki çalışmalar, (geçenlerde yaptığımız olağanüstü genel kurul kararıyla adını Teos Kültür Sanat Derneği olarak değiştirdiğimiz) Simge Kültür Sanat Derneği ile Seferihisar Belediyesi arasında yapılan bir protokol ile sürdürülmekte.  Vizyonu kadar hayalleri de büyük olan Tunç Soyer’le buluşan hayallerimizi gerçekleştirebilmek ise, bildiğin gibi hedeflenen amaçlar ve ilkelerle sağlanabilirdi. 

Amaçlarınızı, ilkelerinizi biraz daha açabilir miyiz?

“Bir başka Türlüsü Mümkün” sloganıyla yola çıkarak belirlediğimiz dört temel ilkemiz mevcut. Kısaca şöyle sıralayabilirim:

1)    Yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir, ilkesinden hareketle önce yerelden hareket ederek merkezle, daha sonra da kuracağımız uluslararası ilişkilerle bir dünya fikrini paylaşmak,
2)    Aynı zamanda bir bellek mekânı olarak İon Kültürü üzerinde yer alan Seferihisar’da yapılacak sanatsal etkinliklerle bu kültürü yeniden insanlık değerleri arasına katmak, 
3)    Seferihisar’ın, “Cittaslow”- Yavaş Kentler alanında oynadığı öncü rolü doğrultusunda da çalışmalarda bulunmak,
4)    Esas olarak hayatı anlamlandıranın sanat olduğu görüşüyle sanat ve siyaset felsefesinin buluştuğu noktada ekolojik, feminist, antikapitalist, evrenselci bir dünya fikrini geliştirmek.

Peki, ilkelerinizin gerçekleşebilmesi için ne tür faaliyetler içerisindesiniz? Partnerleriniz, paydaşlarınızdan da kısaca bahsedebilir miyiz? 

Kuşkusuz bu ilkeleri hayata geçirebilmek önemli, işte bunun için de yeni yol haritamız doğrultusunda Seferihisar’da bulunan sanat derneklerinin yanı sıra, çeşitli kurumlarla işbirliği yapma yolunda girişimlerimiz oldu. Bundan böyle yeni Yönetim Kurulumuzda da yer alan Doğa Sanat Felsefe Derneği, ayrıca Seferihisar Sanatçılar Derneği ile ortak çalışmalar yapmaya başladık. MEB İlçe İl Müdürü kanalından kimi okullarla yapılan protokoller doğrultusunda çini, seramik, tahta oymacılığı gibi atölyeler açtık. Sığacık Marina yetkilileriyle birlikte konserler düzenledik. Bu etkinliklerin devamı gelecek de, esas olarak çalışmalarımızı AB projeleri üzerine inşa ettiğimiz için, özellikle toplumun dezavantajı guruplarına yönelik proje çalışmalarımızı da hızlandırmaya başladık. Araştırma ve Uygulama Merkezi olma hedefimiz gerçekleştirebilmek amacıyla çeşitli üniversiteler ve akademisyenlerle ilişkiler kurmaktayız; keza bu yolda önümüzdeki birkaç ay içinde dergi, broşür, kitap gibi farklı yayınlarımız başlayacak. Özetle ve altını çizerek ısrarla belirtmek isteğim nokta, her alanda olması gerektiği gibi katılımcılık kavramını lafta bırakmayıp, dernek yönetiminin hiyerarşik yapılardan uzak duran bir anlayışa sahip olduğunu, bizlerle birlikte çalışmak isteyen herkese açık olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Sevgili Tunç Soyer’in sadece bize veya Seferihisar halkına değil, tüm ülkemize teslim ettiği bu mücevhere gönüllü olarak birlikte sahip çıkarak, sanat kanalından onu hep birlikte parlatabileceğimize inanıyoruz.   

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 16:28
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER