Maden Faciası Sonrası Soma Kendine Gelemedi

Soma'da maden faciasının üstünden 4 yıl geçti. İlçeye dayanışmaya gidenlerin çoğu bile faciayı unuttu ama ateş düştüğü yeri yakmayı tüm şiddetiyle sürdürüyor.

Maden Faciası Sonrası Soma Kendine Gelemedi

BURAK CİLASUN / BEN HABER

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin hayatını kaybettiği ihmaller zinciri facia, aradan geçen yıllarda belki gündemden düştü ama ilçeyi hala kavurmaya devam ediyor. Yakın zamanda açılan Soma 301 Derneği de acının ne kadar canlı olduğunun en net göstergelerinden. Facia sonrası yaşanan süreçte madenci yakınlarına Doğuş Holding'in yaptığı ve Gaziantepli sanayicilerin desteğiyle TOKİ'nin yaptığı evler teslim edildi. Kişi başı 176'şar bin lira ödemeler de yapıldı. Bununla birlikte devlet de madenci yakınlarına birer memuriyet hakkı verdi. Bunlar yapılırken yapılmayan en önemli şeyse ailelerin yönlendirilmesi oldu. Eşlerini, evlatlarını kaybeden ailelerin bir kısmı bir yandan acı, diğer yandan evler ve toplu paraların kıskacında dağılma aşamasına geldi. Soma'da yaşananları, faciada oğullarını kaybeden Soma 301 Derneği Başkanı İsmail Çolak anlattı.

Yaşananların üstünden 4 yıl geçti. O tarihte bütün Türkiye'nin gözü Soma'daydı. Şimdi durum nedir?

Olayın sıcaklığında kimler gelmedi ki? Normal şartlarda Soma'nın haritada yerini kimse bilmezken, yaşananlar sonrasında dünya öğrendi. Soma'ya çok söz verildi. Bunlar da kısmen yerine getirildi. Yazarından, ünlüsünden, siyasetçisine kadar söz verenlerden bir ay sonra kimsenin kalmadığını gördük. Acılarla baş başa kalan insanlar var burada.

Devlet ne gibi yardımlarda bulundu?

Bana göre gereğince sahip çıkılmadı. Her madenci yakınına 1500 lira maaş bağlanacağı söylendi. Benim gelinim 633 lira maaş alıyor. Devletin yaptığı birer memuriyet vermek oldu. Onun dışında yardımlar hep sivillerin topladığı yardımlar oldu. Doğuş Holding 301 ev yaptırdı. Gaziantepli sanayiciler yine para topladı, onların topladığı paralarla TOKİ ev yaptı. Toplanan bağışlarla her aileye 176'şar bin lira yardım yapıldı. Gelen nakdi yardımlar da AFAD üzerinden toplandı. Biz toplanan paraların tamamının Soma için kullanıldığını düşünmüyoruz. CHP'li Özgür Özel bunun için soru önergesi verdi ama cevap verilmedi. Ayrıca Fenerbahçeli Volkan Demirel de hayatını kaybeden evlatlarımızın toplamda 1 milyon 600 bin lirayı bulan kredi borçlarını ödedi.

Yardımlar gereğince dağıtıldı mı peki?

Biz öyle olduğunu düşünmüyoruz. Belirli farklılıklar gözetilerek kayırmalar olduğu kanaatindeyiz.

Dava ne durumda?

Suçluların savunmaları istendi mahkeme heyetince. Biz ağır gittiğini düşünüyoruz. Çünkü mahkeme heyeti değiştirildi. Değişimi madenci yakınları olarak şüpheyle karşıladık. Yüzlerce sayfalık dosyalara hakim olan, ocak keşiflerini yapmış bir heyet neden davadan el çektirilsin? Gelen mahkeme heyeti Elbistan'daki maden faciasında şüphelilerin cezalarını para cezasına çevirmişti. Bu da bizi endişelendiriyor. Adalete güvenemiyoruz ama adaletten başka güveneceğimiz kimse de yok. Ayrıca olayda yüzde 70 işverenler, yüzde 30 devlet kusuru çıktı ama bir tane bile devlet memuru yargılanmıyor. Nasıl oluyor böyle bir iş? Bunu anlamıyoruz. Bu işi AİHM'e kadar götürebiliriz.

Bugün yanınızda kimler var peki?

Bugün bize en büyük desteği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu veriyor. Çocuklarımız için anaokulundan üniversite eğitimine kadar TBB tarafından toplanan paralar Türk Eğitim Vakfı tarafından burs olarak veriliyor. Sayın Feyzioğlu ile birlikte İzmir'den de Küçük Kulüp Başkanı Emre Sarıgedik bugüne kadar yanımızda en çok olan birkaç insandan biridir. Derneğimiz açıldıktan sonra düzenlediği yardım kampanyasıyla bizleri çok mutlu etti.

Soma'da madenci aileleri arasında bir ayrılık var sanki. Haksız mıyım?

Doğru söylüyorsunuz. Facia sonrasında buraya çok insan geldi gitti. Her gelen birilerine söz verip davadan caydırmak istedi. Bazı sarıklı kimseler gelip, “Allah'ın takdiridir. Davadan vazgeçin. İsyan etmeyin. Fıtrattır.” diye telkinlerde bulundu. Kimi aileler onları dinledi. Hatta çocuklarını bu gelen kimselerce kurulan yurtlara verdi.

“ÇOCUKLARIN YARIYA YAKINI TARİKAT YURTLARINDA”

Dernek Başkanı İsmail Çolak'ın yanı sıra eşi Gülsüm Çolak da facia sonrası kadınların hislerini anlattı. Gülsüm Ana, maden şehitlerinin çocuklarının yarıya yakın bir oranla dini referanslı yurtlara yerleştirildiğini söyledi.

“Kadınlar olarak yaşadığımız acıyla birlikte boşluğa düştük. Hepimizi birileri bir yerlere çekmeye çalıştı. Çocuklarını bazı dini cemaatlerin yurtlarına veren aileler var. Bunların sayısı da neredeyse yarıya yakın. Aile düzenleri toparlanmış değil. Bazı ailelerimiz ölüm acısı ve ardından gelen paralarla daha da parçalandı. Ben o kara günden çıkamadım. Benim gibi nice insan var. 4 yılda toparlanmadığımız çok belli. Kalbimin üstünde kocaman bir kaya oluyor. Nefes alamıyorum, boğuluyorum. Dernekte konuşurken bazen bağırıyoruz. Çünkü içimizde acı ve öfke var.” 

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 16:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER