Kırgın Çiçekler'in kötü annesi: BİRGEN ENGİN

Son olarak Kırgın Çiçekler dizisinde kötü anne 'Banu'yu canlandıran Birgen Engin Ben HABER’e özel açıklamalarda bulundu.

Kırgın Çiçekler'in kötü annesi: BİRGEN ENGİN
GÖRKEM ŞENGÜLER / BEN HABER

Enerjisi ve sanat aşkıyla insanda hayranlık uyandıran Kırgın Çiçekler'in kötü annesi Birgen Engin ile keyifli ve hayatın içerisinden bir sohbet gerçekleştirdim. Keyifle okumanız dileğiyle...

Nasıl başladı oyunculuk serüveni?

Çocukken ailemin beni götürdüğü bir çocuk tiyatrosu sahnesinde başladı. Hatta oyunun adı da Pinokyo’ydu. Aslında her şey hayallerle başladı diyebilirim. Benim serüvenim gerçeğe dönüşmeden önce sadece bir hayaldi ve yıllarca bu hayali nasıl gerçeğe dönüştürüm diye araştırmakla geçti. Tabii ki ilk etapta eğitimle gerçekleştirmek oldu. Yaklaşık dokuz yaşında böyle bir şeye karar verdim ve belki de 10 yıl sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü’nü bitirerek sanırım hayalleri gerçeğe dönüştürmüş oldum. Tabii ki çocukluğumda zihnime yer etmiş Deve Kuşu Kabaresi sanırım birçok tiyatrocunun geçmişinde de vardır. Zeki Alasya ve Metin Akpınar o zamanlar Yasaklar adlı oyunda oynuyorlardı ve ben onların kulislerine girebilme ve hayalini kurduğum şeyi mutfağında görme şansı yakalamıştım.


Senaryo seçimin nasıl oluyor? Bir kriterin ya da kuralların var mı?

Film senaryosu ve tiyatro metni olarak seçim yapma hakkım şu aşamada daha fazla olabilir fakat televizyon konusunda çok fazla seçim şansım yok.  Tabii ki belli bir görüntü belli bir yaş çerçevesinde her oyuncunun kendisine çizdiği bir profil var ve seyircinin de oyuncuyu algılamak adına inandığı bir profil var. Buna en uygun olan ve bunun seyirciyle buluşabilecek başarıda olduğuna inandığım çizgide sanırım o senaryodaki rolün bana uygunluğu söz konusu oluyor ve insanın projelerin iki proje arasında biriktirdikleri kendine kattıkları ve hayatına çektiği bazı enerjiler olduğuna inanıyorum. Bununla ilgili de bazı duygular biriktiriyorsunuz ve size de verilen rolün bu duygular paralelliğinde bir gücü ve enerjisi olduğuna inanıyorum. Böyle olunca da zaten benim başarabileceğim ya da enerjisini sonuna kadar taşıyabileceğim bir rol bu anlamda benim için doğru bir rol oluyor.


Yeni projelerinden bahsedelim biraz seni TV’de tekrar görecek miyiz?

Tabii televizyon projelerine devam ediyor olacağım ama yeni bir rolün beni ne zaman bulacağının ya da uygun rolün benimle buluşacağının bir garantisi yok. İnanıyorum ki oyuncunun maddi ve manevi dayanabilme gücü varsa bu iki proje arasındaki aralıkların çok fazla uzun olmamak kaydıyla bir boşluk olması en güzeli. Dinlenmek ve kendini yenilemek seyirci için de fazla sıkıcı olmadan başka bir yenilikle başka bir projeyle televizyon karşısına geçmek en ideal olanı. Hali hazırda şu an televizyon öncesinde başladığım bir tiyatro projesi var o da yeni kurulan bir tiyatro ismi “Tiyatro Rüzgar” belki televizyon seyircisinin değil ama popüler tiyatro oyunlarını yakından takip eden seyircinin keyifle izleyeceği bir oyun hazırlıyoruz. İsmi “Her Şey Dahil” Nisan ayından itibaren İstanbul’da ve Türkiye genelinde oyunlarımız olacak.

Bir dönem dizilerin süresiyle ilgili oyuncuların rahatsızlıkları vardı. Sen nasıl bakıyorsun bu konuya?

Evet dizilerin süreleri gerçekten çok uzun ya da ülkemizde bu durum böyle şu anda hali hazırda devam eden “Bodrum Masalı” isimli televizyon dizisi kalan son bölümlerini 60’ar dakika uzunluğunda gösterime girerek bu yeniliğin öncüsü olacak gibi gözüküyor. Umarım birçok kanal ya da prodüksiyon şirketi de bunun gerekliğinin farkına varıp dizileri 60 dakikaya çekerler. Tabii ki oyuncu, set ekibinin güvenliği daha verimli iş çıkabilmesi için ben de gerekliliği olduğunu düşünüyorum.

Londra’da sanatla iç içe yaşamak nasıl bir duygu? Geri dönmek gibi bir planın var mı?

Londra zaten tiyatro ve yazarlık anlamında sanatın ana vatanı diyebiliriz. Orada olmak sanat anlamında insanların özgürce ne söylemek istediklerini ya da hayata dair dünyaya vermek istedikleri mesajı sınırsızca ve özgürce dile getirdikleri için gerçekten sanat anlamında yerini buluyor. Geri dönmek gibi bir planım şu an da yok.


Londra’da yaşamak sana yeni kapılar açtı mı?

Tabii ki bana yeni kapılar açtı. Dünyanın her yerinden sanatçıyla tanıştım ve onlarla çalışma imkanım oldu. Farklı kültürleri tanıdım, farklı insanların hayatlarına gözlemci oldum ve sınırlar genişledikçe biriktirdikleriniz, anlatmak istedikleriniz de daha fazla büyüyor. Fırsat anlamında da kapılar açtı. Katıldığım eğitimler ve parçası olduğum projeler sadece oyunculuk anlamında değil onun dışında film prodüksiyon ya da farklı sosyal sorumluluk projesi, sanat işletmeciliği gibi değişik alanlarda da kendimi denemiş oldum.

Sinema, tiyatro ve televizyon hangisi senin için vazgeçilmez?

Sanırım bu konuda sinema ve tiyatro arasında çok gidip geliyorum. Sahne kameradan önce tanıştığım bir yer. Kendimi daha güvende hissettiğim bir yer fakat dışarıdan izlemekten keyif aldığım sinema olduğu için sanırım ne kadar tiyatrodan vazgeçemesem de sinemanın hayali içimde daha büyük. 

50 bölüm rol aldığın Kırgın Çiçekler’deki kötü kadın Banu rolüyle insanlarda sokakta nasıl tepkiler aldın?

50 bölüm bir televizyon dizisinde yer almak, seyircinin o karaktere inanması ve sizin yüzünüzü sürekli ekranda görmesi seyirci için o karaktere çok fazla inanmış ve alışmış oluyor. Bu da şu anda ülkemizde televizyon ve dizi sektörü ön planda olduğu için ayrıca dünyada birçok şeyin de önderliğini yaptığından halk tarafından çok popüler bir hale geldi. Tabii bunun içinde var olan seyircinin buluştuğu kısımda en göz önünde olanlar da oyuncular, bu anlamda hiçbir zaman senaristini, yönetmenini ve yapımcısını bilmiyor ama gördüğü şeye inandığı için sokakta gördüğünde gerçek karakteri görmüş gibi oluyorlar. Ben kötü ve vicdansız, sonunda aklını kaçıran ve kendini akıl hastanesinde bulan bir anneyi canlandırdım. Tabii ki aldığım çok kötü tepkiler oldu ama bu tepkilerin ardında karakterin rolün kötülüğüne yüklenmelerinden ziyade daha çok sempati ile yaklaşanlar oldu. Alışkın olmadığım bir durum olsa da tepkiler beni mutlu etti...
Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 17:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER