Kadına dokunan kitap: Gökten 3 Elma Düşmüyor

Berna Kumaş Sipahi, yeni kitabı 'Gökten Üç Elma Düşmüyor'u HABER okuyucularına anlattı.

Kadına dokunan kitap: Gökten 3 Elma Düşmüyor
ÇİĞDEM ALPASLAN / BEN HABER

Yaşadıklarını anlamlandırmayı, ürettiği her şeyi projelendirmeyi başaran, roman yazma hayalini gerçekleştiren Berna Kumaş Sipahi ile yeni kitabı 'Gökten Üç Elma Düşmüyor' hakkında Ben HABER okuyucuları için keyifli bir sohbet gerçekleştirdik...

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

30 yıldır halkla ilişkiler, kurumsal iletişim konularında İzmir'in öncü şirketlerinde yöneticilik yaptım, halen de devam ediyorum. Evliyim bir çocuğum var. Gerçek anlamda iletişimciyim. Hem eğitimim, hem de siyaset iletişimi konusunda masterım var. 

Yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Yazmak kendimi ifade etme biçimim. Hayatımın her alanında yazıyla bir işim oldu. Kendimi sözel olarak da ifade etme becerim var ama ifade edemediğim ya da çok açığa çıkaramadığım her şeyi yazıya dökme gibi alışkanlığım var. Günlüklerim, küçük küçük hikaye denemelerim hep vardı. Bu  birikim bugün bir kitaba dönüştü. 

Günlüklerinize dönüp baktığınızda ne hissediyorsunuz?

O yaşın tamamen özelliklerini yansıtan sorunlar, ergenlik bunalımları, bazı sevinçler, üzüntüler yer alıyor. Genelde günlüğe ya çok mutlu olduğumda ya da çok üzüldüğüm zaman sarılmışım... Günlüklerde kişisel tarihim ve arşivim var.

Kitap yazma hayaliniz çocukluktan itibaren vardı herhalde...

Hayallerimiz hep var, hayalsiz olunmuyor. Çocukluğumda dizi film şeklinde hayaller kurardım. Onun bir kısmını hikayeleştirmeyi de seviyordum ve o hayallerin baş kahramanı bendim. Yazmak 

aslında oradan gelen dürtü gibi bir şey. 

ROMAN 'SIR KADINLAR'DAN ÇIKTI

Roman'ın çıkış hikayesi olduğunu biliyorum, bundan bahsedebilir misiniz?

2010 yılında 'Sır Kadınlar' adlı siteyi kurdum. Oradaki hedefim; Kendini ifade edemeyen, anlatamayan kadınlara sırdaş olmaktı, yazarlar takma isimle yazdıkları için rahatlıkla duygularını ifade edebiliyorlardı.  birbirlerinin dertlerini orada okusunlar, buldukları çözümleri paylaşsınlar diye kadınlar arasında bir kanal oluşturmak istedim. Ben de sitede olgun kadın karakteri yarattım, günlük havasında, 40'lı yaşlarda kadının yaşadığı güncel sorunları, tepki duyduğu olayları bir sene kadar yazdım. Sonra baktım bu yazılardan bir  öykü çıkıyor. Ben de tamamen aldım ve bir roman olarak kurgulayarak yazmaya başladım. Roman Sır Kadınlar'dan çıktı. 

Kitabın konusundan biraz bahsedebilir misiniz?

Kitabın kahramanı Arya gibi görünse de aslında iki kadının öyküsü. 40'lı yaşlarda, ekonomik özgürlüklere sahip, birçok insanın ulaşmaya çalıştığı pozisyonda iki genç kadın ama bunların yalnızlıkları var. Bu yalnızlıkların çerçevesinde bir takım olaylar örgüsü de bazen birbirinden uzaklaştırıyor, bazen birbirine yakınlaştırıyor ve öykü sürpriz bir sonuçla bitiyor. Ben kadına dokunan bir kitap yazdım ama bu aynı zamanda günümüz erkeğinden de izler taşıyor. 

Kitabın ismi nasıl oluştu?

Kitabın kurgusu ve konusu çok önemli ama kitabı okuyucuyla buluşturan iki ana unsur var. İyi bir kapak ve iyi bir isim, kitabın olmazsa olmazlarından. Kitabın adı bana ait. Gökten Üç Elma Düşmüyor'u elma metaforundan yola çıkarak koydum. Her genç kızın hayali masal gibi bir aşk yaşamak ama gerçek hayat her zaman masallardaki gibi olmuyor. Masalın sonunda öyle herkesin başına elmalar düşmüyor. Biraz bunu vurgulamak istedim.

Okurlarınızdan kitapla ilgili geri dönüşler nasıl?

Benim beklediğimden çok daha iyi. İzmir Kitap Fuarı’nda lansmanının yapılması Doğan Kitap'ın çok doğru bir stratejisi oldu. Çünkü ben İzmirliyim. Birçok yerden 'çok beğendik' diye mesaj geldi. Tabii ki Doğan Kitap'tan çıkması benim için bir şanstı. Yönetici arkadaşlar kitabı sahiplendiler, iyi bir editörle çalıştım, güzel promosyon yaptılar, kitabı desteklediler. Kitap da onlara karşılığını verdi diye düşünüyorum çünkü 3. baskıya girdik. Bu benim için mutluluk verici bir şey. Herkese çok teşekkür etmek istiyorum.

Yazarken neye dikkat ettiniz?

İyi okuyan biri olarak şuna dikkat ederim. Bir kitap ne kadar akıcı? Kitap sizi ne kadar içine alıyor? Bazen çok iyi yazarların kitaplarını okuyamadığımız olmuştur. Artık kafalarımız çok yorgun, detaylarla uğraşmak istemiyoruz. Kitabın ana konusundan sapıp başka yerlere daldığı zaman beni sıktığını fark ettim. Bu yüzden kendi kitabımda ana konuya konsantre olmaya çalıştım. Gereksiz betimlemelerden uzaklaşarak, kısa cümleler kurarak, karşımdakiyle sohbet eder havada yazmaya çalıştım. Bana gelen yorumlardan da fark ettim ki başarmışım.

Kitapta İzmir ve Çeşme'den bahsediyorsunuz... 

Aslında insan en iyi bildiğini anlatıyor. Ben de en iyi bildiğim mekanları anlatmak istedim. Karşıyakalıyım kitapta bir Karşıyaka olsun istedim, yazın Alaçatı'da yaşıyorum bu yüzden orayı anlatmak istedim. Yaşayan bir mekan olsun istedim ve mekanları da gerçekçi mekanlar olarak tercih ettim. 

KADIN HER YAŞTA AŞK ARAR

Kadınlar 40 yaşından sonra aşk mı arar?

Kadın her yaşta aşk arar. Sevilmeyi, ilgi görmeyi her yaştaki kadın ister. Hayatımızda bir eksiklikse doldurmaya çalışıyoruz. 

Sizce erkekler aşk mı heyecan mı arıyor?

Kitapta kötü ve iyi örnekler de var. Kadına kendini kraliçe gibi hissettiren bir karakter de var ama kadın onu tercih etmiyor. Yine kendine ızdırap çektireni tercih ediyor. Hayata bakış açılarımız farklı. Erkek biraz pohpohlanmak, daha şımartılmak isterken kadın sığınılacak bir liman istiyor bana göre. Erkek heyecanını hep dorukta tutmak istiyor ama kadın zaman içinde aşkın sevgiye dönüşümüyle daha bir garanti, koruma, şefkat hissiyatı içinde de olabiliyor. Ben psikolog değilim, böyle kesin yargılarla konuşmak istemem, erkekleri yargılayan biri olmak istemiyorum. Kitapta biraz kendi bakış açımla biraz da gözlemlerime dayanarak anlattım. Kitabın kurgusunda öyle olması gerekiyordu.

İleriye yönelik masal kitabı projenizden bahsedebilir misiniz?

4 yaşında Atlas adında bir oğlum var. Oğluma bir hediye, anı bırakmak için ''Atlas'ın Masalları'' diye kitap düşünüyorum. Bu masallar Atlas'a hep anlattığım masallar. Bizim bildiğimiz masalların içinde çok vahşet olduğu için anlatamadım o yüzden onun içinde olduğu, bildiği değerler üzerinden masallar anlatmaya çalıştım. Eğer olursa resimli masal kitabı hayalim var. Başkahramanı ve çizgi karakteri de ona benzesin istiyorum. 

Bilinçli bir anne olarak çok güzel çözüm yolu bulmuşsunuz diyebilirim...

İnsan yaşarken bazen çözümler üretiyor, bu çözümlere de kafa yorarsanız altından bir şey çıkıyor. Ben yaşadığını anlamlandırmaya çalışan biriyim. Açıkçası ürettiğim hiçbir şeyi boşa harcamak istemiyorum. Ürettiğim bir şeyi değere dönüştürmek gibi mesleki refleksim var. Her şeyi projelendirmek istiyorum.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Emeğe çok saygım var çünkü bir kitap kolay yazılmıyor. İnsanlar çok yazsın, çok okunsun. Kitabımda günlük hayattan bir şeyler verdim, insanlara okudukları şeylere ayna tuttum. Yolculuk arkadaşı, plaj arkadaşı, kahve arkadaşı sırdaş olabilecek bir şey yazmaya çalıştım. İnşallah çok baskılar yapar, çok insan okusun ve beğensin.

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 17:46
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER