'İzmir itici bir güç olacaktır'

Meral Akşener'e desteğini en net biçimde ortaya koyan isimlerden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ülkenin milliyetçi kanadında yaşananları anlattı.

'İzmir itici bir güç olacaktır'
BURAK CİLASUN / BEN HABER

1 Kasım 2015'te gerçekleşen seçimler sonrası muhalif kanadın bayrak açtığı Milliyetçi Hareket Partisi'nde, kurultay isteyenlerin ihraç edilmesiyle sonuçlanan süreç ve akabinde referandum restleşmesiyle birlikte 17 Nisan'da partisinden istifa eden eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu çok dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Türk milliyetçilerinin siyasi köle olmadığı çıkışını yapan Dervişoğlu, yeni oluşum ve İzmir'in yeri hakkında da gündem oluşturacak ifadeler kullandı.

Türk milliyetçilerinin referandumda hayır demesinin anlamı nedir sizce?  MHP Genel Merkezi'ne rağmen bir 'hayır' nasıl okunmalı?

Türk milliyetçiliği, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesidir. Aynı zamanda da sıradan bir şuur değil, icapları olan bir dünya görüşüdür. Cumhuriyeti ve onun ortaya çıkardığı değerleri yakın, orta ve uzun vadede zaafa uğratacak bir anayasa değişikliğinin Türk milliyetçileri tarafından makul karşılanabilmesi bu çerçeveden bakıldığında hayatın doğal akışına aykırılık arz eder. MHP genel başkanının herhangi bir yetkili kurula danışmadan sırf şahsi insiyatifiyle bu değişikliği önermesinin ve hatta arkasında durmasının camiamızın kabulüne mazhar olmayacağını defalarca ifade etmiştik. Bizleri ülkücü ve Türk milliyetçisi yapan değerlerle çelişen bakış açısının gerek kendisine ve gerekse partinin kurumsal kimliğine zarar vereceği hususundaki uyarıları yapmaktan da geri durmamıştık. Simdi çıkan sonuçlara bakarak milliyetçi-ülkücü seçmen tabanının dayatmalara değil, inançlarına göre hareket etmeyi tercih ettiğini ve onurlu bir duruş sergilediğini söyleyebiliriz. Türk milliyetçileri siyasi köle değil, değerlerine sahip çıkma iradesi sergileyen hür ve demokrat insanlar olduklarını siyasal tarihimize şerh etmişlerdir. Ne mutlu bizlere…

Sayın Akşener'in referandum öncesi yurt gezilerinde yanındaydınız. Toplumun tepki ve beklentileri neler?

Türk siyaseti tıkanmış bir görüntü sergilemektedir. Toplum kutuplaşmış ve bu kutuplaştırmanın ortaya çıkardığı gerginlikten rahatsız olduğunu dillendirmeye başlamıştır. Artık siyasetin yeni bir yüze ve heyecana ihtiyacı olduğunu saklayabilmek imkansız hale gelmiştir. Siyah ve beyazın arasındaki onlarca renk, kutuplaşmanın içini boşalttığı merkezde kendisine yer aramakta, yanlış siyasi söylem ve uygulamalar yüzünden boşalan merkeze yeni bir siyasi ikamenin yapılmasını arzulamaktadır. Sayın Meral Akşener’in bunu gerçekleştirebilecek yegane siyasi figür olduğu da dile getirilmektedir. Gittiği her yerde gördüğü ilgi ve sevgi bunun delilidir. Bu konudaki zamanlama ve karar kendisine aittir ama benim gözlemim budur. 

Türk Milliyetçileri Hayır Diyor Platformu büyük ilgi gören bir kadroydu. Bu kadro geleceğe taşınabilecek şekilde muhafaza edilebilir mi? 

Bu alanda pek çok platform kuruldu ve hepsi de önemli bir mücadelenin sembolü olarak anılmayı hak ettiler. Ben açık sözlü ve açık yürekli biriyim. Bir söz sarf ederken “acaba yarın ne olacak ve kim ne diyecektir?” diye düşünerek kelamıma otosansür uygulamayı pek beceremem. Milletimizin, siyasette söz sahibi olarak gördüğü bu siyasi figürleri eşit statüde değil, Sayın Akşener’in siyasi önderliği ve sözcülüğünde bir arada görmek istiyor. Bu kadronun ortak bir hedef üzere geleceğe taşınması hali, bahse konu kişilerin feragat anlayışları ile doğrudan alakalıdır. Millletin feraseti, kişisel fedakarlıklarla taçlanırsa güzel şeyler olacaktır kanaatini taşıyorum. 

Sayın Akşener'in İzmir mitingi büyük bir kitleyi buluşturdu. Bu ilgiden yola çıkarsak, İzmir itici bir güç olabilir mi?

İzmir demokrasinin beşiği ve kalesidir. Türk siyasi tarihinde önemli olaylara önderlik etmeyi başarmıştır. Sorunların çözümünde kendine has bir duruşu ve dili vardır. Uzunca bir zamandan beri siyasete hakim olan üslup maalesef hamaset, husumet ve hakaret dilini esas almaktadır. Bana sorarsanız İzmirce bir dile ve lisana ihtiyaç vardır. Ayrıca İzmir, Türkiye’nin batıya bakan gözü, doğuyu kucaklayan koludur. Ortak akla vücut veren, hoşgörüyü hakim kılan, cumhuriyetin korunması için yollara düşen, gerektiğinde evlerini Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle donatan, Kadir gecesini de meydanlarda kutlayan bir kent kültürü itici güç olmayacak da ne olacaktır? Herkes İzmir’e inanmalı ve güvenmelidir.
Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 17:51
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER