'İki partili bir düzene doğru gidiyoruz'

Türkiye tartışmasıyla, gerilimiyle bir sandık sürecini daha geride bıraktı. Oktay Gökdemir geride kalan bu sürecin çok da uzak olmayan bir gelecekte erken seçim olarak yeniden karşımızda olacağını söyledi.

'İki partili bir düzene doğru gidiyoruz'

BURAK CİLASUN / BEN HABER

İzmir'de siyasetin tanınmış akademisyenlerinden Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Oktay Gökdemir, referandumu ve bundan sonra yaşanabilecek muhtemel süreci yorumladı. Gökdemir, Türkiye'nin 2 partili bir sisteme doğru gittiğini dile getirirken, sandığın bir numaralı kaybedeni olaraksa MHP'yi işaret etti.

Türkiye bir referandumu tüm tartışmalarıyla geride bıraktı. Sizce bu referandumun Türkiye için oluşturduğu kırılma noktası nedir?

Türkiye'nin 200 yıllık bir tanzimattan beri gelen demokrasi geçmişi var. 1876'dan itibaren parlamentoya dayalı bir meşrutiyet olmuş. Milli mücadelemiz de açık bir parlamento aracılığıyla sürmüş. Dolayısıyla 1923-46'da tek parti de olsa meclis üstünlüğü var. 1924 anayasası tek parti anayasası olmasına rağmen dp bunu değiştirmeyi düşünmemiştir. Bundan vazgeçmemiştir. Bu da askeri darbenin önünü açmıştır. 61 Anayasası geldi ve güçlü kuvvetler ayrılığı ilkesi ilk kez geldi. 12 Eylül geldiğinde bile bunu biraz düzenleyerek devam ettirdiler. Kırılma noktası şu ki, Türkiye bir kez daha kuvvetler birliğine döndü. Dünyanın gidişiyse kuvvetler ayrılığıdır. Gazi Meclis kendi varlığını inkar eden bir durumla karşı karşıya.

AK Parti'nin referandum performansını nasıl buldunuz?

İktidar partisi burada siyasi bir faaliyet göstermekten çok Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın siyasi kimliği ve liderlik karizması üstünden seçim kampanyası sürdürmeyi tercih etti. AK Parti bu seçimde kendisini tekrar etti. Her seçimde değişim metaforundan söz ederken, bu kez kendini tekrar hali mevcuttu. Yollar, havalimanları vs... 2017 Türkiye'si ciddi bir ekonomik kriz sürecini yaşıyor. Bu süreçte söylem daha farklı olabilirdi. Tabii biraz rehavet de etkili oldu denebilir çünkü MHP'nin de bu ittifakın içine dahil olmasıyla yüzde 60 ve üzeri bekleniyordu. MHP'nin 3'te 2'si hayır oyu kullanınca hesap bozuldu. Evet oyuna yansıyan erimenin sürebileceğini ve bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2019'u beklemeden erken seçim yapacağını düşünüyorum.

Evet cephesinden gitmek gerekirse MHP için neler söyleyebilirsiniz?

Türk siyasetinde milliyetçilik bir ana damardır. Milliyetçilik kaybolmaz ama yeni oluşumlar olabilir. Bahçeli'nin taban üstünde bir belirleyiciliği kalmamış. Sandığın bir numaralı kaybedeni net bir şekilde MHP'dir. MHP'de bu denli büyük bir yanılmanın olması, MHP kadrolarının yeniden değerlendirilmesini gerektirecektir.

“CHP'nin bu esnekliği koruması lazım”

CHP'nin referandum stratejisi beğenilmişti. Peki ya sonrası?

Ben CHP'nin bu yöntemini olumlu buluyorum. CHP'nin tek başına 25'lik oyu var ama sandıktan yüzde 49 çıktı. CHP muhalefeti bir araya getirecek mayayı sağlamış oldu. Yüzde 49 içinde milliyetçiler de var, HDP'liler de vardı. CHP tüm bunları bir araya getirmiş oldu. Benzemezlerin ortak noktasının iyi yakalandığını Bunu bir arada tutacak yeni bir oluşum lazım. Buna da Türk siyaseti fırsat verir mi vermez mi izleyip göreceğiz. CHP'nin bu stratejiyle bana göre devam etmesi gerekir. Çünkü geçmişteki bloklaşma ve cepheleşme mantığı onu konsolide etmeye yarıyordu. Bir iktidar alternatifi yaratmak için başka yapılarla ittifak gerekiyor. onu da sağlaması için CHP'nin bu esnekliği koruması lazım.

Erken bir seçimde nasıl bir atmosfer olur?

Bence Türkiye 2 partili bir düzene doğru gidiyor. Türkiye 2 partili sisteme yaklaştığındaysa MHP oylarının CHP içinde yer alacağını düşünmüyorum. Milliyetçi sağ cephe mantığıyla AKP içinde yer alabilir. 

“Yeni parti kurulur ama...”

Akşener'in yeni parti kurma ihtimali?

Yeni bir siyasi oluşumun Türkiye çapında örgütlenmesi ve alternatif olarak öne çıkması zaman kavramına takılıyor. Baskın bir erken seçimin önümüzdeki sonbaharda olmasını bekliyorum. Bu da yeni oluşumun hazır olmasını engelleyebilir. Bir de siyasetin ana damarı olan partilerden kopmak baştan çok çekici gibi görünebilir ama reel politikada bunun bir karşılığı yok. Zamanında Muhsin Yazıcıoğlu da ayrılıp Büyük Birlik Partisi'ni kurdu. En iyimser haliyle yüzde 4'ü zor buldu.  Ben MHP'nin kendi içnde bir devinim olması gerektiğini düşünüyorum. Buradan yeni bir genel başkan çıkarsa büyürler. Ama ayrı bir parti kurup tekrar mücadelenin içine katılmak artık zor işler. Hele bu Anayasa değişikliğiyle birlikte 1 yıldan kısa süredeki bir seçime örgütlü gitmesi zor olur.

AK Parti yeni bir çözüm sürecine girişir mi?

Bence bundan sonra siyaset artık 16 Nisan öncesi gibi olmayacak. Kartlar yeniden karılacak. Buna en başta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin ihtiyacı var. Bunun için de AK Parti Türkiye'yi yeniden kucaklayacak bir söylem geliştirmeye çalışacak. Bu süre zarfında Avrupa ile de iyi ilişkilerin yeniden tesis edileceğini de söyleyebiliriz.

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 17:57
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER