banner9

'Çamur Perisi'nden Seramik Bileklikler

Çamur Perisi Ceren İlteroğlu toprakla yarattığı seramik tasarımlarını Ben HABER’e anlattı...

'Çamur Perisi'nden Seramik Bileklikler

ÇİĞDEM ALPASLAN / BEN HABER

Her tasarımın bir anlamı ve bir duygusu var. Kendi yaşadığı duygularla, yazdığı yazılarla, bazen ünlü düşünür ve yazarların yazılarıyla hikâyeler oluşturup, onlara toprak boncuklarla olmak istedikleri bedeni verip tasarımlar oluşturan ''Çamur Perisi'... Çamur Perisi Ceren İlteroğlu'ndan hayatının her alanında yer alan toprakla yarattığı seramik tasarımlarını konuştuk...

Öncelikle samimiyetinden dolayı sana Ceren demek istiyorum. Seni tanıyarak röportajımıza başlayalım istiyorum...

Merhaba Çiğdemim. Hepimizin birbirimizin bir parçası olduğumuza inandığım için ben de sana Çiğdemim demek istiyorum. Ben 83 doğumlu işletme mezunu; yoga, pilates, meditasyon eğitmeni; seramik ve hayat öğrencisiyim. İnsan olma vasfına erişebilmek adına aklını kullanıp yeni yeteneklerini keşfetmeye çalışan bir Can'ım. Hayatta her şeyin bir nedeni olduğuna ve birbirimizin hayatlarında yeni öğrenme yollarının açılması için vesile olduğumuzu düşünüyorum. 

Seramik hayatına nasıl girdi?

Toprak her zaman hayatımın her anında farklı şekillerde önemli oldu. Takı tasarımına tohum ve cam boncuk kullanarak başladım. Meditasyonda kullandığımız japamalalara (Hint tespihi) farklı bir tasarım yaparak kolye gibi kullanılmasını sağladım. Her şey çok güzel giderken günün birinde tasarımım çalındı ve tarzım, materyallerim kullanılmaya başladı. Bu evrenin bana "Ceren konfor alanından çık ve tasarımını geliştir" deme yöntemiydi. Yeni bir materyal arayışına girdim ve hayatta beni en çok rahatlatan şeyin ne olduğundan yola çıkma kararı aldım. O da topraktı. Toprak boncuklarla ilgili araştırma yaparken Yıldız Yalnız ile tanıştım. Yıldız sadece benim ticari iş yaptığım biri değil hayat ışığım oldu. Bana ama bilinçli ama bilinçsiz renk kattı. Ve kullandığım materyali iyi öğrenmek için seramik kursuna başladım derken atölye çalışmalarına girdim.

Kaç kişilik ekibiniz var?

Ben aslında tasarım kısmında yalnız çalışıyorum. Ama Yıldız ve ekibini benden ayrı tutamıyorum. Onların 20 kişilik ekibi olmasa benim bu işlere girişim daha geç ve daha sancılı olurdu.

Yıldız; çok akıllı, yetenekli, kocaman yürekli, sıra dışı bir insan. Kısacık zamanda inanılmaz işler başarmış bir akıl hocam olması inanılmaz şanslı olduğumu hissettiriyor.

Instagram sayfanı incelediğimde yaptığın tasarımlara bir anlam yüklediğini görüyorum. Bundan biraz bahseder misin?

Kendi yaşadığım duygularla, bazen kendi yazdığım yazılar, bazen ünlü düşünür ve yazarların yazılarıyla hikâyelerimi oluşturup onlara toprak boncuklarla olmak istedikleri bedeni verip somutlaştırıyorum.

Bu arada Instagram sayfa adını da çok beğendim. ''Çamur Perisi'' ismi nasıl ortaya çıktı?

Instagram hesabımın iki adı var aslında Çamur perisi ve Nada. Nada'nın birçok dilde farklı anlamları var. Sırpça umut, İspanyolca hiçlik, Sanskritçe (Hinduların kadim dili) ilahi iç ses demek. Ve bunların bütün anlamları benim için ayrı ayrı önemli. Evrende yaşayan her varlığın birbirinin bir parçası olduğuna inanıyorum demiştim ilk başta. Son aylarda yaşadığım tecrübelerle inanmanın ötesinde idrak kısmına geçtim. Ve artık bundan eminim. Hepimiz birbirimizi algılayabiliyor, hissedebiliyor ve birbirimizin yaşadıkları üzerinden de yaşamaya devam ediyoruz. Tecrübe edip öğrendiğimiz bilgileri kullanma dönemimiz geldiğinde kabuğu çatlamaya hazır bir yumurta gibi olduğumuzu düşünüyorum. Küçücük, yumuşacık, sıcacık bir son dokunuşa ihtiyacımız oluyor kabuktan yepyeni ışıl ışıl halimizle çıkmak için. Aynı bir perinin sihirli asasıyla dokunup mucizeler yarattığı gibi birbirimizin hayatlarına dokunup mucizelere vesile oluyoruz. İşte bu yüzden Çamur Perisi ve Nada. Yani çamur perisi ben değilim. Hepimiz birbirimizin çamur perisiyiz. Hepimiz SEVGİDEN yaratıldık ve mucizenin ta kendisiyiz. Hayata hiçbirimiz olup gelmiyoruz. Hepimiz olmaya geldik ve birbirimizin zorluklarını, öfkelerini, acılarını, ihtiyaçlarını en iyi bizler anlarız. Hayatı zorlaştırmak "Ben" olmak yerine kolaylaştırıp "BİZ" olmak daha anlamlı daha huzurlu. 

Senin farklı bir enerjin olduğuna inanıyorum ve ben de sana anlam yüklemek istiyorum. Arkadaş ve huzur limanı demek istiyorum. Bence seramik tasarımlarına yüklediğin anlamlar sana güzel enerjilerle geri dönmüş diye düşünüyorum. Sen ne düşünüyorsun?

Senin içindekini hissediyorum ve sana ben gibi yaklaşıyorum. Bunu hissetmen beni ne kadar mutlu etti anlatamam. BeetleJuice filminde Winona Ryder'in Shake Senora şarkısında havalanarak dans ettiği sahneyi içimden canlandırıyorum şu an…

Teşekkür ederim. Ben HABER okuyucularına söylemek istediğin bir şey var mı?

Herkese söylemek istediğim tek şey var. "Topraktan geldik toprağa gideceğiz." Ömer Hayyam'ın dediği gibi iyi bir testi olarak hayata devam etmek istiyorsak birbirimizi birbirimizden ayırmayalım. Biliyorsun bana en iyi gelecek şey sana en iyi gelen şey. Tek bir cümle: Yalnız değilsin, ben hep senin yanındayım. Çok teşekkür ederim Çiğdemim güzel kalbin için iyi ki varsın ve hep ol lütfen...
 

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 16:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER