'Artık biz değil onlar düşünsün'

16 Nisan referandumunda İzmir’de ‘hayır’ oyunun en yüksek çıktığı ilçe olan Narlıdere’nin Başkanı Abdül Batur, ''İnsanlar bir araya gelerek, cumhuriyetin temel ilkelerini ortadan kaldıracak rejim değişikliğine karşı Narlıdere’nin ne kadar hassas olduğunu, bütün bu inisiyatiflerin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi'' dedi.

'Artık biz değil onlar düşünsün'
GAMZE KURT / BEN HABER

İzmir’in son yıllardaki en önemli çekim merkezi haline gelen Narlıdere’nin dört dönem üst üste seçilen rekortmen başkanı Abdül Batur ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Öncelikle kritik bir referandum sürecini geride bıraktık. Bu süreci ve ortaya çıkan sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii önce ülkede 18 maddelik bir referandum neden gündeme geldi, onu da bir daha konuşmak lazım. Ülkenin şuanda bir rejim değişikliğinden ziyade, ekonomisinin düzeltilmesine, işsizliğin ortadan kaldırılmasına, komşularımızla barış sağlanmasına, AB ilişkilerinin daha iyi bir noktaya getirilmesine ihtiyacı vardı. Bununla ilgili zaten CHP olarak gerekli karşıt görüşü hem Meclis’te hem de yapılan propagandalarda ifade ettik. Ama maalesef bugün geldiğimiz noktada, özellikle seçimden sonra nasıl bir yöntem izlenecek herkes tereddütle bekliyor. 2019’da devreye girecek bir sistem değişikliği bu. Resmi Gazete’de yayınlandıktan sonra 1 ay içinde HSYK değişecek. Daha sonra da AYM üyeleri değişecek. Yargı sisteminin baştan sona değişecek olması insanın aklına her türlü şeyi getiriyor. Bu kurumlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kurumları. Bu kurumlar 2019’da seçilecek cumhurbaşkanı tarafından atanırsa, atanan kişi kendisini atayan kişiyi yargılayabilir mi? Böyle bir sistem olabilir mi? Olmaz. Bunları anlattık ama neticede halkımız karar verdi. Karar sürecine de baktığımızda seçimlerin çok doğru netice verdiğini söylemek zor. Baktığımızda seçimlerin tamamlanmasına kısa bir süre kala YSK, tartışmalı bir karar verdi. Tam maç oynanıyor penaltı atışı yapılacak, atış penaltı noktasından yapılmayacak, ceza sahasının dışından yapılacak dendi… O hesap… Böyle bir şey olabilir mi? Bunun parti olarak takipçisiyiz. Bunun AİHM ayağı da var. Sonuçta yüzde 49’a 51’lik bir sonuç var. Artık biz değil onlar düşünsün. 2019 seçimlerinde çok güçlü bir adayla farklı bir sonuç alınabilir. Kendi yaptıkları Anayasa değişikliğiyle başka birinin seçilmesini görebilirler. 


Güçlü bir aday dediniz… Aklınızda bir isim var mı?

Bir isim yok. Ancak herkesin benimseyebileceği, bu sistemden rahatsız olan bir kişi bulunup o kişinin peşinde başarı sağlanabilir.

YÜZDE 91,24’LÜK KATILIM ORANI

Yıllardır CHP’nin en yüksek oy aldığı şehirlerden biri Narlıdere. Bu son referandumda da İzmir rekorunun sahibi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

Son seçimde de yüzde 65 oy almıştık. Hem yerelde hem genelde. Tabii Narlıdere’de bu kampanya başlamadan önce şöyle bir yol izledik; sırf CHP değil, sırf yerel yönetim değil, ‘hayır oyu verecek tüm siyasi partilerimizle, STK’larımızla, hemşeri derneklerimizle çok güzel bir birliktelik yakaladık. Bu başarı hepimizin başarısı. Çünkü Narlıdere halkı rejim değişikliğine kararlı bir şekilde ‘hayır’ demiştir. Şimdiye kadar yerel ve genel seçimlerde maksimum yüzde 86 katılım oranını yakalayan Narlıdere, bu seçimde yüzde 91,24’lük bir katılım oranı yakalamıştır. Bu oranın yükselmesi, özellikle Atatürk’ün cumhuriyetine, onun bize emanet ettiği parlamenter sisteme ne kadar sahip çıktığının bir göstergesidir. Buradan CHP örgütüne, ilçe başkanımıza, ilçe örgütümüze, kadın ve gençlik kollarımıza, belediye meclis üyesi arkadaşlara, muhtar kardeşlerimize, bütün ‘hayır’ bloğundaki siyasi partilere bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu birlik ve beraberlik gelecekle ilgili şunun mesajını verdi; insanlar bir araya gelerek, cumhuriyetin temel ilkelerini ortadan kaldıracak rejim değişikliğine karşı Narlıdere’nin ne kadar hassas olduğunu, bütün bu inisiyatiflerin bir araya geldiğinde ne kadar güçlü olduğunu tüm Türkiye’ye gösterdi. 

Peki bu başarıda Abdül Batur’un payı yüzde kaç?

Biz elimizden geleni yaptık. Gece gündüz durmadık. Yerel yönetimin gitmesi gereken yerlerdeki hizmetlerimizi sürdürdük. Bize emanet edilen bu cumhuriyet öyle bir mücadeleyle kazanıldı ki biz de gelecek kuşaklara bunun aynı şekilde ulaşması için mücadele etmeliyiz anlayışıyla hareket ettik. 


“PARTİ OLMAZSA BİR YERE GELEMEZSİN”

Siz bildiğimiz kadarıyla merkez sağ kökenlisiniz. Böyle olmanıza rağmen nasıl kendinizi CHP’ye ve CHP’lilere bu denli kabul ettirebildiniz?

Bizim DSP geçmişimiz vardı. Daha sonra CHP ve sosyal demokrat görüşümüz olmasına rağmen bazı sıkıntılar yaşamıştık o süreçte. Biz de sahaya çıktık ve 1999’da belediye başkanı olduk. Sonuçta sosyal demokrat anlayışıyla yoğrulmuş, öğrencilik yıllarını o şekilde geçirmiş biri olarak partiyle özdeşleştik ve sosyal demokrasiye özgü projelerle, davranış biçimiyle, örgütümüze, CHP’ye bağlı belediyecilik hizmetini hep sürdürdük. Bundan sonra da sürdürmeye devam edeceğiz. Eğer CHP olmazsa, parti olmazsa sen de bir yere gelemezsin. Ben hep bu anlayışla bakarım. Bizi, partimiz bir yerlere getirmiştir.  

İzmir çok fazla göç alan bir şehir. Narlıdere de bu göçlerden nasibini alıyor. Siz Narlıdere’ye başkan olduğunuzda nüfus kaçtı, şimdi kaç?

İlk göreve başladığımızda nüfus 22 bin civarındaydı, şimdi 60 bin civarında. Tabii Narlıdere artık eskisi gibi gecekondu göçü almıyor. Özellikle kentsel dönüşümden sonra bıçak gibi kesildi. Kentsel dönüşüm projeleri yürütüldüğü için burada artık gecekondu yapma göçü yok. Artık, nitelikli, Narlıdere’yi seven, yeni alanlarda yerleşmek isteyen kişilerin göçü var. Bir çekim merkezi olduğu için buraya geliyor insanlar. Önümüzdeki günlerde kentsel dönüşümün son etabına başlıyoruz. Buna başladığımız zaman Narlıdere daha da güzel bir çekim merkezi olacak. İnsanların daha çok tercih edeceği bir ilçe olacak. Narlıdere, emlak değerlerinin de en çok artışta olduğu ilçelerden bir tanesi. İmar planlarına sadık kalarak Narlıdere’yi nefes alan bir yapılaşmayla oluşturduğumuz için bu bölge artık çok değerli. Çin Seddi gibi binaları yan yana dikmek değil önemli olan. Biz, kentin içinde sosyal donatı alanı olan, meltemin önünü kapatmayan bir plan anlayışıyla, ormanı koruyan, yeşili koruyan bir belediyesiyiz.  


“AVRUPA ŞEHİRLERİ GİBİ…”

Başta AVM’ler olmak üzere Narlıdere’de bu tarzda büyük yapılaşmalar yok, sanayileşme de yok. Bu sizin stratejiniz miydi? İlçenin altyapısı düşünülerek mi bu tarz projelere yer verilmedi? 

Eğer Narlıdere’de sanayi olsaydı, düşündüğümüz gibi bir çekim merkezi olmazdı. AVM’ler insanların sadece günübirlik kullandıkları bir şeydir. AVM dediğiniz zaman küçük esnaf da bitiyor. Narlıdere’de bizim AVM’miz yok, sanayimiz yok; bol temiz havamız, sosyal faaliyetlerimiz, vatandaşların insanca yaşadığı ortamlar var. Önümüzdeki süreçte Narlıdere metrosu da başlıyor. O da hayata geçtiğinde çekim merkezi olabilecek yatırımların biri daha gerçekleşmiş olacak. Tıpkı Avrupa ülkelerindeki gibi raylı sistemi kullanan bir ilçe haline gelecek. 

Narlıdere’nin en büyük eksiği sizce ne?

Raylı sistemle ilgili eksiğimiz vardı, onu da büyükşehir belediyemiz en güzel şekilde projelendirdi. Aziz Başkan’a da buradan teşekkür ediyorum tekrar. Diğeri de kentsel dönüşümün tamamlanması. Bunlar dışında hiçbir eksiğimiz yok. Narlıdere’de her şey yolunda. 


‘İzmir Deniz' Projesi çerçevesinde yürütülen Sahilevleri kıyı düzenleme çalışmaları ne durumda?

İkinci etabı devam ediyor şuanda. O da Haziran başına kadar tamamlanmış olacak. Sadece Narlıdereli hemşerilerimiz gelmiyor, bütün kent gelmeye başladı. Kıyı düzenlemesi tamamlandığında harika bir şey olacak… Tam bir Avrupa kenti gibi. 

“GÖREVDEN KAÇMAM”

Önümüzde bir de 2019 yerel seçimleri var. Sizi yeniden aday görebilecek miyiz? Bu konudaki tasarrufunuz ne olacak?

Bu süreçte bunu konuşmak yanlış olur. Çok erken daha. Anayasa değişikliği sürecini daha yeni atlattık. Önümüzdeki süreçte çalışmalarımıza devam edeceğiz biz. Görev verilirse, ihtiyaç varsa tabii ki görevden kaçmayız. Ama neticede bu süreç hem genel merkezin hem de yerel dinamiklerin ve bizlerin vereceği bir karar. Oturacağız hep beraber karar vereceğiz. Yoğun geçecek, zorlu bir süreç olacak. Ama biz zorluktan hiç kaçmadık bugüne kadar. Zor olanı seviyoruz. Görevden de kaçmayız. 

Güncelleme Tarihi: 10 Nisan 2018, 17:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER