Pre-Pro-Post biyotikler

Merhaba sevgili okurlar. Dikkatinizi çekmek istediğim bir konu var.

Bugün sizlere son yıllarda kıymeti daha da anlaşılan yaşam döngümüzün hem sağlıklı, hem kaliteli, hem de uzun süreli olmasında etkisi yüksek dost bakterilerimiz. Onların besinleri ve dost bakterilerimizin öldükten sonra ortama sağladıkları değerlerden bahsedeceğim.

Sindirim sistemi vücuttaki tüm sistemlerin ana kurucusu gibidir. Yani kendisi ne kadar enzimleriyle doğru bir ph’da ise içerisi olması gereken yerde olması gerektiği kadar probiyotik bakteri ile doluysa ne kadar suda çözünür çözünmez liften zengin bir beslenme şekli içinde ise tüm sistemlerde dişlinin çarkları gibi aktif, ritmik ve düzenli çalışacaktır.

Şimdi prebiyotik, probiyotik, post biyotik nedir, ne işe yarar bir gözden geçirelim.

Prebiyotik: Mide ve ince bağırsaklardan sindirilmeden geçen ve kalın bağırsaklarda yararlı mikroorganizmalar tarafından besin olarak tüketilen komplex karbonhidrat maddelerdir. Prebiyotikler, sindirim sistemini düzenleyerek, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Bağırsakların düzenli çalışması ise hem vücut sağlığı hem de mental sağlık üzerinde etkilidir. Prebiyotikler bunun yanı sıra kan şekerini düzenler. Tokluk hissi verir. Zararlı maddelerin atımında kolesterolün düşürülmesinde ve zararlı bakterilerin yok edilmesinde etkileri vardır.

En iyi kaynakları: Pırasa, yer elması, bamya, enginar, kereviz, balkabağı, tatlı patates, domates, soğan, sarımsak, hindiba, kuşkonmaz,  hardal bitkisi, turpotu, fasülye, mercimek, bezelye, nohut, tam buğday, yulaf, kara buğday, kinoa, chia, kepekli pirinç, ceviz, badem, fındık, keten tohumu, zeytin, muz, üzüm, çilek, elma.

Probiyotik: Vücudumuza dost, sindirim ve bağışıklık sistemi üzerine etkili mikro canlılardır. Probiyotikler sindirim sisteminizdeki iyi bakterileri dengelemeye, kötüleri yok etmeye yardımcı olur. Bazı mental ve emosyonel durumlara olumlu etkileri vardır. Alerji ve egzamanın şiddetini azaltmaya destek olur. Bazı sindirim bozukluklarının belirtilerini azaltmaya yardımcıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olurlar.Kilo kontrolüne ve karın yağlarında azalmaya katkı sağlarlar. Pekçok vitamin ve mineralin emilimi, bazı vitaminlerin üretiminde görevleri vardır.

En iyi kaynakları probiotik takviyeler: Kefir, turşu, kwas, şalgam, probiyotikli yoğurt.

Postbiyotik: Probiyotik canlıların yaşam döngülerinde ürettiği, onların yararlı etkilerinden de sorumlu olan metabolik maddeleridir. Hatta ölen probiyotiklerin bıraktığı metabolitler veya genetik yapı da postbiyotiktir. Özellikle kısa zincirli yağ asidi oluşumu ve probiyotiklerin yaşam devamlılığı için postbiyotikler çok etkilidir.

En iyi kaynakları: Tarhana, boza, kefir, yoğurt suyu, turşu suyu, sirke, peyniraltı suyu, şalgam, kombuchadır.

Bu üçlü denklemin kurulması, bağırsak ama aslına bakarsanız tüm sağlık için önemlidir. Bugün diyabet, kronik inflamatuar hastalıklar, otoimmün hastalıklar, dermatit, egzema, üriner sistem hastalıkları, demans, alzhemier, inflamatuar bağırsak hastalıkları, kanser gibi pek çok hastalığın eksik prebiyotik, gelişememiş probiyotik yapı, yetersiz postbiyotik materyallerle ilişkili olduğunu biliyoruz.

Yeni sağlık bakış açısında herkesin beslenmesini, bağırsak sistemine uyarlamasının zaman geldi. Sağlıklı mutlu günler.

YORUM EKLE