"Ya iş birliği, ya kurultay!"

Kılıçdaroğlu ve ekibi önemli bir yol ayrımında. Ya Cumhur İttifakı ile işbirliği yaparak koltuğu koruyacak ya da partiyi kurultaya götürerek koltuğu koruyacak.

"Ya iş birliği, ya kurultay!"

Akıl alacak gibi değil.

Şunun şurasında yerel seçimlere 9 ay gibi kısa bir süre kala, CHP’nin uğraştığı işlere bir bakın.

Resmen koltuk kavgası yapılıyor.

Bu “alevli tartışmaya” dönüşen sürecin başlangıcı İzmir’den başladı.

İzmir’de siyasetin önemli ve güçlü isimlerinden Alaattin Yüksel’in; “Kılıçdaroğlu, Onursal Başkan olarak Meclis ve parlamento çalışmalarını yürütsün, Muharrem İnce’de genel başkan olarak partiyi yönetsin” önerisi parti içinde çok tuttu.

Nitekim Muharrem İnce, eşlerle yenen yemekte, bu öneriyi Kemal Bey’e kibarca iletti.

Kılıçdaroğlu sessiz kaldı ve yorum yapmadı.

Ama ertesi gün İnce bu öneriyi kamuoyuyla paylaşınca karşılıklı atışmalarla iş, bir anda parti içi kavgaya dönüştü.

***

CHP’de yerel seçimler unutuldu; olay Kurultay toplansın mı, toplanmasın mı?

Kemal Bey gitsin mi, kalsın mı?

Muharrem İnce genel başkan olsun mu olmasın mı?

CHP’nin ne yazık ki gündemi bugün bunlar…

Kulislerdeki iddialara bakarsanız, Muharrem İnce, Kemal Bey’e CHP’yi karıştıran öneriyi teklif ederken son kurultayda topladığı imza ve aldığı oyun kıyaslayarak kazanacağına inandığı için yol çıktığı konuşuluyor.

***

Ancak, Kurultay’ı, CHP Genel Başkanı istemediği sürece toplamak öyle kolay bir iş değil.

İmza operasyonun başladığı, kurultaya gitmek için mevcut “Bin 266” delegenin salt çoğunluğu (yarısından bir fazlası) olan “634”ünün imzası gerekiyor.

Olağanüstü Kurultay isteyen yapının hedefi asgari 750 imza ile Kurultay toplanma çağrısı yapmak.

Ki bu imza ile Kurultaya gidilirse zaten kazanılacak kongre sonrası yerel seçim hesabı yapanların katkısı ile Kılıçdaroğlu kurultaydan hezimet ile ayrılır.

***

Herkesin bildiği, delege ağalığı ya da ekipçilik anlayışına yönelik çalışmaya gelince...

Her kurultay öncesi illerdeki delegeler toplanıp ortak hareket etme kararı alır.

Geçen Kurultay’da CHP İzmir İl Örgütü’nün gündeme düşen Parti Meclisi Operasyonu çalışması bu konunun en net örneğidir.

İşte bu toplu yapıları ikna etmek için İnce tarafı çalışacak, Kılıçdaroğlu tarafı da elde tutmak için uğraşacak.

Bakmayın CHP’nin statükocu olduğuna, dengeler çok kolay değişir. Çok uzağa gitmeyin 5 ay önce “İnce gelmesin” diyen CHP’nin Kalesi sayılan ve delegasyonun önemli illerinden İzmir’de bile, bu denge tersine işlemeye başladı.

Nitekim; 52 kişilik İzmir delegasyonuna hakim olan yapının önemli isimleri kurultaya gidilmesinden yana.

Seçim sonuçlarında ise, İnce ve parti oyları arasındaki 8 puanlık fark kurultay isteyen kesim için iyi bir rüzgar.

***

Kemal Bey için tek kurtuluş meclise gelecek erken seçim talebine CHP’nin de destek vermesi ki bir anlamda Kılıçdaroğlu’nun AK Parti tarafından kurtarılması anlamına gelir.

Bu da parti içinde, “AK Parti ve Hükümet 9 seçimdir kendisine karşı kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu ile devam etmek için destek oluyor” algısı oluşturur.

***

Gelelim bu erken genel seçimin hangi şartlarda olduğuna. Anayasa'nın 127. Maddesine göre yerel seçimler, son seçim tarihinden itibaren 5 yıldan kısa sürede yapılamıyor.

Anayasa kararında değişiklik yapılması için TBMM’de 400 oy ile karar alınması gerekiyor.

Bu kararın alınması için Cumhur ittifakının 344; AK Parti 295, MHP 49, yeterli gelmiyor.

İYİ Parti’nin 43 vekilini de katarsak yeterli sayıya ulaşılmıyor. Tek çözüm CHP’nin 146 vekili ya da HDP’nin 67 vekil ile destek vermesi.

Sonuç olarak, Kılıçdaroğlu ve ekibi önemli bir yol ayrımında. Ya Cumhur İttifakı ile işbirliği yaparak koltuğu koruyacak ya da partiyi Kurultay’a götürerek koltuğu koruyacak.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER