"Türsen için 2013'teki sözlerimin arkasındayım!"

Erol Yaraş yazdı...

"Türsen için 2013'teki sözlerimin arkasındayım!"

Aşağıdaki yazıyı bundan tam 5 yıl önce yazmışım. Yazının muhatabı Cihan Türsen’i sever ve sayarım. Mesleğinde başarılı bir kişidir. Fakat söz konusu Karşıyaka Belediye Başkanlığı olunca, Türsen’in aday adaylığına itirazım var. CHP yönetimi Karşıyaka için yeni bir aday düşünüyorsa, bu adayın vizyonunun şu anda ilçede çok başarılı bir 4,5 yıl geçiren, Türkiye çapında imza attığı proje ve işlerle Karşıyaka’yı layıkıyla temsil Hüseyin Mutlu Akpınar’dan daha iyi olacağına inanılması lazımdır.

İşte 2013’te yazdığım ve bugün de Cihan Türsen'in adaylığına aynı gerekçeyle karşı olduğum yazım;

"CHP'DE BİR ADAY ADAYINA İTİRAZIM VAR"

CHP’de 30 ilçede yaklaşık 200’e yakın aday adayı başkanlık yarışı vizesi için dosya verdi.

Hepsinin yolu açık olsun, sporcu değimiyle hak eden kazansın diyorum. Mutlaka CHP 30 ilçe için İzmirlilere en faydalı olacak ismi partisi adına aday yapacaktır.

Ama, bir kişiye itirazım var. Karşıyaka’dan aday adayı olan Cihan Türsen’e.

Türsen, Türk insanının hafızası zayıftır cümlesine sığınıp adaylığını koymuş her halde. Benim bir Karşıyakalı olarak hafızam o kadar zayıf değil.

Bu konuya girip girmemeyi uzun süre düşündüm.

Fakat Cihan Türsen’in yaptığı toplantıdaki bazı cümleleri bana pek doğru gelmediği için bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.

Türsen çok uzun olan ve bir yerlere devamlı mesaj veren konuşmasının bir bölümünde şöyle diyor. “Biz, farklı bir reçete ile geliyoruz.

Olağanüstü belediyecilik yapmak zorundayız. CHP’nin yerel yönetim anlayışını tüm Türkiye’ye göstermek istiyorum. Medyatik görüntülere önem vermeyen devrimci, halkçı ve demokrat belediyecilik yapacağız.”

Bu cümleleri okuyunca aklıma 1992 yılında yaşanan “PALMİYE SAVAŞLARI” geldi.

O zaman Karşıyaka Belediye Başkanı olan Cihan Türsen, Büyükşehir Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’a savaş açmış üç beş palmiye ağacı için sahilde yapılmak istenen yeşil alana, yürüyüş yolları ile sahil bulvarına karşı çıkmıştı. Olay o boyutlara gelmişti ki bir gece sahil yolunda Büyükşehir ve Karşıyaka zabıta memurları az kalsın Birinci Yalı Savaşına tutuşacaklardı. Savaş, Çakmur’un zabıtalarını son anda geri çekmesiyle başlamadan bitti.

Çok iyi hatırlıyorum Çakmur adeta Türsen’e yalvarıyor “yapma sökeceğimiz 3-5 palmiyeyi tekrar sahile dikeceğiz bunun dışında 100 bin yeni fidan ve yaratacağımız yeni alanlarla Karşıyakalıları denizle buluşturacağız” diyordu.

Ama Türsen Nuh diyor peygamber demiyordu. Karşıyaka Başkanı bu sözlere kulaklarını tıkamış ve çalışma yapılan bölgelerde oturma eylemleri yapıp, insan zincirleri oluşturarak bugün binlerce Karşıyakalının gezdiği, oturduğu nefes aldığı sahil şeridini yaptırmamaya çalışıyordu.

Şimdi şöyle bir düşünün 21 yıl önce Çakmur inatla ben bu sahili yapacağım demeseydi Karşıyakalılar bugün hangi sahilde denizle buluşup rahat bir nefes alacaklardı.

Acaba tek veya iki şeritli yoldan Karşıyaka İskelesi’nden, Bostanlı’ya kaç dakikada gideceklerdi.

Sakın kimse bana eski bozuldu iyi mi oldu demesin. Bunları bana söyleyecek herkesten eski Karşıyakalıyım. 1959 yılında Alaybey İlkokulu’nu bitirdiğim yıllardaki Karşıyaka’yı o konumda koruyabilseydik elbette bu dolgulara sahilin ihtiyacı yoktu ama iç göçler ve plansız büyümeyle 50 bin olan nüfus 500 binlere dayandıysa yapacağımız hiçbir şey yoktur.

Bugün İzmir’de yaşayanlar geçmiş yıllardaki sağlıksız büyümenin faturasını ödemektedirler.

Bundan 21 yıl önce bugünü göremeyip kendini ağaçlara zincirleyen, yollarda oturma eylemi yapan eski bir başkanın benim güzel Karşıyaka’ma katacağı fazla bir şey olduğuna inanmadığım için Cihan Türsen adına karşıyım.

Onun dışında, dosyasını veren vermeyen tüm aday adaylarının yolu açık olsun.

Güncelleme Tarihi: 22 Ekim 2018, 18:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER