"Kocaoğlu haklı mı?"

Erol Yaraş...

"Kocaoğlu haklı mı?"

Haklı mı, değil mi bu sorunun cevabını bu yazıda ben vermeyeceğim. Yazının sonunda siz kendiniz karar vereceksiniz.

Yaşanan olaylara çok değişik açılardan bakabilirsiniz. Fakat doğru bir tanedir ve bunu değiştiremezsiniz. Önce bu sürece nasıl gelindi, bunu çok iyi incelemek gerek.

1 Ekim 2018 Aziz Bey’in “Ben Yokum” söyleminden sonra Kılıçdaroğlu ve Kocaoğlu (dün hariç) arasında tek bir görüşme gerçekleşti.

CHP Genel Merkezi'nde 2018 Ekim ortalarında gerçekleşen görüşmede Aziz Bey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun gözünün içine bakarak, tıpkı 1 Ekim'de yaptığı veda konuşmasındaki gibi “Genel Merkezimizin liyakati, adalet, hak, hukuk kavramlarını her şeyin üstünde tutarak, İzmirlinin mallarını gözü gibi koruyacak, İzmir’in parasını harcarken, kendi parasını harcarmış gibi düşünecek, İzmir’in hakkını savunurken gözünü daldan budaktan esirgemeyen bir ismi seçeceğinize inanıyorum.” dedikten sonra şu cümle ile konuşmayı sonlandırdı, “Tunç Soyer ve Tuncay Özkan kırmızı çizgimdir. Bu iki isimden biri olursa istifayı bile düşünürüm.’’

İkili arasında bu görüşmeden sonra selam göndermek dahil başka hiçbir temas olmadı. İzmir’e gelen, bu şehrin nabzını tutan genel merkez görevlileri şehirde tüm kesimlerle görüşme yaptılar, fakat her nedense Aziz Bey’in kapısını bile çalmadan Ankara’ya dönüp, raporlarını Kocaoğlu’nun görüşü olmadan Kılıçdaroğlu’na sundular.

Olaylar böyle gelişirken zamanda hızla akıp gitti.

Kocaoğlu geçen süreçte kendisine soru soran gazetecilere yukarıda yazdıklarıma benzer cümleler kurdu, tekrar vurgulamak için “15 bin kişinin yaşadığı yerden Büyükşehir adayı çıkmaz” diyerek Tunç Soyer’i istemediğini açıkça bir kez daha belli etti.

Herkes Kocaoğlu’nun ağzının içine bakarken Aralık ayının ortalarında Bayraklı’dan bir öfke sesi yükseldi ve adeta bir bomba patladı. Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ, Büyükşehir Belediye Başkanlığı aday adaylığından çekildiğini açıkladı ve çok sert cümleler kurarak gerekçelerini sıraladı.

Karabağ, “İzmir’in başına rant çetelerinin desteklediği bir ismin getirmek istendiğini görüyoruz. İzmir’e sahip çıkın, yoksa İzmir’i parsel parsel satacaklar. Bir soyguncuyu İzmir’e getirmek istiyorlar.” diyerek İzmir’de oynanan oyunlara dikkat çekti.

Karabağ, ilk kez bu kadar açık, net bir şekilde bazı isimleri işaret ediyordu.

CHP Genel Merkezi aynı Aziz Kocaoğlu’nda yaptığı hatada olduğu gibi Hasan Karabağ’ı da Ankara’ya çağırarak “Başkan, sen ne demek istiyorsun? Kimdir rant çetelerinin adamı? İzmir’i parsel parsel satacak kişi kimdir veya kimlerdir?” diye sorma gereği hissetmedi. Pisliği halının altına süpürmek işlerine geldi.

Sorgulama ve araştırma yerine Kılıçdaroğlu ve saz arkadaşları üç maymunu oynamayı tercih etti. Duymadım, görmedim, bilmiyorum. Parti içinde bu kadar açık, net suçlamalar olacak ve parti üst yönetimi bunu sorgulamayacak. Bu gaflet değilse CHP’ye hıyanettir.

Bütün bunlar yaşanırken, İzmir’de benim gibi İzmir’i düşünen ve İzmir’in doğru ellere teslim edilmesi için çaba gösteren birkaç gazeteci önceki gün kıyametlerin kopmasına sebep olan isme önemli sorular yöneltti.

Hatta buradan benim sorduğum bazı soruları anımsatmak isterim. Belki bu sefer cevapları gelir.

28 Kasım 2018’de yazdığım, “ÇANAK SORULAR ve TUNÇ SOYER ” başlığını taşıyan yazımda Soyer’e yönelttiğim 11 soruyu burada teker teker yazmayacağım fakat bazılarını hafızalar tazelensin diye tekrarlayacağım.

Soru 1: Neden, yurt dışına 178 kere çıkma gereği hissettiniz?

Soru 2: Seferihisar’ın en güzel sahil arsalarını, koylarını ve tesislerini neden sattınız?

Soru 3: Satıştan elde ettiğiniz 100 milyonları geçen bu paraları nerelere harcadınız?

Soru 4: Bu satılan mallardan gelen paralarla Seferihisar’a kaç kalıcı eser bıraktınız?

Soru 5: Seferihisar Belediyesi’nin ne kadar borcu vardır?

Soru 6: Bu kadar mal satan ve gelir elde eden belediye, zaman zaman belediye çalışanlarının maaşlarını neden ödeyemiyor?

Sorularım bu şekilde devam ediyordu. Benim ve birçok kişinin merak ettiği bu ve buna benzer sorulara hiçbir zaman Soyer tarafından bir cevap gelmedi.

Yukarıda sıralamaya çalıştığım gerekçeler dün yaşanan olayların fitiliydi.

Halk TV’de eski bir CHP milletvekilinin 21.10 itibariyle “Tunç Soyer CHP’nin İzmir adayıdır” ilanıyla fitil ateşlendi. Kendisine sorulmadan, danışılmadan kesin karşı olduğu bir ismin açıklanmak üzere olduğunu anlayan Aziz Kocaoğlu apar topar, davetsiz Ankara’ya gitti. Bunun ardından yaşanılanları 2 gündür çok iyi takip ediyorsunuz.

Bu yazıyı okuyan herkes olayları yaşananları yazılan ve yazılamayanları kendi vicdan süzgecinden geçirip, duygularından arınarak cevap versin.

KOCAOĞLU HAKLI MI?

YORUM EKLE
YORUMLAR
İbrahim Yüncü
İbrahim Yüncü - 1 ay Önce

Bundan iyi bir anlatım olmazdı.
Teşekkürler.

Nazan Köşker
Nazan Köşker - 1 ay Önce

Kocaoğlu haklıdır.

erdal acar
erdal acar - 1 ay Önce

Kocaoğlu dürüst bir izmirlidir Kocaoğlu doğru bir chp lidir

Tabiki haklı sono
Tabiki haklı sono - 1 ay Önce

Tabiki haklı sonuna kadar desteğimiz Aziz Kocaoğlu na

Mustafa inal
Mustafa inal - 1 ay Önce

Aziz kocaoğlu Başkan yüzde yüz haklı

Soner Göksel
Soner Göksel - 1 ay Önce

Kocaoğlu yanlış yaptı.aday olmakla hata etti

A.Levent Ünal
A.Levent Ünal - 1 ay Önce

Kocaoğlu dürüst bir insandır ona mutlaka kulak vermek lazımdır. Onun önerilerine itibar edilmeli

Fuat Yılmaz
Fuat Yılmaz - 1 ay Önce

Kocaoğlu % 100 haklı.
Bütün bu yazdıklarınızı ben de değişik biçimlerde ifade eden paylaşımlar yapmıştım...
Bornova’da iki ve İzmir Büyükşehirde de 13 yıl başkanlık yapan bir insanın düşüncesi alınmadığı gibi karşı çıktığı insanları belediye başkanı adayı yapmak istemek anadil bir mantık ve siyasettir...
Nasıl olsa Ekmelettin olayı gibi; tıpış tıpış gidip oy kullanıyoruz ya...


SIRADAKİ HABER