"Kararsızların kararı kaderi belirleyecek"

Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, seçimin kaderini kararsızların belirleyeceğini belirtti

"Kararsızların kararı kaderi belirleyecek"

BEN HABER/ BURAK CİLASUN

Türkiye koşar adım 24 Haziran’a giderken, merak edilenlerin en başında seçimin 2. tura kalıp kalmayacağı geliyor. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun, seçimin kaderini, ‘son dakika’ seçmeninin belirleyeceğini söyledi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin erken seçim çağrısı sonrasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 18 Nisan'da seçim için 24 Haziran'ı işaret etmesiyle birlikte hem siyasiler yoğun bir mesaiye başladı, hem de Türkiye seçim atmosferine girdi. Cumhurbaşkanı ve parlamentonun belirleneceği seçim öncesi, son durumu Ege Üniversitesi’nden Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tanju Tosun yorumladı.

İzmir listelerine baktığınızda ne görüyorsunuz?

Kadın adayların azlığı üzücü. Ne yazık ki her partide, her koşulda göz ardı ediliyor. Adalet ve Kalkınma Partisi sanki teşkilat, sosyal köken, demografik yapı gibi kriterleri dikkate almışa benziyor. AK Parti, toplumdaki fonksiyonel ya da işlevsel bölümlerin siyasal temsiline daha çok dikkat etmiş. Mesela Ceyda Bölünmez Çankırı'nın İzmir'den aday gösterilmesi, İzmir'deki Mardin kökenli seçmeni kontrol etme stratejisi. Cumhuriyet Halk Partisi’nde daha çok Genel Merkez seçiciliği etkili olmuşa benziyor. CHP, kentteki sosyodemografik yapının özelliklerini, parti emekçilerini daha iyi değerlendirebilirdi. CHP, İzmir'de rahatlıkla kazanacağını düşünmüş olacak ki böyle bir yol izlemiş.

Mevcut İzmir vekilleri ile 24 Haziran ile birlikte oluşacak vekil profiline baktığınızda, İzmirliler yeni dönemde daha mutlu olabilir mi sizce?

Sadece kadın temsiliyetine baktığımızda bile mutlu etmeyeceğini görüyoruz. Teşkilat içinden yükselme olarak baktığımızda, teşkilattan gelen isimlerin listelere sirayeti zayıf. Uzmanlık alanıyla listelere yazılabilecek insanlar noktasında da yine bir sığlık var.

“Muharrem İnce, CHP liderliğiyle özdeşleşmeye başladı”

Cumhurbaşkanı adaylarının oylarıyla, partilerinin oyları ne kadar paralellik gösterecektir?

Seçmen tercihlerinde çok ciddi bir konsolidasyon olacağı için çok büyük bir fark olacağını düşünmüyorum. Örneğin CHP ile Muharrem İnce'nin oy oranı arasında çok bir fark olmayacaktır. Burada dikkat çeken husus şu ki; seçmenler Muharrem İnce ile CHP arasında özdeşlik kurmaya başladı. Muhtemelen bu özdeşlik sadece 24 Haziran'a yönelik değil, sonrası için de geçerli olacaktır. AK Parti açısından bakarsak; orada da Erdoğan'ın alacağı oylarla paralel bir sonuç görünüyor.

İnce'nin oyu CHP'nin üstünde, Erdoğan'ın oyu AK Parti'nin altında çıkarsa ne olur?

AK Parti’de bence öyle bir ihtimal mümkün değil. Çünkü bu parti, bir lider partisi. Bu nedenle her koşulda Sayın Erdoğan partisinin biraz üstünde ya da partisiyle denk bir oy alır. Altında kalması pek mümkün görünmüyor. Sayın İnce ve CHP'ye baktığımızda, evet bir fark olacak, ama bu fark çok da ciddi oranda olmayacaktır. Sayın İnce'nin seçim sürecindeki performansı, CHP'li seçmenin zihninde CHP liderliğiyle özdeşleşmeye başladı. Bunu CHP'nin profesyonel politikacıları da görüyor. CHP'de Sayın İnce'nin, seçmen nezdinde ciddi anlamda karşılığı olmaya başladı. Eskiden parti içindeki bir aktörken, şimdi karşılığı partinin dışına taşmış durumdadır. 8 Temmuz sonrası süreci CHP'nin iç yapısında bu şekilde düşünmek lazım.

“Erdoğan’ın performansı yüksek ama…”

Lider performanslarını nasıl görüyorsunuz?

Lider performanslarına baktığımızda AK Parti’nin 16 yıllık yorgunluğunun bir dışa vurumu söz konusu. Sayın Erdoğan, yapmış olduğu hamlelerle bunu metal yorgunluğu olarak ifade ediyordu. Bu yorgunluk kampanya sürecine de yansımış durumda. Çok net olarak yorgun bir AK Parti var. Sayın Erdoğan'ın miting performansları yine yüksek olmakla birlikte, orada da 16 yıllık bir mesainin getirmiş olduğu yeni şeyler söyleme sıkıntısını görüyoruz. CHP'ye, Sayın İnce'ye bakıldığında hiç beklenmedik ölçüde seçmenine bir umut aşıladığını görüyoruz. Bütün yargıları kırarcasına sosyal demokrat kanattan da potansiyel bir güçlü lider adayın, Sayın Erdoğan ile başa baş mücadele edebileceğinin sinyalini veriyor. Son derece seviyeli, çok yüksek perdeden değil, derinlemesine bir vizyon söz konusu değil, ama heyecan verici. Özellikle halkla birebir temas kuruyor.

“Popülizm yarışı izliyoruz”

Sahne performansı çok yüksek olduğu için siyaset bilimci Deniz Yıldırım, İnce'nin kampanyasına bakarak bir sahne popülizmi ürettiğinden bahsediyor. Sayın Erdoğan'ın uzun yıllardır halk adamı popülizmi söz konusuydu. 70'lerde Sayın Ecevit'te de böyle bir durum söz konusuydu ama sonrasında CHP'de bunu göremedik. Özal'da, Demirel'de ve Erdoğan'da sırayla gördük. Bugün Sayın İnce bir sahne popülizmiyle temas kuruyor. Önümüzdeki süreçte bunu bir sol popülizmle taçlandırması gerekiyor. Şu anda adaylar ve partilerde bir popülizm yarışı izliyoruz. Ne geçmiş referansı, ne gelecek vaatleri...

“Birinci turda seçilme şansı var”

Ne kadar başa baş bir seçim bekliyorsunuz?

Birinci turda başa baş bir yarıştan söz etmek mümkün değil ama yine de birinci turda Sayın Erdoğan'ın seçilip seçilemeyeceği noktasında başa baş bir rekabet var. Acaba yüzde 50+1 olacak mı, olmayacak mı noktasında rekabet gözleniyor. Azımsanmayacak bir seçmen kitlesi de son dakika seçmeni olarak tercihini sandık başında yapacağı için; Sayın Erdoğan'ın birinci turda seçilme olasılığı da var, seçimin ikinci tura gitme olasılığı da var.

Bahsettiğiniz son dakika seçmenlerinin oranı bu seçimde biraz daha mı fazla?

Kesinlikle daha fazla... AK Parti’ye geçmiş seçimlerde her koşulda oy vermiş seçmenin bir kısmı, bir şekilde partisinin kendisine gelecekte ne vadedebileceğini soruyor. Bu noktada kararını son dakikada verecektir. Bu seçmen kitlesi 3-5 puanlık bir kitle olmasına rağmen, seçimin kaderini belirleyecektir.

“16 Nisan tespiti yansırsa…”

İYİ Parti, MHP içinde adeta bir volkan patlaması yarattı. Peki, CHP ve AK Parti oylarında da bir dip dalgası olarak İYİ Parti'yi görebilir miyiz?

İYİ Parti tabii öncelikli olarak MHP'den oy alacak gibi görünüyor. Kamu araştırmaları bunu tescil ediliyor. Bunu İzmir için de bir çalışmayla tespit ettik. ODTÜ İstatistik Bölümü'nden Erol Taymaz Hoca, oy akışkanlığıyla ilgili yapmış olduğu yeni bir çalışmada; 1 Kasım'da MHP'ye oy veren seçmenin yüzde 80 oranında 16 Nisan'daki referandumda evet oyu vermediğini tespit etmiş. MHP seçmeninin 1 Kasım'daki eğiliminden, 16 Nisan'da çok radikal bir sapma yaşanmış. Eğer 16 Nisan'daki sapma devam ederse, İYİ Parti MHP'den çok yüksek oy alır. AK Parti ile CHP'den de bir miktar oy alacaktır ama çok ciddi miktarda olacağını sanmıyorum.

“Yüzde 15’e yakın bir yer başarıdır”

Akşener ve İYİ Parti için başarı ne olur sizce?

İYİ Parti'nin Türkiye genelinde oy oranı yüzde 10'un üzerinde olup, 15'e yakın bir yere yaklaştığı takdirde seçimden başarıyla ayrılmış olur.

İzmir'de CHP seçmeni olmasa da, CHP'ye oy veren bir kitle var. İzmir yerelinde CHP oylarında İYİ Parti'ye dönüş beklenebilir mi?

Sayın İnce aday olmasaydı beklenebilirdi. Çünkü 2 ay önce CHP'den İYİ Parti'ye 4-5 puan bir kayıştan söz ediliyordu. Sayın İnce'nin adaylığıyla bu akış durmakla kalmamış, aslına rücu etmeye başlamış görünüyor. Dolayısıyla sınırlı bir miktarda, kentin belirli seçim coğrafyalarında bu akışlar olabilir ama CHP'ye ciddi anlamda olumsuz etki yapacak bir oy akışının olmayacağını düşünüyorum.

“HDP problem yaşamaz”

HDP barajı aşar mı?

HDP barajı aşar. HDP'nin barajı aşmasının sadece sol-sosyalist kitlenin oy vermesiyle olmadığını gördük. Çünkü şunu görüyoruz ki; 7 Haziran'da HDP'ye barajı aşması için oy veren kitlenin bir kısmı, 1 Kasım'da da HDP'de kalmıştır. Kanımca bu kitlenin bir kısmı kalmaya da devam ediyor. 7 Haziran'da HDP'nin baraj sorunu yaşamaması için yanında olan seçmen, yine bu partinin yanında olacaktır ve baraj problemi yaşamayacaktır. Ama CHP seçmeninden bir miktar daha fazla oy HDP'ye barajı geçsin diye giderse, bunun maliyetinin CHP'ye olacağını görmek lazım. Örneğin 2. seçim bölgesinde CHP'den HDP'ye gidecek her oy, AK Parti'ye bir vekil fazla çıkarma şansı verebilir.

“CHP için 7’şer vekil kazanç olur”

İzmir'de nasıl bir milletvekili dağılımı bekliyorsunuz?

CHP'nin 7'şer vekil çıkarmasının kolay olmadığını düşünüyorum. Çünkü İYİ Parti sisteme yeni bir aktör olarak giriyor ve CHP'den de belli oranda oy alacaktır. Bu nedenle CHP için 7'şer vekil bir kazanç olarak değerlendirilmeli. Sayın İnce faktörü olmasaydı, kayıp daha fazla olabilirdi. AK Parti mevcut vekil sayısını koruyabilir ama tabii İYİ Parti yine burada etken. Yani hem İzmir'de hem Türkiye genelinde seçim aritmetiğinde birinci turda Türk milliyetçileri, ikinci turda Kürt milliyetçileri etken olacaktır.

Güncelleme Tarihi: 23 Haziran 2018, 19:08
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER