"İzmir ile beraber yol yürüdüm, yürümeye de devam edeceğim"

CHP'li Böke, bugün partisinin İl Başkanlığı binasında 'Ekonomik kriz ve ekonomik gündem' konulu bir basın toplantısı düzenledi. Yerel seçimlerde adaylık le ilgili sorulara ise; "Hangi noktada, ne yapmama gerekiyorsa yaptım ve bundan sonraki süreçlerde de yapmaya devam edeceğim" şeklinde yanıt verdi

"İzmir ile beraber yol yürüdüm, yürümeye de devam edeceğim"

CANSU TEMİR AKSU / BEN TV

CHP İzmir Milletvekili ve ekonomist Selin Sayek Böke, bugün İzmir İl Binası'nı ziyaret ederek, 'Ekonomik kriz ve ekonomik gndem' başlığı altında bir basın toplantısı düzenledi.

Son dönemlerde içinde bulunduğumuz ekonomik kaos ve bugün açıklanan enflasyon rakamları ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Böke; CHP'nin kadın aday formülü üzerinde durması ve sıkça adının adaylık için dillendirilmesine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

"MESELEMİZ KİMİN ADAY OLACAĞI DEĞİL, NASIL BİR BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI ORTAYA KOYACAĞIDIR"

Mart 2019'da gerçekeleşecek olan yerel seçimlerde, adaydan çok yapılacak olan belediyeciliğin önem arz ettiğini ifade eden Böke; "Her seçimde söylüyoruz, seçimler kimin seçileceği ile ilgi değil halkın hayatını nasıl değiştirceğimiz ile ilgili. Nasıl bir belediyecilikle Türkiye'nin nefessizliğine çare olabilirize bakmak gerekiyor. Izmir'e AKP'nin eski ekonomi bakanını getirerek İzmir'e rantçı bir anlayışı dayatmayı vaat etmek değil. Meselemiz kimlerin aday olacağı meselesi değil. Meselemiz aday kimliği değil. Nasıl bir aday sorusuna yanıt verecek bir programdır meselemiz. Daha çok demokrasiye ihtyacımız var. Daha çok kalkınmaya daha çok toplumcu bir yapıya ihtiyacımzı var. Yeni bir üretim hikayesini buradan anlatamaya başlamamız gerekiyor. Meydanları dolu kentlere htiyacımız var. Meydanlarda hayatlara ihtiyacımız var. Yeni bir kent hikayesini bu meydanlarda yazmamız gerekiyor. Tekrar ediyorum, meselemiz kimin aday olduğu değil, adayların kimliği değil, nasıl bir belediyecilik ile bu kabusu sonlandırabileceğidir" dedi.

"ELİMDEN GELENİ HER ZAMAN YAPTIM, YAPMAYA DA DEVAM EDECEĞİM"

Kendisine büyükşehir adaylığı için teklif gelmes halinde görevden kaçmayacağını vurgulayan Böke; "Ben CHP’nin eşitlik, özgürlük, demokrasi, laiklik, barış değerleriyle siyasetin büyütülmesi ve Türkiye gerçekliğine dönüşmesi için elimden geleni her zaman yaptım, yapmaya da devam edeceğim. Bunun için de çalışan herkesle birlikte bunu bir Türkiye hikayesine dönüştürmek için hangi noktada ne yapmam gerekiyorsa yapıyorum. İzmir ile beraber yol yürüdüm, yürümeye de devam edeceğim" ifadelerini kullandı.

"CİDDİ BİR EKONOMİK DURGUNLUK VAR"

Bugünkü ekonomşk tablıda ne yaşandıını ve yaşanacağını anlatan Böke; "Bugün bir araya gelmemiz bir çok açıdan önemli. Hem 2019'a sayılı gün kalmışken yaşanan bu ağır tabloyu paylaşmak ve hem de ne fade ettiğini paylaşmayı istedim. Ne yaşıyor ve yaşama ihtimalimiz yüksek şeylerden bahsetmek istiyorum. Kriz var. Kriz miriz yoktur diyenlere inat, dibine kadar bu krizi halkın her yerde hissettiği bir gerçek. Ciddi bir ekonomik durgunluk var. Büyüme yüzde 3 buçuk resmi öngörülere göre yüzde 2'lere kadar düşecek.

Ağır bir krizin olması ihtimali dile getiriliyor. Gelirlemiz 2013'ten bu yana düşüyor. Bugün orta gelir tuzağının dibine doğru evrildiğimiz gerçeği ile karşı karşıyayız. İthalata bağlı bir yapımız varken, yüzde 35'in üzerinde bir maliyet artışı varken, şirketleirn üretemediği için iflasa sürüklendiği ağır bir tablo karşımıza çıkıyor. Çalacak kapısı kalmayan şirketlerin konkordatoya başvurduğunu görüyoruz" dedi.

"BİLEREK VE İSTEYEREK KURULMUŞ BİR DÜZEN SONUCU KRİZ YAŞANIYOR"

"'Bugün ekonomide ne oluyor?'sorusunun yanıtı, ciddi bir kriz olduğu gerçeğidir" diyen Böke; "Bu krizie nasıl çare üretilmelidir ve bu iktidar buna çare olabilir mi? Bir yönetme becerisi eksikliği, bilemeden yönetememe krizi mi bu, yoksa bilerek iktidarın kurmuş oldupu bir düzen sonucu mu yaşanıyor? Bu sorunun yanıtı da en az ekonomide kriz var dediğimiz kadar açık. Bu kriz iktidar işini bilmediği için olmadı, bilerek isteyerek bu iktidarın kurmuş olduğu rantçı bir anlayış sonucu oldu. Sorulması gereken soru bu iktidar bu krizi çözer mi? Olmalı. Bilerek ve isteyerek kurulmuş bir düzen sonucu kriz yaşanıyor. Bunun değiştirilmesini beklemek hiç gerçekçi değrilir. Yapamazlar değil yapmazlar. Değişmesi geren bu iktidardır, iktidarın ortaya çıkardığı bu tek adam rejimidir." şeklinde konuştu.

"IMF'SİZ BİR IMF PROGRAMINI TÜRKİYE'YE DAYATIYORLAR"

2019 bütçesine değinen Böke; "2019 bütçesine ve ekonomi programına baktığımız zaman içinde çok ağır bir gelecek tablosu olduğunu görüyoruz. Bu bütçenin bu günkü krize çare olması mümkün değil. Derin çelişkiler var. Önümüze ağır bir faiz yükü çıkarıyor. Bir yanda IMF karşıtı nutuklar atarlen IMFsiz bir IMF programını Türkiye'ye dayatıyor. IMF raporunda a'cilen kıdem tazminatı reformu yapılmalı' deniuyor, bütçede 'acilen kıdem tazminatı reformu yapacağız' diyor. IMF 'ücretler arttırılmamalıdır' diyor, bütçede de bu söylaniyor. Bir yandan IMF ile kavga ediyormuş gibi yapan, br yandan IMF'siz bir IMF programı dayatan bir çelikşi ile karşı karşıyayız." dedi.

"BU BÜTÇE FAİZ BÜTÇESİDİR"

"Bu derece derin çeklişki üzerine kurulmuş bir bütçenin ekonomik krize çare olamayacağı açıktır." sözleri ile konuşmaısna deva eden Böke; "Bu bütçenin krizden çıkartacak bütçe olmadığını çok açık bir biçimde görüyoruz. Bu bütçe halkın bütçesi değil, sarayın bütçesi. Bu bütçe, saray rejimin hayatta kalmasının bütçesi. Milyonlarca çalışan 1603 liraya mahkumken, sarayda oturanlar kendi maaşlarını yüzde 26 oranında arttırdılar. Bu bütçe bir faiz bütçesidir. Halk için değil faiz lobileri için çalışmaktadır. Bu bütçe halk açısından kemer sıkan bir tasarruf bütçesidir" dedi.

"Nasıl bir bütçe olmalıydı?" sorusuna yanıt veren Böke; "Biz iktidar olduğumuzda ne yapardık? Öncelikle bugünkü kriz ortaya çıkaran koşulları düzeltmek ve ağır tahribata pansuman olmakta devlet yükümlüdür. Üreticiyi ve kapasiteyi koruyan bir yapı olması gerekir. Bunun için; ücretler hemen enflasyon düzeyinde arttırımalıdır , vergi yükünün adaletsizliği acilen oratdan kaldırımalıdır, işsizlik sigora fonu, işsizleri koruyan yeni bir geleceğin adımı olarak kullanılmalıdıır, kriz karşısında halkı korumak için kullanılmadır. İşsizlik sigorta Fonunun kullanım koşulları rahatlatılmalıdır, rant vergisi ile Türkiye'ye krize sokanların bu ağır faturayı üstlenmesi gerekir. Doğrudan reel sektöre ve kobilere yönelik önlem paketleri açıklanmalıdır." dedi.

"İZMİR RÜZGARI ESTİRMEMİZ GEREKİYOR"

Bu eylem planına Türkiye'nin çok hızlı ihtiyacı olduĞunu vurgulayan Böke; "Bunun için tek adam rejimi yerne parlamenter sisteme ihtiyacı var. Yeniden demokrasiyi kurmamız gerekiyor. Ülkeyi bugün ekonomk siyasi çevresel çok boyutlu bir krize sürükleyen şey, tek adam rejmidir. Bunu yapmadığımız takdirde, 2019 çok daha ağır geçecek. Türkiye bir İzmir rüzgarı estirmemiz gerekiyor. Halkın ekonomisini kuracağız bir hikayeyi yeniden anlatmamız gerekiyor. " dedi.

"AKP İKTİDARI TEDBİR ALMAK YERİNE..."

İl Başkanı Yücel ise; "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinden sonra, ekonomi yönetimine duyulan güvensizlik yabancı yatırımcıların Türkiye’den çıkışını hızlandırdı. Ancak yabancı yatırımcı, zaten bir süredir, bozulan ekonomik göstergeler dolayısıyla türk varlıklarından çıkıyordu. Veriler, yabancı sermaye girişinin bu hızla kesilmeye devam etmesi durumunda ise finansal piyasaların daha da ağır bir darbe alacağını gösteriyordu ve maalesef bu verilere rağmen AKP iktidarı tedbir almak yerine, milliyetçi söylemlerle bu işin sorumluluğunu dış güçlere atarak, soğan depolarına polis baskınlarıyla medya kahramanlığı yaparak, yaşanan krizin çözülmesini bekliyor." dedi.

"HESAP SORMA GÜNÜ YAKLAŞIYOR"

"Gelinen bu noktada, bir tek saray halinden memnun, yandaş halinden memnun, AKP iktidarı halinden memnun. " diyen Yücel; "Halinden memnun olmayanlar ise borçla, gelir kaybıyla, yoksullukla boğuşan halkımız. Her gün yandaş medyada boy gösteren, her gün sanki yeni ekonomik başarılara imza atıyormuşçasına nutuklar atanlar bilsinler ki, halkın dayanacak gücü kalmadı. Kendi sefalarını sürmek uğruna, yakınlarını, yandaşlarını daha da zengin etmek uğruna ülkenin kaynaklarını, değerlerini heba edenlere, türk milletinin, hesap sorma günü yaklaşıyor." şeklinde konuştu.

"Krizden çıkmak, yeniden üretime dayalı bir ekonominin ve kalkınmanın önünü açmak zor değil" ifadeleri ile konuşmasına devam eden Yücel; "Tüm bunları yapmanın ilk yolu israf, saray ve yandaş ekonomisini savunan AKP’den kurtulmaktan geçiyor. İnanıyoruz önce yerel seçimlerde, sonra da genel seçimlerde bu yoksulluğu ve bu krizi, halkımızla, iş verenimizle, işçimizle, esnafımızla, memurumuzla ve üreticimizle el ele vererek aşacağız. bizim için bu vatan da, bu halk da, bu millet de akp’nin kendi çıkarları uğruna hiçe sayamayacağı kadar kutsaldır." dedi.



 

Güncelleme Tarihi: 03 Aralık 2018, 12:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER