"İzmir'de 28 belediyenin altı başarısızlıktır"

Prof. Dr. Tanju Tosun, 31 Mart öncesi İzmir'deki siyasi iklimi değerlendirdi. Tosun, ekonomik sıkıntıların sandıkta etkisinin görülebileceğini söyledi.

"İzmir'de 28 belediyenin altı başarısızlıktır"

Burak Cilasun / Ben Haber

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Siyaset Bilimci Prof Dr. Tanju Tosun, yerel seçimlere bir ay kala yaşanan atmosferi yorumladı. Kentteki sürecin iyi okunamadığını söyleyen Tosun, her iki ittifak için de İzmir'deki başarı çıtasına ilişkin dikkat çekici ifadeler kullandı.

Seçim süreçleri CHP'de gerilimlere yol açar. Şu andaki kaotik süreci siz nasıl görüyorsunuz?

CHP'nin ulusal politikada iktidar olamamasından kaynaklanan bir arayış söz konusu. İktidar cazibesinin ürünü olarak ortaya çıkan bir tablo. Ulusal politikada iktidar olamıyorsanız yerel politikada iktidar olmanın size getireceği maddi manevi bir sürü ödüller var. CHP Genel Merkezi'nin süreçleri bu denli merkeziyetçi bir şekilde işletmesinin temel nedeni yerel iktidarın cazibesi ve yerel iktidardan merkezi iktidara uzanacak birtakım arayışları kontrol altında tutmak. Partinin merkez yönetimi kendi iktidarının konsolide etme derdinde. Peki bunu nasıl yapabilir? Ancak yerelde kontrol edebileceği aktörlerle...kendi iktidarı nasıl konsülte edebilir ancak yerelde kontrol edebileceği aktörlerle. Dolayısıyla öyle aktörlerle yerelde siyaseti tanzim edeceksiniz ki kral çıplak diyecek aktör olmayacak parti içinde.

AK Parti özellikle İzmir'de CHP'nin iç sorunlarını malzeme olarak kullanmıyor. Bu taktiksel mi?

AK Parti'nin dışarıdan izlemesinin taktiksel bir karşılığı var. AK Parti bu sürece lokal düzeyde müdahale etme şansına tabii sahip değil. Çünkü alan doğrudan doğruya CHP'nin alanı. Ama en azından bunun üzerinden bir eleştiri getirebilirdi. Eleştiri getirmemesinin temel nedeni bunun bu kentte prim yapmadığı şeklinde ve zaten AK Parti şunu gözlemledi. Bu sancılı süreç CHP'nin kendi kendine yorulmasına neden oldu. Dolayısıyla biz de bu topa girersek bizim zamanımızı bu konu meşgul etmesin. Biz alanda kendi işimize bakalım diye düşünmüş olabilir.

Millet İttifakı, İzmir yerelinde biraz sıkıntılı mı?

Bu sürecin teknik olarak yönetilmesi gerekiyordu. İYİ Parti'ye 50'nin üstünde meclis üyesi adaylığı verildi ki 24 Haziran üstünden gittiğimizde, İYİ Parti seçime yalnız gitse zaten 9 ila 59 arası meclis üyesi çıkarabilirdi. Yani CHP verebileceğinin maksimumunu verdi aslında. Bundan fazlasını verecek bir sosyolojik karşılığı yoktur İzmir'de İYİ Parti'nin. Ama sıralamadaki yerler konusunda İYİ Partililer haklı olabilir. Bir de İYİ Parti'nin çoğunlukla MHP kökenli seçmeni CHP adayı Tunç Soyer'e mesafeli yaklaşabilir ama bence CHP'den İYİ Parti'ye geçen seçmen ki bu seçmenin bir kısmı artık yeni bir durak arayışında tekrar. Yani İYİ Parti'de kalma ihtimallerinin düşük olduğunu da görüyorum. Yeniden CHP'ye dönme sürecinde bu seçmen. CHP kökenli seçmen için bunun bir sorun olduğunu düşünmüyorum.

“İzmir'de başarı kriteri...”

CHP ve İYİ Parti kanadının İzmir için sık sık söylediği 30+1 iddiası var. Peki başarısızlığın rakamı ne olur?

CHP ve İYİ Parti için başarı her koşulda AK Parti ve MHP'nin toplam oylarının altına bu partileri çekebilmek. 24 Haziran'da bu iki partinin aldığı oyların toplamının gerisine düşürmek. Gerisine düşürdüğü takdirde en fazla AK Parti-MHP ittifakı 2 belediye başkanlığı kazanabilir. Ama gerisine düşüremediği takdirde kendi oyları düşüyor. Millet İttifakı'nın oyları artarsa Cumhur İttifakı açısından sıkıntılı bir durum ortaya çıkar. Bence başarının kriteri en fazla 2 belediye başkanlığı kaptırmaktır. Millet İttifakı için 28 belediyeyi kazanmak normal bir başarıdır. 28'in altıysa başarısızlıktır. Bununla birlikte tüm belediyeleri kazanmaksa muazzam bir başarıdır.

“Krizin sandığa mutlaka etkisi olur”

Ekonomik sürecin sandığa nasıl bir etkisi olur?

Türkiye'de seçmenin oy verme davranışında ekonomik faktörler azınmayacak derece önemli. Araştırmalara göre ekonomik krizlerin seçmenlerin parti tercihinde minimum 8-10 puan arasında bir etkisi var. bu seçimde de mutlaka olacak tabii. AK Parti, iktisadi kriz nedeniyle kendinden uzaklaşmaya başlayan seçmeni yeniden yuvaya davet etmede sosyal politikaları öne çıkarıyor. Mesela en son açıklanan yoksul ailelerin elektrik faturalarına destek... AK Parti bununla tamamen kriz/parti tercihi ilişkisinde kendi aleyhine oluşmaya başlayan duruma karşı adım atmış ve hasarı minimuma indirmeye çalışmaktadır.

“Kentteki süreç iyi okunamadı”

İzmir'de Cumhur ve Millet İttifakının adaylarına baktığımızda, partiler aday gösterme konusunda ne kadar başarılı olabildi?

Başta CHP olmak üzere çok daha iyi yönetebilirdi. AK Parti ve MHP için fazla gözlemim yok onlar çünkü biraz daha kendi içlerinde, kamuoyuna yansımayacak şekilde bu süreci yönettiler. Ama süreç yönetme konusunda CHP'den daha iyi bir performans beklenirdi. Sürecin iyi yönetilememesi nedeniyle, CHP'nin ulusal politika düzeyinde temsil krizi yerele de sirayet etmiştir. Yerel düzeyde de bu temsil krizini pekiştirecek birtakım taktiksel ve yöntemsel hatalar yapmışlardır. CHP nasıl aday belirleyecekti? Adayların sosyodemografik niteliklerine bakacaktı. Diyelim Bayraklı... Bayraklı'daki seçmenin sosyodemografik ekonomik niteliklerine bakacaktı. Adaylarına bakacaktı, iki kategorideki veriyi çakıştıracaktı. Ondan sonra aday adaylarının partililiğine bakacaktı. Aday adaylarının partililiği ile sosyo demografik çakışma üstünden bir kriter belirleyecekti. Kentteki süreç iyi okunamadı.

“Genel başkanlar istemedikçe kurultay olmaz”

31 Mart sonrası bir kurultay beklenebilir mi?

CHP açısından İstanbul, Ankara ve Eskişehir kaybedilip ya da Eskişehir kalıp Trakya'da kaybedilirse CHP'de çok şiddetli bir kurultay tartışmasının başlayacağını öngörüyorum. Zaten parti içi tartışmaları bırakın, toplumdan yükselen partili olmayan ama 'yeter' diyecek olan hazır kitle var. biz bunu 24 Haziran sonrası gördük. Türkiye'deki mevcut siyasi partilerin örgüt yapısını dikkate aldığımızda genel başkan istemedikçe partide kurultay toplanıp genel başkan değişmesi o kadar kolay değil.

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2019, 10:09
YORUM EKLE

banner47