Hükümet kendi eliyle insan yaşamını tehlikeye atıyor

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, imar barışını Meclis gündemine taşıdı. Beko, Çevre ve Şehircilik Bakanının yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde deprem gerçeğine dikkat çekti ve kaçak yapıların denetim olmadan ruhsatlandığı yasa ile hükümetin kendi eliyle insanların yaşamlarını tehlike atıp atmadığını sordu.

Hükümet kendi eliyle insan yaşamını tehlikeye atıyor

Çevre ve Şehircilik Bakanının yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde imar affının altında yatan gerçeklerin açıklanmasını isteyen CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, ‘İmar Barışı'na başvuran kişi sayısının 14 Kasım 2018 tarihi itibarıyla yaklaşık 8 milyon 600 bin kişi olarak açıklandığını belirtti. Beko, “Hep bir kereye mahsus olduğu söylendi ama sayısız kere af çıktı. Kaçak yapılar ve şehrin inşaat yoğunluğu arttı. Kuralsızlık egemen oldu. Hukuka saygılı insanlar cezalandırıldı ve eşitlik ilkesi kayboldu. Yapılmak istenen barış adı altında masumane bir durummuş gibi görünse de bir imar affıdır. 1985 yılından bu yana değişik şekillerde gelen imar aflarının Türkiye'de yaptığı tahribat ile ilgili elinizde bir istatistiki veri var mıdır?” sorusunu yöneltti.

DEVLETİN ESAS GÖREVİ BU YAPILARI ENGELLEMEK DEĞİL Mİ?

Kaçak yapıların artıran bu yasanın Türkiye gibi deprem kuşağındaki bir ülkede insan hayatı için büyük bir tehdit olduğunu söyleyen CHP’li Beko, Çevre ve Şehircilik Bakanına “Yüzde 60'ı kaçak olan ülke konut stokuna getirilen affın depreme dayanıksız binaların sayısının artmasını sağlayacağını, en önemlisi de 'Nasıl olsa af geliyor' bakış açısıyla yeni kaçak bina yapılıp yapılmadığının kontrol ve denetimi yapıldı mı? Deprem gerçeği olan Türkiye’de kaçak yapılar, kaçak ilave katlar herhangi bir denetime girmeden bu yasa ile yasalaştı. Bu durumda hükümet kendi eliyle yurttaşlarımızın yaşamını tehlikeye atmış oluyor mu? Kaçak yapıları engellemesi sağlıklı güvenli çevrede yaşanmasını sağlamak devletin esas görevi değil midir? Bunu yapmadığı gibi bunları affederek kendi bağlı olduğu hukuku çiğniyor olmuyor mu?” sorularını yöneltti.

40 KAT TEMELİNİN ÜZERİNE 60 KAT BİNA DİKİLİYOR!

Yasada yer alan ‘beyanın esas alınması’ hükmü nedeniyle özellikle turizm bölgelerinde kaçak yapıların arttığı, müteahhitlerin arsa topladığı, binaların kat sayılarının artırıldığı yönündeki haberleri de soru olarak yönelten Beko, şunları dile getirdi: “Ekonomik krizin varlığı herkes tarafından bilinmekte iken ve inşaat sektörünün durmuş olduğu bir dönemde imar barışı adı altında yapılmak istenen nedir? Müteahhitlerin arsa topladığı yönünde gelen bilgiler hükümetinizce araştırılmış mıdır? Özellikle turizm bölgelerinden büyük boyutlarda kaçak inşaat furyası başladığı yönünde kamuoyuna yansıyan bilgiler araştırılmış mıdır? Yasa ile tanımlamış olduğunuz “beyanın esas alınması” nedeni ile bugün başladığı kaçak inşaatını fotoğraflayıp bunu 2018'den önce yaptığını ifade eden beyanlar olup olmadığı, en azından beyanın denetimi yapılmakta mıdır? Sadece bir ilçe belediye örneği üzerinden; Sarıyer Belediye Başkanı’nın yapmış olduğu bir açıklamada ‘Esenyurt'ta kaçak binalar olduğu, 40 katlı bina ruhsatı alındığı, temeller, taşıyıcı sistemlerin 40 kata göre yapıldığı ama 60 kat yapılarak şimdi 20 katın affedileceği’ yönündeki bilgiler doğru mudur? Peki bu binanın 40 kata göre yapılan temeli 60 katı nasıl taşıyacak? Yeni binalarda güçlendirme yapabilir mi? Bina depremde yıkılırsa sorumluluk kimin olacaktır?”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER