Hamdi Türkmen yazdı: HDP'nin Cumhur seçiminde oyu kime?

Hamdi Türkmen yazdı: "İşte bu resmin içinde CHP’nin adayı, Kılıçdaroğlu tarafından istenmeyerek de olsa, Muharrem İnce olarak ilan edilmek zorunda kalındı."

Hamdi Türkmen yazdı: HDP'nin Cumhur seçiminde oyu kime?

Şimdi,  CHP adayı Muharrem İnce’nin, dış dinamiklerin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına çıkartılan bir aday olup olmadığı tartışması başladı.

Haklı bir sorgulama ya da tartışma…

Ama şu kesin; Muharrem İnce; dış dinamiklerin bir operasyonu olarak değil, gelişmelerin sonucu olarak istenmeden ortaya çıkan bir adaydır.

Batı’da hala kendisini tanımayan dünya kadar lider, başbakan, cumhurbaşkanı vardır. Hala da var!...

Bu tartışmanın nedeni Ekmeleddin Vakası’dır.

Çünkü, “Birinci Ekmeleddin Vakası’nın”arkasında dış dinamikler vardı! Amaçları; Cumhurbaşkanlığı için Erdoğan’a karşı halkın teveccühünü kazanabilecek bir seçenek yaratılmamasıydı. 

Batı, o dönem, başlangıçta desteklediği ve iktidara getirdiği Erdoğan ile artık çalışmak istemiyordu.

Batı’nın aslında AK Parti ile sorunu yoktu!

Sorun Erdoğan’dı…

Cumhurbaşkanlığı makamına taşıyarak, onu pasifleştirebileceklerini sandılar.

İşte bu nedenle Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adı, bir yerlerden Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına üflendi.

Sonrasını biliyorsunuz! 

Sonuç olarak; dış dinamiklerin planladığı operasyon başarıya ulaştı ve Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.

***

Operasyon başarılı olmuştu ama, Erdoğan’ın pasifleştirilmesi hedefine ulaşılamamıştı.

Çünkü Erdoğan, ilk günden itibaren Anayasa’nın Cumhurbaşkanı için çizdiği sınırların dışına çıktı.

Böyle yapacağını söyledi de üstelik.

İlk işi, pek laf dinlemeyen, siyaseten kendi oluşturduğu  grupla dans etmeye kalkan Başbakan Davutoğlu’nu bir kalemde silip attı.

15 Temmuz Darbe Girişimini kendi ifadesiyle “Allah’ın lütfu” olarak kabul etti, fırsatı değerlendirdi ve 16 Nisan Referandumu’nda gayri anayasal ve gayri hukuki fiili durumu meşrulaştırma şansını yakaladı.

***

16 Nisan 2016’da yapılan referandumda onaylanan anayasa değişikliği, 2019’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinden sonra yürürlüğe girecekti.

Ama 2019’a kadar beklenemedi.

Çünkü; ekonomi tam anlamıyla iflas etmişti ve Türk Lirası’nın yabacı paralara karşı değerinin düşüşü engellenemiyordu.

Ve sonunda deniz de bitmişti. İşte bu nedenle seçimler erkene alındı.

***

Batı için Türkiye çok önemliydi ve kaybedilemezdi. Ayrıca; Batı’nın Türkiye’de çok fazla miktarda yatırımı ve bankaları tarafından verilmiş kredileri vardı.

Avrupa bankalarının Türkiye’de 222 milyar dolar büyüklükte bir kredisi olduğunu düşünürseniz, tehlikenin ne anlama geldiği sanırım anlaşılır.

Bu seçim öncesinde de dış dinamikler yine “İkinci Ekmeleddin Operasyonunu”sahneye koydular.

Çünkü; Türkiye’nin iç dinamikleri bir kısır döngü içinde hareket ediyor ve Erdoğan’a karşı bir seçenek üretemiyordu. 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun kulağına bu sefer de Abdullah Gül’ün adını üflediler. 

Meral Akşener karşı çıkmasa ve diretmeseydi, Abdullah Gül bugün Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olacaktı.

Esasında Kılıçdaroğlu, Meral Akşener’in diretmesi karşısında da Abdullah Gül’ün CHP ve Saadet Partisi ittifakının adayı olmasına razıydı.

Ama bunu da Abdullah Gül kabul etmiyor, “tüm muhalefetin çatı adayı olursam, olur” diyordu.

Çünkü Gül, Akşener çekilmediği takdirde; kendi isminin CHP tabanında tepkiye neden olacağını ve Akşener’in ikinci tur şansını arttıracağını gördü.

İşte bu resmin içinde CHP’nin adayı, Kılıçdaroğlu tarafından istenmeyerek de olsa, Muharrem İnce olarak ilan edilmek zorunda kalındı.

***

Muharrem İnce’nin halkta karşılık bulacağını kimse bu kadar beklemiyordu. Gerçekten üstün performans gösterdi ve göstermeye de devam ediyor. 

İnce, CHP tabanının firesiz olarak oyunu alır. Hatta Kılıçdaroğlu nedeniyle bugüne kadar sandığa gitmeyen CHP’lilerinde, muhafazakârların da…

Yani; ikinci turda (8 Temmuz) Saadet Partisi tabanından ve canından bezmiş, burnundan soluyan AK Parti tabanından da oy alır Muharrem İnce.

Görülen o ki; HDP’ye oy veren Kürt kökenli vatandaşlarımızın ezici bir çoğunluğu şimdiden kararını vermiş; ilk turda Demirtaş, ikinci turda İnce diyor…

Muharrem İnce; dış dinamiklerin bir operasyonu olarak değil, gelişmelerin sonucu olarak istenmeden ortaya çıktı.

Tekrar ediyorum; çıkışı ile birlikte halkta ciddi biçimde karşılık bulması, umut olması ve yelkenlerini rüzgârla doldurması nedeniyle, Batı’nın da Muharrem İnce’yi desteklemeye başladığı haberlerini Batı’nın başkentlerinden net bir biçimde alıyoruz.

***

Biliyorsunuz, 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in ünlü ve gerçekçi bir sözü var; “Siyasette bir gün çok uzun bir süredir” diye. Yaşadığımız zaman diliminde, iletişim teknolojisi ve sosyal medya imkânlarını da göz önüne aldığımızda bu sözü “Her saat ve her dakika, siyasette çok önemli bir süredir” şeklinde güncelleyebiliriz.

1 Haziran 2018 itibarıyla yapılan değerlendirmeler sonucunda şu söylenebilir; Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce ikinci turda Recep Tayyip Erdoğan’la yarışır…

Ayrıca bilin ki, kazanan kim olursa olsun; Türkiye’yi çok acılı ve sancılı bir dönem bekliyor.

Tek umut tünelin ucunda bir ışık görülmesi…

Güncelleme Tarihi: 04 Haziran 2018, 12:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER