Hamdi Türkmen yazdı: Cumhur ve Millet İttifakı’nda son durum...

Piyasaları, sanayici ve iş dünyasını, vatandaşı ciddi olarak etkileyen, Dolardaki ve Euro’daki artış, belirsizlik ve geleceği görememe öngörüsü, seçimlere bir ay kala, muhalefeti yükseltirken, iktidar bloğu; seçim kararının açıklandığı güne göre az da olsa oy kaybı yaşadı

Hamdi Türkmen yazdı: Cumhur ve Millet İttifakı’nda son durum...

HAMDİ TÜRKMEN YAZDI

 

Ülke olarak 24 Haziran’da yapılacak bir seçime doğru gidiyoruz ama bu seçim bu güne kadar yapılanlardan ciddi bir farklılık gösteriyor…

Bunu; seçimin nasıl yapılacağına ilişkin söylemiyorum…

Elbette her zaman olduğu gibi, her kademede bu seçim için kurulmuş kurullar olacak, oylar sayılacak falan ama…

İşte zaten her şey o amadan sonra başlayacak…

Eğer anayasa değişikliğiyle Cumhur-Başkanlığı…

Yani yeni sistemi toplumun önüne getirenler seçimi alırsa ki uyum yasaları çoktan çıkarılmaya başlandı.

Bundan sonra yetkili ama sorumluluğu olmayan, hesap sorulamaz bir Cumhur-Başkanlıkla yönetileceğimiz kesin görünüyor.

Tabi bu konuda bir şeyi de özellikle atlamamak gerekiyor…

Federasyonu…

Çünkü federasyon olmadan yeni sistem için  “Altı kaval üstü şişhane” olacağı söyleniyor.

Şimdi burada…

“Diyelim ki federasyon olduk ve başkanlıkla yönetilmeyi seçtik ne sakıncası var” da diyebilirsiniz.

Öncelikle bilinmesi gerekiyor ki…

Bugün federasyon bile olsa bu türden yönetilen devletlerin tamamı ulus devlettir…

Dünyada ABD ‘de olmak üzere federasyonla yönetilen ülkelerin neredeyse tamamı…

Daha kuruluşlarından itibaren federatif bir yapıya sahiptirler. 

Çünkü bu devletler…

Daha baştan küçük küçük devletçiklerin birleşip bir güç olmak amacıyla bir araya gelmelerinden oluşmaktadır…

Dolayısıyla…

ABD’nin işgal ve saldırısı sonucunda Irak’ta…

Suriye’de, Libya’da yapılmak istenilenleri saymazsak dünyada üniter bir devletin

işgal ve saldırı olmaksızın…

Sadece seçim yoluyla üniter yapısının sona erdirilip…

Çok kimlikli federatif bir devlete dönüşmesinin bir örneği yok.

Nitekim bu seçimle sadece farklı adaylardan birini değil…

Aynı zamanda…

Son ulus devletimizin devam edip etmeyeceğini de oylamış olacağız… 

***

Peki, 24 Haziran öncesi, şunun şurasında 30 günden daha az kala “son durum nedir?” derseniz, alacağınız yanıt; “bir yorum” olur ki, bu benim işim değil derim!..

Ama, haber kökenli bir gazeteci-yazar olarak, yorum yapmadan bir tespit yapabilirim:

Cumhur İttifakı liderleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli tarafından önerilen erken seçim kararı TBMM'de onaylandığı sırada gözlenen siyasal durum, iktidar bloğunun örgüt ve seçmen profili bakımından seçimlere hazırlıklı olduğu, buna karşın muhalefet içerisinde yer alan siyasi partilerin hazırlıksız yakalandığı idi.

Çeşitli kamuoyu yoklamalarında; 16 Nisan 2017 tarihli referandumda “hayır oyu” verenlerin (muhalefet seçmenlerinin) yüzde 98’i erken-baskın seçim kararını yanlış buluyordu.

Buna karşılık, “evet oyu” verenlerin (iktidar seçmenlerinin) yüzde 72'si erken seçim kararını doğru olduğunu söylüyordu.

***

24 Haziran’a bir aydan daha az bir zaman kala, muhalefetin hazırlıksızlığı, beklenmeyen bir şekilde ortadan kalktı.

Muhalefet cephesi, ilk turda mümkün olan en geniş muhalefet seçmenini sandığa götürecek şekilde Cumhur- Başkanı adaylarını belirledi.

CHP-İYİ Parti ve Saadet Partisi tarafından bir ittifak kuruldu, HDP ise bu “Millet İttifakı” dışında kalarak Selahattin Demirtaş'ı aday gösterdi.

Muhalefetin bu girişimleri ile; piyasaları, sanayici ve iş dünyasını, vatandaşı ciddi olarak etkileyen, Dolardaki ve Euro’daki artış, belirsizlik ve geleceği görememe öngörüsü, seçimlere bir ay kala, muhalefeti yükseltirken, iktidar bloğu; seçim kararının açıklandığı güne göre az da olsa oy kaybı yaşadı.

Nitekim, Kasım 2015 Genel Seçimleri ile Nisan 2017 Anayasa Referandumu sonuçları karşılaştırılarak incelendiğinde, bugün Cumhur ittifakını oluşturan AK Parti-MHP bloğunun büyük şehirlerde ve toplumun yüksek eğitim alan kesimlerinde bir miktar destek kaybına uğradığını görmek mümkün.

Araştırmacılara göre bu kayıp ülke çapında yüzde 10 civarında.

Bu kayıp henüz Cumhur İttifakı tarafından geri alınamadı.

Bu veriler ışığında bakıldığında ve bir değişiklik yaşanmaması halinde, Cumhur İttifakı’nın parlamento çoğunluğunu kaybetmesi ve Cumhur-Başkanlığı seçiminin ikinci tura kalması sürpriz olmamalı.

Bugünkü durum bu…

On gün sonra, yirmi gün sonra ne olur; dengeler Cumhur İttifakı lehine değişir mi?

Yaşarak göreceğiz…

Güncelleme Tarihi: 25 Mayıs 2018, 12:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER