"CHP'de 'Sarı' alarm!"

Hamdi Türkmen yazdı...

"CHP'de 'Sarı' alarm!"

31 Mart yerel seçim günü.

Bu seçimi önemli  kılan 2023’e kadar ki sürede son seçim oluşu.

İki ittifak; Cumhur ve Millet İttifakları arasındaki yarışın sonuçları bu nedenle önemli.

Ya 24 Haziran 2018’de kabul edilen “Başkanlık” rejimi onaylanacak ya da bu rejim karaya oturacak. CHP, İzmir ile birlikte Ankara ve İstanbul’u alırsa Başkanlık rejimi esaslı bir “ders” alacaktır.

Aksi ise muhalefetin çöküşü, yeni rejimin yerleşmesi anlamına gelecektir.

Millet İttifakı’nın sorumluluğu bu bağlamda çok büyüktür.

***

Siyaset bilimi şöyle der: “Seçim, olağanüstü bir gelişme olmazsa iki seçim arasındaki sürede kazanılır veya kaybedilir.”

Çünkü kampanya döneminde 0,5-1,5 puan arasında oynama olur oylarda. Kampanyaya kadar büyük ölçüde karar verilmiştir.

Bu gerçeğe rağmen CHP İzmir’de adaylarını geç belirleyerek inandırıcılığını kaybetti.

Bir “Derman Belediyeciliği” tutturdular, gidiyorlar. Yani; silikleşen bir profille seçime giriliyor.

Ayrıca, birçok noktada büyüyüp tek başına seçime girilemediği için mecburen ittifak yapılıyor.

Bu da ortağına bazı adaylıkları bırakmak anlamına geliyor ki, CHP örgütünü soğutuyor, üzüyor ve geriyor.

Adayların geç açıklanmasının nedenine gelince.

Asla en iyileri aramak bulmak değildir. CHP, 1 Nisan’a yönelik alan düzenlemesi yaptığı için gecikmiştir.

Çünkü; göründüğü kadarıyla Genel Başkan ve yönetimi, “İktidar” falan olmayı istemiyor.

“Küçük iktidar” onlara yetiyor.

O yüzden “garanti” ya da “kazanma ihtimali olan” yerlerde kimlerin belediye başkan adayı gösterileceği, kimlerin geçmişteki imza sürecinden dolayı tasfiye edileceğinin hesabı yapıldı.

Bu da işleri geciktirdi; hepsi bu kadar…

***

Bu ayrıntılar 31 Mart seçim sonuçlarının genel siyasete yansıyacak olan bölümleri.

Bir de yerel yönetimleri 5 yıllığına şekillendirecek yönü var.

İzmir, bu konuda Türkiye’nin en çok merak edilen kentlerinden biri.

Peki son durum ya da gelişmeler ne diyor

CHP için bir “yeşil kuşak” var; yani banko kazanacağı ilçeler.

Bunlar; Çiğli, Karşıyaka, Bornova, Konak, Balçova, Narlıdere, Güzelbahçe, Urla, Bergama ve Dikili…

***

CHP’nin, gerek aday belirlemede yaptığı yanlışlar, kazanacağı isimler yerine; ahbap-çavuş ilişkileri, mezhep ve hemşeri özellikleri ile bir takım ranta dönük menfaatlerin ön plana çıkardığı adayları tercih etmesi, “sarı çizgi” ilçelerin sayısını çoğalttı.

Nitekim, 2014’te Levent Piriştina ve Hasan Karabağ ile rahat seçim kazanılan Buca ve Bayraklı, bu dönem yeni adaylarıyla çok sıkıntılı.

Kaybedilirse kimse şaşırmasın.

Sarı İlçelerin diğerlerine gelince: Menemen, Karabağlar, Çeşme, Foça, Ödemiş, Bayındır, Menderes.

Bu ilçelerde yarış, belli ki son ana kadar kıran-kırana devam edecek.

Her iki ittifakın adayının da kazanma şansı var.

Sarı çizgili ilçelerin tamamına yakınının 2014’te CHP’li olması buralardaki yarışı daha da çekişmeli hale getiriyor.

***

Bir de Cumhur İttifakı’nın; AK Parti ya da MHP adaylarının banko kazanacağı, CHP için “kırmızı çizgi” ilçeler var.

Kemalpaşa, Torbalı, Selçuk, Tire, Kiraz, Aliağa, Kınık ve Beydağ gibi.

Bugün itibariyle son durum böyle.

Ama daha 19 gün var…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Soner Göksel.
Soner Göksel. - 2 hafta Önce

Yanılıyorsunuz.durum yazılanların tam tersi.CHP çok ileride

banner47