CHP'de genel başkanlık tartışmalarına İzmir yorumu

Cumhuriyet Halk Partisi'nde 24 Haziran sonuçları kulisleri hareketlendirdi. Muharrem İnce'nin yüzde 30'u aşkın oy almasıyla birlikte partide "İnce" sesleri yükselirken, İzmir'den gelen açıklamalarsa daha itidalli.

CHP'de genel başkanlık tartışmalarına İzmir yorumu

Burak Cilasun / BEN Haber

24 Haziran'daki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi oylarının, CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin 8 puan gerisinde kalması sonrasında partide kılıçlar çekildi. Eren Erdem, Erdal Aksünger ve Kemal Anadol gibi isimlerden Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na istifa çağrılarının gelmesinin ardından CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel, PM üyesi ve eski milletvekili Mustafa Moroğlu ile CHP İzmir eski İl Başkanı Ali Engin de BEN Haber'e değerlendirmelerde bulundu. 

"MUHARREM İNCE ARTIK TÜRKİYE'NİN KABUL ETTİĞİ BİR LİDERDİR"

Seçim sonuçlarıyla birlikte oluşan tabloyu yorumlayan Alaattin Yüksel, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis'teki grubu yönetmesini, parti genel başkanlığını ise Muharrem İnce'nin üstlenmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, "Genel Başkan daha önce çok başarılı bir grup başkanvekilliği yaparak bu görevi yaptı. Genel Başkan, Meclis grubunu 3 meclis başkanvekili ile yönetiyor. Genel Başkan Meclis'teki grubu çok daha başarılı yönetebilir. Böyle bir önerim var. Muharrem İnce de artık lider olarak kazanılmıştır bu partide. Bunu harcayıp bitirmemek gerekiyor. Birlikte yönetim anlayışı sergilenebilir aslında.  Genel Başkan içtenlikle, yurtseverlik temelinde siyaset yapıyor. Türkiye'nin geleceği için siyaset yapıyor. Seçim öncesi fedakarlıklarda, özveride bulundu. Aklıyla hareket ederek yararlı işler yaptı. İYİ Parti'ye grup kurdurması, rakibini cumhurbaşkanı adayı yapması gibi. Bence şimdi de partisi için bunu yapabilir. "

"KENDİNE KOLTUK DÜŞMEDİĞİ İÇİN ELEŞTİRENLER DE VAR"

Benim söylemek istediğim, kendilerine koltuk düşmediği için eleştirenler var. Genel başkana hadi istifa et diyorlar. Ben kendim için değil, ülkemizin geleceği için siyaset yapıyorum. Parti içi iktidara yönelik düşünmektense partiyi nasıl iktidara taşıyacağımızı düşünüyorum. Kaos yaratacak, partide kargaşa yaratacak şeyler yerine böyle daha iyi olur diyorum. Muharrem İnce artık Türkiye'nin kabul ettiği bir liderdir. Bunu görmezlikten gelemezsin. Genel Başkanımız ile ilgili de duygularım olumlu ama bu görevde partiyi başarıya taşıyamadı. Ben genel başkan yardımcısıydım ve 2011'de başarısız olunca bıraktım. Genel başkan yardımcılığını bıraktım ama partiyi ve partinin başarılı olması için çalışmayı bırakmadım. Milletvekilliği dönemimde de parlamentodaki siyasete bakış açısını da sevmediğim için bıraktım ama ülkenin geleceği için siyasete katkıda bulunmaya devam ediyorum. Sadece bir aydın sorumluluğu ve yurtseverlik temelinde yaptığım bir iş. Kendi kariyer planımızın dışında düşünmeye başlayabilirsek başarılı olabiliriz." dedi.

"BİR LİDER PARTİSİ OLAMAYIZ, OLMAMALIYIZ"

CHP Parti Meclisi Üyesi ve İzmir eski Milletvekili Mustafa Moroğlu, sonuçları değerlendirirken, genel başkan değişikliğinden ziyade partinin tüzük ve programını değiştirmesi gerektiğine dikkat çekti. Moroğlu, "Ben partinin bir genel başkan değişikliğiyle sorunları çözeceği anlayışında değilim. Yönetsel, kadrosal, politik sorunlarımız var. Dünya ve sorunlar değiştikçe bizim partililerimiz sorumlulukları gereği bir arayış içinde. Arayışın yöntemi doğru olmazsa, çare de doğru olmuyor. Onun için bir seçimin ardından genel başkan değişimini tartışmayı doğru bulmuyorum. Partimizde sorumluluk duyan isimlerin, emek vermiş isimlerin oturup, belli veriler ve ülke gerçekleri üzerinde ve siyaset sosyolojisinin bize bıraktığı deneyimlerle, 2 ayın deneyimleriyle, önümüzdeki yılları düşünerek bir yol bulması lazım. Bu yolun da kurultaydan geçtiğini düşünüyorum. Ortaya gerçek anlamda çağdaş bir tüzük ve program çıkardıktan sonra bunu uygulayacak bir kadro seçmemiz lazım. Biz lider partisi olamayız. Olmamamız da lazım. Bizim bir kadro partisi olmamız lazım. Kadro partilerinin sözcüleri olur ama kararı kadro verir. Üyelikten genel başkana kadar sorunlarımız var. Bir politik arayış sorunumuz var.  

"MUHARREM İNCE ARTIK HEPİMİZİN CUMHURBAŞKANI ADAYIDIR"

Partimizde şu istifa etsin, bu bunun yerine geçsin açıklamaların sorunumuzu çözeceğine inanmıyorum. Geriye dönük baktığımızda da genel başkan değişiminin çözüm olmadığını görüyoruz. Öncelikle program ve tüzüğümüzü ortaya koymalıyız. Muharrem İnce artık hepimizin her zaman Cumhurbaşkanı adayıdır. Bu şekilde devam edebilir. Siyasetin girdabında İnce'yi yıpratmamak lazım. Muharrem İnce herkesin gönlünde taht kurdu. Yeni bir kavga o tahta, zarar verir. Yarın "Ben genel başkanlığa adayım" dediğinde ki kendisini o göreve yakıştırmıyorum anlamına gelmesin sözlerim ama insan her yerde lazım olduğunu söylemeye başlarsa, yara almaya başlarsa o zenginliği kaybederiz.

"ÖNCE GENEL BAŞKAN KILIÇDAROĞLU'NUN AÇIKLAMASINI BEKLEMELİYİZ"

CHP İzmir eski İl Başkanı Ali Engin ise partinin yol haritasını belirlemesi için öncelikle Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının beklenmesi gerektiğini söyledi. Engin, "Ortada milyonların umudunun boşa çıktığı bir karamsar tablo var. Başta genel başkan olmak üzere herkesin bunu değerlendirmesi lazım. Başta ana kademe olmak üzere partinin bunu iyi değerlendirmesi lazım. Hiçbir şey olmamış gibi davranılamaz. Soğukkanlılıkla, birbirimizi suçlamadan hareket etmeliyiz. Genel başkanın tavrı ortaya çıkmadan yol haritasını tam çizemeyiz. Toplumun ve partinin Muharrem İnce'ye desteği de tabii sandık sonuçlarına bakarak ortada. Genel başkanın yapacağı açıklama bence bundan sonrasını nasıl konuşmamız gerektiği noktasında önemli bir ipucu olacaktır.Ortada milyonların umudunun boşa çıktığı bir karamsar tablo var. Başta genel başkan olmak üzere herkesin bunu değerlendirmesi lazım. Başta ana kademe olmak üzere partinin bunu iyi değerlendirmesi lazım. Hiçbir şey olmamış gibi davranılamaz. Soğukkanlılıkla, birbirimizi suçlamadan hareket etmeliyiz. Genel başkanın tavrı ortaya çıkmadan yol haritasını tam çizemeyiz. Toplumun ve partinin Muharrem İnce'ye desteği de tabii sandık sonuçlarına bakarak ortada. Genel başkanın yapacağı açıklama bence bundan sonrasını nasıl konuşmamız gerektiği noktasında önemli bir ipucu olacaktır." dedi.

"TEPEDEN İNME ANLAYIŞA SON VERMEK LAZIM"

İzmir Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Yüksel Çakmur ise, "Bu değerlendirmeyi tüm CHP tabanı yapmalıydı. Tüm veriler göz önüne alınmalı. Yöneticiler de şapkalarını önlerine koymalı. CHP'nin Türkiye'deki durumu makamlardan çok daha önemli. Hak ve özgürlükler, hukukun, ifadenin ve örgütlenmenin özgürlüğünün durumu konuşulmalı. Bunları koruması ve savunması temel olan bir parti CHP. CHP'nin varlığına çok büyük ihtiyaç var. Önemli olan değişim ve dönüşüm iç kavgalara yer vermeden, Türkiye'ye barışı getirmemiz için önce kendi içimizde barışı getirmemiz lazım. Özgürlük ve demokrasiyi partinin içine getirmek lazım. Örgütü bir yana itmek ve örgütü önemsemek lazım. Demokrasi ve adalet kavramı son derece önemli. Tüm bunlar bir araya gelip adaletin içinde yoğrulacak ki ondan sonra adalet, adalet olacak. Tüm bunları düşünerek karar vermek lazım. Bir dönüşüme ihtiyaç var mı, yok mu? Öncelikle kafaların değişmesi lazım. Birbirimize anlayış göstererek partiye zarar vermeden örgütsel bir devrimin şart olduğuna inanıyorum. Bugün milletvekillerini, belediye başkanlarını örgüt seçecek. Tepeden inme bir anlayışa son vermek lazım. Birtakım yanlış durumlar varsa bunu hiçbir kişisel çıkar düşünmeden söylemeliyiz. Genel başkanlık sultasına, oligarşiye son vermek lazım. Demokrasi diyorsak, adalet ve hukuk diyorsak önce örgüte, partiye gelecek bunlar. Taban bilmez ben bilirim zihniyetine son vermeliyiz. Tek adam rejimine son vermek istiyorsak kendi içimizde de tek adam rejimine son vermeliyiz. Örgüt çalışanı devam ettirecek, çalışmayana dinlen diyecek. Bunu genel başkan değil örgüt söylemeli. Bu ayıba son vermek lazım. Genel başkanlar da ön seçime girecek. Parti kadroları partiyi, parti geçmişini ve partinin ilkelerini bilecek. Demokrasi, partinin içine 5-10 yılda mı geldi? Ön seçim yapılıyor, kota ve kontenjan dolu. Ön sıraları öyle doldurmuşsunuz. Ön seçimden birkaç kişi geliyor, buna da demokrasi diyorlar. Bireysel her mücadelenin karşılığı başarısızlıktır. Toplumsal, örgütsel mücadelenin karşılığı başarıdır. CHP demokrasiyi kendi içinde unuttu ve unutturdu. Buna yöneticilerin hakkı yok. Değişim olacaksa bunu kabul edelim. Kadrolarda ve kafalarda değişmesi gerekiyor.25'ten 22'ye inmişiz. Başarıyı nasıl konuşalım? Demokrasiyi Türkiye'ye getiren parti CHP'dir ama bugün partide demokrasi yok. Örgüte inanmamak olabilir mi? Örgüt, değiştirme gücüne sahip olduğuna inanmazsa nasıl karanlığı değiştirebilir?" ifadelerini kullandı.

Güncelleme Tarihi: 26 Haziran 2018, 13:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER