banner51

"CHP'de Buca vakası"

Erol Yaraş yazdı...

"CHP'de Buca vakası"

Evet, bu şehrin en önemli ilçesinde 3 gündür yaşananlar CHP tarihine “Buca Vakası” olarak geçecek.

Buca vakası dediğimiz olay Türk siyasi tarihindeki yaşanmış skandal kararlar içinde, en tepelerde kendine şimdiden yer buldu.

BEN TV binası ile CHP İzmir İl Başkanlığı yan yana. Dün CHP İl'de yaşananları canlı olarak seyrettim. Rezalet aslında yazılanların çok üstünde yaşandı.

20 gündür Buca Belediye Başkan Adayı olarak hazırlıklar yapan Suat Nezir’in taraftarları haklı isyanlarını, bu işlerin bir numaralı sorumlusu olan, İl Başkanı Deniz Yücel’in yüzüne söylemek için gelmişlerdi. İster istemez tansiyon yükseldi. Sin kaflı cümleler koridorları inletti, televizyon kırıldı, masalar yumruklandı. İzmir’i çantada keklik görenlerin sebep oldukları kaos ortamı tüm İzmir’de nefret uyandırdı. En koyu CHP’liyim diyenler bile Suat Nezir’e yapılanlara isyan etti.

Adaylık sürecini eline yüzüne bulaştıran İl Başkanı Deniz Yücel, Nezir ile ilgili yaptığı açıklama yaşanan olayların üzerine bir de tüy dikti.

Yücel, görevden alınan Nezir için aynen şu cümleyi kurdu. “Suat Nezir’in adaylığı uygun görülmemiştir.”

Deniz Yücel’e bir sorum var.

20 gün önce yeterli görülüp Parti Meclisi’nden onay alan bir kişi ne olmuştur da aniden yetersiz ilan edilmiştir? Tüm Bucalılar ile birlikte bu şehirde, CHP’ye gönül vermiş milyonlarca insan bu sorunun cevabını bekliyor.

Deniz Yücel çok zor bir süreçten sonra il başkanı oldu. Onu il başkanı yapan Aziz Kocaoğlu iradesiydi.

İnanıyorum ki bugün Aziz Kocaoğlu, Deniz Yücel tercihinden dolayı çok pişmandır.

Aziz Kocaoğlu demişken, tüm bu yapılanların, yaşanan skandalların arkasında yatan Kocaoğlu’nun tüm siyasi izlerini İzmir’de silme çabasıdır.

Bir anlamda Aziz Kocaoğlu’ndan intikam alma duygusudur. Bu hareketin başını da Tuncay Özkan çekmektedir.

Aziz Kocaoğlu’nu sever ya da sevmezsiniz. Fakat bir gerçek var ki asla bu şehirde ismini ve siyasi kişiliğini silemezsiniz.

Beğenin ya da beğenmeyin Kocaoğlu bu şehrin 15 yılına damgasını vurmuştur.

Yanlış ya da doğru, birçok imkânsızlıklarına rağmen alt yapı, deniz ulaşımı, raylı sistem, Doğal Yaşam Parkı, Kadifekale, Agora, Kent Ormanı, bisiklet yolları, kırsalda kalkınma, Fuar İzmir gibi daha birçok projeyle İzmir’i canlandırmıştır. Yeterli midir? Elbette bu tartışılır.

Başta Tuncay Özkan olmak üzere; Genel Başkan Kılıçdaroğlu ve diğer genel başkan yardımcılarına soruyorum:

Aziz Kocaoğlu düşmanlığınız nereden geliyor?

Kocaoğlu’nu ve onun adamlarını yok edelim derken İzmir’in tüm dengelerini bozdunuz.

İzmir’de CHP’ye gönül vermiş birçok insanı çileden çıkardınız.

30 ilçeyi aranızda paylaşıp her ilçeye kendi adamlarınızı getirdiniz.

Yetinmediniz tam sadakat göremeyeceğinizi düşündüklerinizi tekrar değiştirdiniz.

Kocaoğlu’nu CHP üst yönetimi olarak kabul edin etmeyin, namusu, şerefi ve tüm benliği ile İzmir’e hakkıyla 15 yıl hizmet etti.

400 yılla yargılanması bile onu yolundan çevirmedi.

Şunu kafanıza kazıyın ki tarih sizleri bilmem kaçıncı dönem İzmir vekili olarak anacak veya anmayacak. 10-15 yıl sonra bu şehirde nasıl Kültürpark denince akla Behçet Uz geliyorsa, gelecekte de biraz önce saydığım projeler konuşulduğunda ‘’Aziz Kocaoğlu yaptı’’ denecektir.

Siz CHP yöneticileri gelecekte Türkiye Büyük Millet Meclisi anı kataloğunda yarım sayfada adınız geçerken, Kocaoğlu İzmir’de eserleriyle hep anılacak ve yaşayacaktır.

Şimdi tekrar gelelim Buca vakasına... Deniz Yücel, Suat Nezir için “Uygun görülmemiştir” dedikten sonra hiç sıkılmadan şu cümleyi çok rahat kurabilmiş “Suat Bey’in tüm adaylar gibi, CHP’nin başarısı için çalışacağına inanıyoruz.”

Gayet rahat davranan ve yaşanılanlardan bir ders çıkarmayan Deniz Yücel’e ise en güzel cevabı gözü yaşlı Suat Nezir’in annesi verdi.

Anne Nezir, “50 yıldır CHP’liyim. Ailem de CHP’li, Suat’a çok kötü şeyler yaptılar, çok kırdılar. Artık CHP’li değilim.”

Deniz Yücel, ahını aldığı, gözyaşlarına boğduğu anne Nezir’den nasıl özür dileyecek? Ve onu nasıl CHP’ye oy vermeye ikna edecek? Doğrusu çok merak ediyorum...

Suat Nezir’in yapılan haksızlık üzerine söylediği bir cümle ile yazıyı tamamlayayım.

“Onurumla aday oldum, onursuzca adaylıktan alındım”

YORUM EKLE

banner47