banner9

Çavuşoğlu sinyali verdi: Şimdi oraya gireceğiz

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu açıklamalarda bulunuyor. Çavuşoğlu, Münbiç konusunda yol haritasının uygulama safhasında olduğunu ve şehrin içine girme zamanının geldiğini söyledi

Çavuşoğlu sinyali verdi: Şimdi oraya gireceğiz

Çavuşoğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:

"DEAŞ'a, PKK/YPG'ye karşı en büyük mücadeleyi biz verdik. ABD ile aramızdaki uzun zamandır en büyük sorun olan YPG konusunda bir yol haritası belirledik ve şimdi bunu uygulama safhasındayız. Hazırlık safhasına da bir takım adımlar atıldı. Şimdi ise ortak devriye ve şehrin içine girme zamanı. Bu süreçte de PKK/YPG buradan çekilecek ve bunların silahları alınacak.

Yol haritası konusunda Kobani'deki Kürtlerin endişe etmesine gerek yok. Çünkü YPG bunlara zulmediyor. Kobani'de de bakacağız nüfus yapısı ağırlıklı olarak Kürt'se yönetimi de öyle olacak. Ama YPG/PKK değil.

NATO'nun gündeminde terörle mücadele olacak. NATO'ya yönelik en büyük tehdit terör örgütlerinden geliyor. Genişleme önemli bizim için. Özellikle Makedonya, Bosna Hersek ve Gürcistan'ın NATO'ya dahil edilmesi konusunda tam desteğimiz var. Diğer tarafta Irak güvenlik güçlerinin NATO tarafından eğitilmesi gibi bir gündem var. İkili görüşmeler de olacak. En son Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump, NATO marjında görüşmek için anlaştılar. Münbiç konusundaki yol haritasının uygulanması bizim önceliğimiz. Diğer taraftan FETÖ konusu var. 13 Temmuz'da Ankara'da, konsolosluk ve hukuki işlerle ilgili çalışma grupları toplanacak. ABD ile aramızda şu anda devam eden FETÖ'nün iadesi dahil birçok konu var. Bu 13 Temmuz'daki toplantı bizim için önemlidir. Masaya deliller ve belgeler konunca, Münbiç'te olduğu gibi bu konudaki oyalama devri de bitecektir. Ayrıca bizim üçüncü bir çalışma grubumuz var. O da terörle mücadele. Özellikle Irak'tan PKK'nın temizlenmesi konusunda adımlar atacağız.

ABD'nin İran konusundaki adımlarını doğru bulmuyoruz. Yeni yönetim anlaşmadan çekiliyorum dedi. Ancak AB ülkeleri ve İran bunu devam ettirmek istiyor. Ancak ABD ilave yaptırımlar koyuyor. Ben aldım bu kararı, diğer ülkeler de uymak zorundadır. Öyle bir şey yok. Artık bu iş böyle yürümez. S-400 alıyorsun, yaptırım uygularım diyor. Uygularsan karşılığını görürsün. Böyle bir ilişki istiyorsan o senin tercihin. İran gibi bir ülkenin köşeye sıkıştırılması doğru değil. İsrail'in talebiyle İran için alınan bu kararları doğru bilmiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu net bir şekilde söyledi. Bölgemizde biz tırmanma ve gerilim istemiyoruz. Şu anda ABD'nin aldığını kararlara sadece biz değil, AB üyesi ülkeler de karşı çıkıyor. Şirketler bundan tedirgin olabilir. Ama AB üyesi ülkeler ve AB bir kurum olarak ABD'nin bu kararlarına karşı. Bunu net bir şekilde söylüyorlar.

En son Pompeo ile yaptığımız görüşmede, FETÖ konusunu ciddiye aldıklarını, FBI'ın kapsamlı bir soruşturma başlattığını söylemişti. Basit bir soruşturmadan sonra bile karanlık bir örgüt olduğu belli oluyor. Bu çalışma grubuyla beraber her şey masaya konduğunda ne kadar ciddi olduklarını göreceğiz. ABD gibi bir ülke, Türkiye gibi bir müttefikini kaybetmemelidir. ABD müttefikini tercih etmelidir. İlişkilerimiz bu kadar zarar gördükten sonra bunun telafisi, ABD'nin yanlış politikalarından vazgeçmesidir.

Daha önce S-400'le ilgili NATO Genel Sekreteri net bir açıklama yaptı. 'Türkiye, NATO üyesidir aynı zamanda özgür, bağımsız bir ülkedir. Kendi kararlarını kendi verir' dedi. Biz talep üzerine NATO'ya genel bilgilendirmeyi yaptık. Burada önemli olan alınan S-400'ün NATO'yu ve müttefiklerimizi düşman olarak tanımlamamasıdır. Bunu zaten görüşmelerde biz masaya şart olarak koyduk. NATO'nun böyle bir şüphesi varsa, gelirler beraber çalışırız bunu net bir şekilde görürler. NATO kurumsal olarak var olan tehditlere karşı nasıl daha etkin olabilir konusunda görüşlerimiz şimdiden paylaştık.

ABD'de bu işten(S-400) bir çıkış arıyor. Nihai kararı ABD yönetimi verecek. Özellikle Trump'ın kendisi Türkiye ile ilişkileri bozmak istemiyor. Kişisel ilişkileri iyi ancak her şey iki liderin ilişkilerine bağlı değil. Kategorik olarak da bizim bir ABD düşmanlığımız yok. ABD politikalarını eleştiriyoruz ama bir düşmanlığımız yok. ABD Kongresi'nde bazı adımlar atılıyor, burada FETÖ lobisi de Ermeni lobisi de görülüyor. Neticede Türkiye kendi kararını vermiştir. Rusya ile ilgili görüyoruz ki bazı sorunlar var. Ama bu ABD-Rusya arasında bir karar. ABD üçüncü ülkelere böyle dayatmalar yapmamalıdır. Türkiye de böyle bir dayatmayı kabul etmez

Son zamanlarda birçok Batılı ülkeden itiraflar gelmeye başladı. Darbe girişiminin ciddiyetini anlayamadıklarını söylediler. En son Varna'da biz bunların sizi öldürmek istediğini bilmiyorduk dediler. Dolayısıyla günah çıkartmaya başladılar. Bundan sonraki süreçte bu darbe girişiminin arkasındaki FETÖ mensuplarına karşı yapacakları önemlidir. Son zamanlarda Almanya'da özellikle FETÖ'nün karanlık bir örgüt olduğu konuşulmaya başlandı. Son 1 senedir, özellikle Sigmar Gabriel'le yürüttüğümüz çalışmalardan sonra, bu fark edilmeye çalışılıyor. Şu anda da Avusturya, PKK'ya yönelik bir kanun üzerinde çalışmaya başladı. Sonbaharda böyle bir tasarıyı meclise getireceklerini söylediler. Tasarıyı getirmek önemli ama uygulamada da geç kalınmaması lazım. Son zamanlarda DEAŞ, FETÖ'ye, PKK'ya karşı duyarlılık artmaya başladı. Biz kendilerine bunların hiçbirinin birbirinden bir farkı olmadığını söylüyoruz. FETÖ mevcudiyetine dair yapacakları işbirliğinin bizim için önemi var.

Yunanistan başlangıçta bu kişileri Türkiye'ye vermek için çok çaba sarf etti ama Batı'dan çok ciddi baskı geldi. Çipras'ın Cumhurbaşkanımıza sözü vardı. Ama yargı bunları engelledi. Şimdi görüyoruz ki, yargı kararıyla bunlar önce serbest bırakıldı sonra da sığınma hakkı aldı. Yargı çok ciddi bir baskı altında kaldı. Yunanistan yargısının darbecilere sahip çıkan kararlarını görüyoruz. Yargı belki oradaki hükümeti dinlemiyor ama Avrupa'dan gelen baskıyla karar verdiklerini biliyoruz.

Irak şu anda seçimden sonra hükümet kurmaya çalışıyor. Biz her hükümetle iyi ilişkiler kurmak isteriz. Hükümet kurulduktan sonra ticaretle ilgili atılacak adımlar var. Erbil ve Bağdat arasında havaalanları ve gümrükler konusunda nihai anlaşmalar yapılacak. Öyle görünüyor ki bunlar merkezi yönetimin kontrolüne geçecek. Bunlar bizim için önemli."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER