'Bu iş bitmiştir' dedi ve mesajı verdi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın başkenti Moskova’da ortak basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

'Bu iş bitmiştir' dedi ve mesajı verdi!

Erdoğan, "Bütün bakanlarımıza öncelikli verdiğim talimat, Rusya'ya ticari ilişkilerde mümkün olan her türlü kolaylığın gösterilmesi yönündedir." dedi. Görüşme sonrasında Erdoğan ve Putin bir basın açıklaması daha düzenledi. "İdlib'te biz şuana kadar atmamız gereken adımları attık ve atacağız. Geri dönmemiz mümkün değil." diyen Erdoğan, S-400 ile ilgili sorulan bir soruya da "Yol haritamızı belirlemişiz, çizmişiz, adımlarımızı atmışız. Her şey bitmiş, şimdi bizden kalkıp da 'buradan vazgeç' diye tavsiyelerde bulunanlar demek ki bizi de tanımıyor olacaklar. Biz bu konu ile ilgili olarak bir şeyin sözleşmesini yapmışsak bu iş bitmiştir. Ona göre yolumuza devam edeceğiz. Bu bizim egemenlik hakkımızdır." dedi.
Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi'nin (ÜDİK) Sekizinci Toplantısı'nı gerçekleştirdiklerini anımsatan Erdoğan, Rusya'da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının verimli ve bereketli geçmesi temennisinde bulunarak, "Rusya ile yoğunlaşan ilişkilerimizin, ekonomimize ve iş dünyamıza da olumlu yansımaları oldu. 1990'lardan itibaren ekonomik ve ticari ilişkiler Türk-Rus iş birliğinin adeta lokomotifi oldu. Bugün de sayın Putin ile yaptığımız görüşmelerde gerek siyasi gerek askeri gerek ticari gerek ekonomik gerek kültürel alanlarda etraflıca heyetler arası görüşmeleri ele aldık." diye konuştu.


Türk-Rus iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelme fikrinin, Rusya Devlet Başkanı Putin ile üstünde durdukları bir konu olduğuna işaret eden Erdoğan, "Böylelikle hem iş dünyamızın görüşlerini dinlemek hem en üst düzeyde siyasi desteğimizi teyit etmek istedik. Bugün Rusya'da yaklaşık bin 300 Türk girişimci bulunuyor. Yaklaşık bin 300 Türk girişimcinin Rusya'da bulunması, aramızdaki iş dünyasının sorunları noktasında da önem arz ediyor. Sorunlarınızı tespit etmek ve bunlara çözümler üretmek için ilgili tüm kurumlarımızla çalışmalarımızı sürdürüyoruz." bilgilerini paylaştı.

Rusya'nın, Türkiye'nin ticari ortakları arasında üçüncü sırada olduğunu bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ticaret hacmimiz 2018 yılında yüzde 15 gibi ciddi bir artışla 26 milyar dolara ulaştı ancak bu rakam halen 100 milyar dolarlık hedefimizin gerisinde. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri, ilaç, kozmetik, otomotiv yan sanayi ürünleri, hazır giyim, inşaat malzemeleri, makine ve mobilya gibi ürünlerde Rusya'nın önemli miktarda ithalatı bulunuyor. Ülkemiz ise bu sektörlerde dünyaya kaliteli ve uygun fiyatlı ürün arz ediyor. Fakat bu ürünlerde bile Rusya'ya ihracatımız olması gerekenin çok altında seyrediyor. Amacımız dengeli bir ticaret yapısıyla değerli dostumla hedef olarak belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmak için yeni yollar bulmaktır. Zira bugünkü toplantının da ana temasını bu oluşturuyor. Tüm bakanlarımıza öncelikli verdiğim talimat, Rusya'ya ticari ilişkilerde mümkün olan her türlü kolaylığın gösterilmesidir. Rus makamlarından başta ulaştırma ve vize konuları olmak üzere aynı yöndedir."


"RUS HÜKÜMETİNİN DAHA FAZLA DESTEK VERECEĞİNE İNANIYORUM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticari ilişkilerin her alanında üçüncü ülkelerin firmalarına tanınan imkanların Türk şirketlerine de sağlanması talebini dile getirerek, "Türk müteahhitleri 1990'lı yıllardan itibaren Rusya'daki proje portföylerini giderek zenginleştiriyor. Firmalarımız şimdiye kadar 73 milyar dolar tutarında bin 961 proje üstlendiler. Diğer taraftan Türk müteşebbislerinin Rusya ekonomisinin hemen her sektöründe önemli yatırımları mevcut. 10 milyar dolar tutarında sermayeye sahip bin 500'den fazla Türk şirketi burada istihdam ve refaha ayrıca katkı sunuyor. Rusya'nın geleceğine güvenerek yatırım yapan firmalarımıza Rus hükümetinin daha fazla destek vereceğine inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Benzer şekilde Rusya'nın da Türkiye'de 10 milyar doların üzerinde yatırımı olduğunu anlatan Erdoğan, "Özellikle petrokimya ve ileri teknoloji alanlarında Rus firmaları Türk ekonomisine ciddi katma değer sunuyor. Türkiye'de yatırım yapmak isteyen Rus iş adamlarına tüm kolaylıkları sağlamaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Bu şirketleri özelikle küresel sermayeli firmalar veya Rus firmaları olarak değil, kendi şirketlerimiz olarak kabul ettiğimizi de bilmenizi istiyorum." dedi.

Enerji alanındaki Türk-Rus işbirliğinin ekonomik ilişkilerin taşıyıcı sütunlarından biri olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Başta Mavi Akım, TürkAkım ve Akkuyu Nükleer Santrali olmak üzere bu konulardaki bütün ortaklıklarımız uzun vadeli ve stratejik tercihlerdir. Nitekim TürkAkım deniz boyutunda artık karayla bütünleşmiş, yıl sonuna kadar da hedefimiz karada da bunu bitirmek suretiyle TürkAkım'ı hayata geçirmektir. Gerek şahsımın gerek sayın Putin'in ısrarla üzerinde durduğu milli paralarla ticarete de değinmeyi arzu ediyorum. Bu şekilde üçüncü ülkelerin dayatmalarından ve döviz piyasalarındaki manipülatif girişimlerden korunma imkanı elde edilmiş olacaktır. Değerli katılımcılar sizlere gereken kolaylıkların sağlanması ve yatırımların teşvik edilmesi hususunda üzerimize düşeni yerine getirme iradesine sahibiz. Konuşmamın başında belirttiğim gibi toplantımızın amacı özellikle sizleri de dinleyebilmektir. Dolayısıyla katkılarınızı alarak fikir alışverişinde bulunmayı daha çok önemsiyoruz. Bu düşüncelerle Sayın Başkan'a teşekkür ediyor, sizleri bir kez daha muhabbetle selamlıyorum."


 ERDOĞAN VE PUTİN'DEN ORTAK AÇIKLAMA

Görüşme sonrasında, akşam saatlerinde Putin ile Erdoğan bir basın toplantısı daha düzenlendi.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Sayın Putin'e şahsıma ve heyetime göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı teşekkür etmek istiyorum.

8. toplantıyı tamamlamış bulunuyoruz. İşbirliğimizin çeşitli boyutlarını ele alma fırsatımız oldu. 

Putin ile birlikte Türk ve Rus iş dünyası ile biraraya gelerek yatırım fırsatlarını ele aldık.

Yoğun temaslarımız samimi diyaloğumuz ikili ilişkilerimize olumlu etki ediyor.

Ülkemizden Rusya Federasyonu'nda 1300'ü bulan girişimcimiz var.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali hızlı bir şekilde devam ediyor.

Türk Akımı'nın kara bölümü için çalışmalar devam ediyor, yıl sonunda bitirmiş olacağız.

Troya Operası ile etkinlikler başlayacak. 

Geçtiğimiz yıl 6 milyon Rus misafiri ülkemizde ağırlayarak yeni bir rekora imza attık. 2019'da bu rekorun kırılacağına inanıyorum.

Vize serbestisi konusunda gerekli adımların atılması gerekiyor. Kısa süre içinde bu adımlar da atılacaktır. Bu konuyu da ayrıntılı bir şekilde ele aldık.

Suriye ve bölgesel meselelere ilişkin görüşmeler yaptık. ABD'nin çekilme kararını değerlendirdik. İdlib başta olmak üzere arazideki gelişmeleri konuştuk. Önümüzdeki dönemde birlikte atabileceğimiz adımları iştişare ettik. Kararlılığımızı bir kez daha ifade etmek istiyorum.

İdlib'te yeni bir insani felaketin yaşanmasının önüne geçmiştik.

DEAŞ nasıl bir tehdit ise YPG/PKK da aynı mahiyette bir tehdittir.  Bunların bertaraf edilmesi şart.

Suriye'de Anayasa Komitesinin en kısa sürede faaliyete geçirilmesi konusundaki kararlılığımızı da tekrarladık.

Rusya Federasyonu ile ilişkimizi her geçen yıl arttırıyoruz. 

Putin'in açıklamaları şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanı'nı ağırlamaktan son derece mutluluk duyuyoruz. 

2018 senesinde %16'lık ticaret hacminde bir artış yaşandı. Karşılıklı yatırımlar 20 milyar doları buldu.

Rus-Türk İş Konseyi de önemli rol oynamaktadır. 

Rusya'nın doğrudan yatırım fonu ve Türkiye'nin yatırım vakfı anlaşma imzaladı. Bu 1 milyar dolarlık bir yatırım fonu oluşturdu. 

Akkuyu Nükleer Projesini güçlendiriyoruz. Türk akımı ile ilgili çalışma planlı şekilde devam ediyor. Kıyı ile deniz kısmını birleştirmiş olduk. 

Oto sanayi, tarım, AR-GE ve yüksek teknolojiler alanında da iş birliğimiz devam edecektir. 

Askeri ve teknik alanda da işbirliği artmaktadır. S-400'den bahsediyorum. Başka perspektif projelerden de konu açıldı.

Kültürel ve beşeri alanındaki temaslar da ele alındı. 

Vize konusuna da odaklandık. Profesyonel sürücüleri için vizelerin çok yakında kaldırılacağını belirtmek istiyorum.

Kültürel teknik ve spor alanında daima iki ülke arasındaki güven konusunu pekiştirmektedir.

Truva Operası ile kültürel yılın açılışı yapılacaktır.

Rusya ile Türkiye ve İran Astana formatı içerisinde hep beraber bu işbirliğe devam edecektir. Önemli olan sahadaki duruma odaklanmaktır. Siyasi süreci daha aktif hale getirmek önemlidir.

Görüşmelerimiz son derece başarılı geçmiştir. 

Ben bir kez daha sayın dostum Erdoğan'a teşekkür etmek istiyorum.

SORU - CEVAP

Ekonomi odaklı toplantı yaptınız. Ticari dengemiz Rusya'nın lehine görünüyor. 100 milyar dolarlık bir hedef var. Bu hedefe ulaşmak için Türk tarafının ticari dengesi için yol haritası belirlendi mi? Milli paralarla ticaret konusunda ne aşamaya gelindi? Vizelerin tam anlamıyla kaldırılması konusu gündeme getirildi mi?

Erdoğan: Öncelikle bir defa Türkiye-Rusya ilişkileri içinde görüşmelerimizin en önemli maddesini oluşturuyor. Bu peyderpey artarak devam ediyor. İstenen noktada değil. Tabi Rusya Federasyonu'nun lehinde ticari hacim konusu çok açık net ortada. Doğalgaz ihtiyacımızın neredeyse yüzde 50'sini Rusya'dan karşılıyoruz. Ticaret hacminin bu denli aleyhte olması bundan kaynaklanıyor. Zaman içinde bu çok farklı gelişebilir. Şu aşamada iyimser bir şey söylemek aldatmak olur. Biz iyi niyetle dayanışma içinde her şeyden önce gerek enerji ile ilgili atılan adımlar, sanayi konusunda atılan adımlar bütçe kalemleri içinde belli. Kendimizi aldatmaya gerek yok.  Doğalgaz denilen olay ülkemiz için hayatidir. Gerek meskende gerek sanayide ne denli işe yaradığı, ülkemize 81 iline doğalgaz ulaşmış durumda. HEdefimiz tüm ilçelere doğalgazı ulaştırmaktır. Bunun da yüzde 50'si Rusya'dan karşılanıyor. Denizden geçiş ve karaya ulaşma Türk akımında bitmiş durumda. Kara adımı bize düşüyor. Bunu da yıl sonuna kadar bitirmiş olacağız.  Savunma alanında adımlarımızı attık, atıyoruz. Şuan itibariyle yerli milli paraya geçmektir.

Putin: Tüm ticari ilişkilerin Rusya lehine olduğunu söylemek yanlış olur. İşe odaklı bir toplantı oldu. Doğalgaz konusu piyasa talebi çerçevesinde bu fiyatlar oluşuyor. Gazprom bu fiyatları zorlamıyor. Tartışmalar var ama biz çözüme odaklı diyalog yapıyoruz. Türkiye ortağımıza önem veriyoruz. Rusya her zaman fiyat ve boyut ve hacim konusunda aldığı taahhütleri yerine getiriyor. Bu da Türk ekonomisini geliştirme bakımından sağlam bir temel sağlıyor. Türkiye'nin özellikle kış mevsiminde ilaveye ihtiyacı var, biz de karşılıyoruz. Türkiye'nin diğer ortakları bunu yapamıyor, biz sağlıyoruz. 

Özellikle inşaat sektöründe çalışmalar var. Türk iş adamları, müteahhitler 70 milyar dolar projeye imza attılar. Soçi Olimpiyat oyunları, Dünya Kupası gibi birçok projeye imza atıldı. Otomotiv, taşımacılık, araç üretimi gibi çok ciddi potansiyelimiz var. 

Rusya'nın lehine değildir. Bu ilişkiler aslında Türk-Rus halklarının lehinedir. Dengeli olmak için çalışacağız.

Vize konusunda ben şimdi tır şoförleri için vizelerin kaldırılacağını söyledim. 

Soru 2: Sık sık bir araya geliyoruz. Hep İdlib konusu gündeme geliyor. İdlib mutabakatlarını yerine getiremiyor musunuz? Sorun nedir? Golan Tepeleri'nin konusunda ne düşünüyorsunuz?

Putin: Golan Tepeleri kararı BM kararlarına aykırı bir karardır.

Koordineli devriye konusunda adım atıyoruz. İlerleme söz konusudur. İdlib'te tüm terör merkezleri imha edilmelidir. Suriye'de siyasi çözüm için İdlib'i çözmemiz gerekiyor. bunu ortaklaşa çözebiliriz.

Erdoğan: İdlib Suriye'nin can damarlarından olan bir bölge. 300-400 bin nüfuslu bir bölge. Burada bir boşalma halinde gelecekleri nokta Türkiye olacak. Burası bizim için hassas bir bölge. Rusya ile müşterek bir çalışmamız var. Koruma amaçlı yaptığımız çalışmalar var. Terör örgütleri nedeniyle işimiz kolay değil. Rejim de bazı çalışmaları sürdürüyor. İdlib'te biz şuana kadar atmamız gereken adımları attık ve atacağız. Geri dönmemiz mümkün değil. 

Münbiç ile de bir çalışma sözkonusu. Yol haritası vardı bu 90 gün ilan edildi ama 9 ay oldu. Belki daha da uzayıp gidecek. Benim şahsen olan süreçte özellikle Rusya ve Türkiye'nin dayanışması çok önemli. Oradaki bir terör koridorunun aşılmış olması çok önemlidir. Bunun da ötesinde Suriye'nin toprak bütünlüğü önem arz etmektedir.

Cenevre'yi dışlamak gibi bir şey sözkonusu değil. Ama bir an önce adımları atıp neticeye varalım. Halk kendi topraklarına dönebilsin istiyoruz. 320 bini aşkın insan geri dönebildi. Kararlı olabilirsek bu rakam artabilir. Bu adımlar gerçekleşirse bizler de bunların kendi topraklarına gitmesini sağlamış olabiliriz.

Soru 3: Suriye'de terörle mücadele konusunda nasıl adımlar atmayı planlıyorsunuz? 

Erdoğan: Şuanda attığımız adımlar içinde İdlib sürecine baktığımızda kararlılığımız neticeden önemli dersek yanlış olur. Sonuç aldık alıyoruz. İdlib'e herkes geri dönmeye başladı. Bu bizi memnun etmiyor zira içerdeki sıkıntılar devam ediyor. Oralar da Cerablus, El Bab haline gelebilir. Hatta hatta Afrin nasıl daha sakin hale geldiyse, biz istiyoruz ki İdlib'te de bu duruma gelelim. Bunların tamamiyle terörden arındırılmış olması lazım. Terör hangi cenahtan gelirse gelsin terördür. Tavrımızı da çok açık net koyduk, koyuyoruz. Bizim asıl amacımız Suriye toprak bütünlüğünü korumaktır. YPG'nin terör eylemlerine müsade etmeyeceğimizi söyledik. YPG bizim için terör örgütüdür. Onlara karşı Afrin'de mücadele ettik. Burada da mücadele edeceğiz. YPG, PKK'nın bir koludur. YPG'yi terör örgütü değildir diye bakamayız. Öyle bir şey sözkonusu değil. Üzerine üzerine gidiyoruz. Afrin'de YPG'nin tüm hücrelerine varıncaya kadar kayıtlarını ortaya çıkardık. 

Putin: Anayasa Komitesi'nin kurulması ile Suriye siyasi süreci tamamlanabilir.

S-400 KONUSU

Putin: İki ülke arasındaki ilişkiler gerçekten aktif, verimli bir şekilde gelişiyor. Tüm alanlarda bu böyle. Ekonomi alanında, bölgesel güvenlik konusunda oldukça verimli bir işbirliği yapıyoruz. Enerji alanında, tarım alanı da işbirliği alanlarımızdır. Biz ekonomik bağımsızlığımızı temin etmek için elimizden gelen her şeyi yaptık. 

Erdoğan: 3. tarafları rahatsız eder mi etmez mi... Sayın Başkan'ın da ifade ettiği gibi... Bizler egemenliği kayıtsız şartsız milletine ait bir ülkeyiz. Egemenlik haklarımız üzerinde birilerinin tasarrufta bulunmasına imkan veremeyiz. O zaman millet, devlet olamayız. 3. taraflar atacakları adımları bize sorarak atmadı. Biz de atacağımız adımların istişarelerini yapıp adımlarımızı atarız. Enerjide, savunma sanayinde bu iş böyledir. Biz şuana kadar özellikle gerek Rusya ile attığımız adımlara bakarak buna atıyoruz ve bundan sonra da buna bakarak atacağız. S-400 konusunda yol haritamızı belirlemişiz, çizmişiz, adımlarımızı atmışız. Her şey bitmiş, şimdi bizden kalkıp da 'buradan vazgeç' diye tavsiyelerde bulunanlar demek ki bizi de tanımıyor olacaklar. Biz bu konu ile ilgili olarak bir şeyin sözleşmesini yapmışsak bu iş bitmiştir. Ona göre yolumuza devam edeceğiz. Bu bizim egemenlik hakkımızdır. Bundan vazgeçmemizi kimse bizden isteyemez.

Hürriyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER