"Aynı odada birlikte kalmışlar, yani soruları çalmışlar"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçelievler'de toplu açılış töreninde konuştu. İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

"Aynı odada birlikte kalmışlar, yani soruları çalmışlar"

"Terör örgütleri millet ittifakının adayını destekliyor. Millet ittifakının adayı kim belli? İsim vermeyeceğim. Şu anda CHP başkanı bay kemal rahatsız oluyor bazı şeylerden çıkamıyor meydanlara. Moderatörle Marmara etap otelinde bir araya geliyorlar soruları alıyor hazırlığını yapıyor ve o gece programa o şekilde çıkıyor.

Bunların belgeleri bizde var. Oturduğu yerin yanında kutular. O kutuların içinde bakıyorsunuz kartonlar. Soru geliyor, oradan hemen kart çıkarılıyor. Bunların hepsinin resimleri elimizde kayıtlı var. Ne diyor? "Ben böyle bir şey yapmadım" Sonra kabul etmek zorunda kaldılar. 

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Bunlarınki yatsıya kadar bile yanmadı. Çabuk söndü. Pazar günü bu mumu tamamen söndürmeye var mıyız? İstanbul’a layık bir belediye başkan adayı ilke seçime girelim dedik biz. Bir tarafta da CHP’nin adayı var.

CHP adayı Sayıştay raporlarından söz ederek büyükşehir belediyesini itham ediyor. Kamu zararı tespit edilememiştir. Dolayısıyla yargılama konusunda değildir. Ama bu kişinin Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'nda sadece 2016 faaliyetleri için 11 adet kamu zararına yol açan işlem tespit edilmiştir. Kim tarafından Sayıştay tarafından. Bunlar bizim elimizde belge. Ama kendisi böyle bir belge ortaya koyamadı. Bu zararların kendisinden tazminine karar verilmiştir. Bu adayın sicili Sayıştay raporlarıyla tespitli şekilde bozuktur. Siyasi dilde bunun adı çalmaktır, hukuki dilde yolsuzluk, usulsüzlüktür, siz bunu yaptınız. 

Daha mazbatayı almadan gidip Anıtkabir defterine belediye başkanı diye imza attı. Bu nasıl iş? Ve İl Seçim Kurulu'nun verdiği mazbata nihai mazbata değildir. Bunları ben yaşadım, iyi bilirim.

Belediyenin verilerini kopyalamaya çalışıyor. Üç kişi getiriyor dışardan. Bir de 'Ne  olacak bunlar yapılır' diyor. Çok da pişkin. Bu veri hırsızlarına ne denildiğini çok iyi bilirler. Derdi verileri korumak değil onları alıp bir yerlere servis etmektir. Bu FETÖ metodudur.

Başka ne yapıyor? Kendisi Ankara'dayken İstanbul'da belge imzalıyor. Bu kişi İstanbullunun gönül köprülerini yıkmaya çalışıyor.

İki adayın birlikte katılacağı TV programını; moderatörle aynı odaya kapanıyorlar ve çalışmayı yapıyorlar. 2-3 dakika görüştük diyor, 10-15 dakika görüştük diyor. Görüşmenin süreci 45 dakika. Aynı odada birlikte kalmışlar. Yani soruları çalmışlar. 

Devletin valisine hakaretler ediyor. Yani haysiyet cellatlığı yapıyor. Valiler, Cumhurbaşkanlarının o ildeki temsilcisidir. Valiye hakaret Cumhurbaşkanlığı'na hakarettir, millete hakarettir. Sen kalkıp da bir valiye 'it' diyemezsin. Baktı ki bu iş zora gidiyor, bu sefer ne yaptı? 'Ben it demedim, dedim ki itleşme' böyle manevra yaptı. Bunların hepsi var mı? Sen bu milleti enayi mi zannediyorsun ya. Ben şimdi CHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Böyle bir aday İstanbul'un başına getirilebilir mi? İstanbul'a yazık olur. Kaldı ki zaten belediyenin Meclisi kahir ekseriyetle AK Partili. Komisyonların tamamı, başkavekillerinin tamamı AK Partili. Bu vitrin süsü olarak seçilse bile belediye başkanlığı yapacak; vitrin süsü.

Şimdi diyor ki "beni çalıştırmayacaklar" daha şimdiden konuşmaya başladı. Demek ki doğru dürüst hareket etmeyeceğini biliyor. AK Partili belediye meclis üyeleri de doğru dürüst çalışmayana yol vermezler. 

İstanbul İl Başkanı neyle meşgul? Tam bir terör örgütünün temsilcisi... Bunun yanında domuzla da arası baya iyi. Böyle de bir özelliği var. Bunların yöneticileri ortada yok. Şimdi artık meydanlara çıkmayacakmış. CHP adayı sürekli tekliyor. Bu partinin adayına destek çağrıları ise ya Kandil'den geliyor, ya da dışardan geliyor.

"Erdoğan'ın da akıbeti Mursi gibi olacak" dediler. Şimdi Mursi rahmetli oldu, tweetler atmaya başladı bu CHP'liler. Tweetlerinde ne dediler? Erdoğan senin akıbetin de Mursi gibi olacak dediler. Şimdi ben de bu CHP zihniyetine sesleniyorum. Ey yanlış zihniyet şunu bilesin. Biz bu yola çıkarken kefenimizi giyerek çıktık. Ve Allah'ın takdiri nerede, nasıl, ne zamansa biz onu kucaklayarak bu yolda yürümeye kararlıyız.

Mısır yönetimine sesleniyorum. Mısır adli makamlarına sesleniyorum. Zalimler için yaşasın cehennem.

İstanbul'u yönetecek büyükşehir belediye başkanını seçiyoruz. Buradan CHP'ye İYİ Parti'ye HDP'ye Saadet Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarıma sesleniyorum. İstanbul, kazanımları tehlikeye atılabilecek bir şehir değildir. İstanbul'a hep birlikte sahip çıkmalıyız. 

Dikkat edin. Binali kardeşimiz ne zaman yatırım dese, hizmet dese karşı taraf laf kalabalığı ile başka yere çekiyor. Bunları görünce 1994'ü hatırladım. Yarıştığımız diğer adaylar projeleriyle değil siyasi kavgalarıyla gündemdeydi. İstanbul için yüreği yanan, bir şeyler yapmak isteyen tek aday bizdik."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER