Muhalefete de mertlik yakışır!

İnsan, hiçbir şeyden olmasa Allahtan korkar; denir

Bu deyimi insanlarımız, çok büyük bir haksızlığa uğradığında kullanırlar.

Ben düşmanlıklardan yana değilim ama, muhaliflerin, kişiye düşmanlık besleyenlerin mert olmalarını beklerim.

Belli ki İzmir’de, 31 Mart yerel seçimlerinde, küçücük bir ilçe olan Seferihisar Belediye Başkanı iken, Türkiye’nin en büyük üç metropolünden biri olan kentin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Tunç Soyer’i çekemeyen, kıskanan ya da Cumhur İttifakı adayının kaybetmesini hazmedemeyen bazı alçaklar, bazı kripto unsurlar, yalan-yanlış, hatta iftira niteliği taşıyan haber ve paylaşımlarla, yıpratma-karalama ve küçük düşürme operasyonu yapıyorlar.

Başkan Tunç Soyer bir süredir, eşi Neptün Soyer üzerinden ahlaksızca bir algı operasyonuyla karşı karşıya bırakılıyor.

Bu doğru bir yöntem değil.

Bir Cumhuriyet kadını olan Başkan eşi Neptün Hanım’ın varlığından,  rahatsızlar.

Muhalefet içinde bir takım kripto unsurlar, Neptün Soyer’in, eşi Tunç Soyer’in  Başkan seçilmesinden sonra, attığı her adımdan rahatsızlar.

Ne Tunç Soyer’in ne de Neptün Soyer’in avukatlığına soyunmak gibi bir niyetim yok.

Zaten hukukçu falan da değilim.

Hukukçu olan Başkan Tunç Soyer’dir.

60 yaşına merdiven dayayan Soyer, Ankara’da Hukuk fakültesini derece ile bitirmiş bir “adalet adamı”dır.

Ama, insafsızlığın da karşısında olduğum bilinmelidir.

Takipçisiyim.

Takipçisi de olacağım.

Çünkü, siyaset, muhalefet böyle yapılmaz, yapılmamalıdır.

***

Geçtiğimiz günlerde bazı yayın organları tarafından bir ekran görüntüsüne dayanarak, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in eşi Neptün Soyer'in belediye bünyesinde personel olarak görev yaptığı iddiası gündeme taşındı.

Art niyetli bir şekilde hazırlandığı şüphe götürmeyen söz konusu “çamur at, izi kalsın” türü bu haberler, bilin ki kamuoyu nezdinde asla itibar görmez

Buna rağmen İzmir Büyükşehir Belediyesi, konuya ilişkin  açıklama yapmak gibi bir zorunlulukla karşı karşıya kaldı.

O açıklama şöyle:

“Öncelikle bilinmesi gerekir ki; Sayın Neptün Soyer'in Büyükşehir Belediyesi'nde personel olarak görev yaptığı iddiası tamamen gerçek dışıdır.

Çağdaş bir Türk kadını olarak kendisinin sahip olduğu statü ve de Soyer Ailesi'nin değer yargıları gereği böyle bir işleyiş ve uygulamanın gündeme bile gelmesi söz konusu değildir.

Bununla birlikte bu asılsız iddiaya kanıt olarak gösterilen ekran görüntüsündeki listeye Sayın Neptün Soyer'in isminin nasıl ve hangi gerekçelerle yazıldığının tespit edilmesi amacıyla başlatılan inceleme ise devam etmektedir…”

Gereksiz bir savunma ya da açıklamaydı ama, söz konusu “zorunluluk” kavramı olunca, akan sular duruyor.

Neptün Soyer, en az eşi Tunç Soyer kadar sosyal demokrat ve CHP’lidir.

Çağdaş Türk Kadınının İzmir’deki temsilcilerinden biridir.

Matematik öğretmenidir.

Çok iyi bir ev kadını, anne ve elinden geldiğince, aile reisi olan kocası Tunç Soyer’in, yürüdüğü yolda, en büyük destekçisidir.

Neptün Soyer’e, klasik ve bugünkü iktidar tarafından, muteber hale dönüştürülmek istenen; “Kadının karnından bebeği, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin”  gibi, erkek üstünlüğünü ön plana çıkartan, kişiliksiz-hedefsiz bir rol modeli kabul ettiremez,  büründüremezsiniz.

Köy-Kop gibi erkek saltanatının hakim olduğu bir üretici-köylü-çiftçi birliğinin ilk aydın-çağdaş genel başkanı seçilen Türk kadınıdır.

Ve, Neptün Soyer’i büyük çekişmelerin, büyük rekabetlerin, ahlakı hiçe saydıran gerilimlerin, hakkaniyeti unutturan cepheleşmelerle korkutamazsınız.

O, herkese insanlığın önemini vurgulayarak yaklaşan bir kadındır.

Var gücümle o kripto unsurlarına, yalan-yanlış, hatta iftira niteliği taşıyan haber ve paylaşımlarla, yıpratma-karalama ve küçük düşürme operasyonu yapanlara sesleniyorum:

Neptün Hanım, başta Tunç Soyer  ve tüm Soyer Ailesi’nin baş tacıdır…

Tıpkı, her kadın gibi, olması gereken yerde olur...

Durulması gereken yerde durur…

YORUM EKLE