"Yani bize patlamış mısırla çakma Cem Yılmaz mı satacaksın"

Sinema yapımcıları ile Mars Cinema Group arasındaki ‘promosyonlu bilet uygulaması’ tartışması sürüyor.

"Yani bize patlamış mısırla çakma Cem Yılmaz mı satacaksın"

Mars Grubu Kurumsal İlişkiler Direktörü Aslı Irmak Acar, Hürriyet’ten Cengiz Semercioğlu’na dağıtım şirketleriyle yönetmenler arasında yaşanan tartışmaya ilişkin olarak konuşmuştu. Acar, röportajının bir kısmında “Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmazlar çıkar, onlar film çekmezse çekeni bulacağız” ifadesini kullanmıştı.

Bunun üzerine birçok oyuncu tepki göstermişti. Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök de bugünkü yazısında bu konuya değindi. İşte o yazı:

Yani bize patlamış mısırla çakma Cem Yılmaz mı satacaksın

Her hafta gittiğim sinema salonlarının yöneticisinin Cengiz Semercioğlu’na verdiği, pazar günü Hürriyet Kelebek’te yayınlanan röportajdaki sözlerini hayretlerle okudum.

İşte o mülakatın, bir sinema salonu müşterisi olarak bende yarattığı tepki...

Önce üslup...

Nasıl da yukardan bakan...

“Ben” diye başlayıp “Ben” diye biten, nasıl da ezen bir üslup o öyle...

Diyor ki...

“Cem Yılmaz olmazsa başka Cem Yılmazlar çıkar...”

Bakmayın siz “Çıkar” dediğine, gerçek gölgesi bas bas “Çıkarırız” diye haykırıyor... Yani şunu demek istiyor:

“Cem Yılmaz da kim? Onu ben yarattım, başkasını da yaratırım...”

Üslup ve efelenme bu yani...

Şimdi arkadaş, dur bir dakika orada...

Ne demek “Başka Cem Yılmaz çıkar...”

Çıkarıp taklidini mi satacaksın bize yani...

10 liraya Cem Yılmaz mukallidi kakalayacaksın...

Üzerine de 10 liralık patlamış mısır...

Yani şimdiden diyorsun ki patlamış mısır daha kıymetli...

İki...

Ne Cem Yılmaz’ı, ne Yılmaz Erdoğan’ı, ne Ata Demirer’i, ne Şahan Gökbakar’ı sen yarattın...

Sen daha avukat olarak ortada yokken, onlar küçücük sahnelerde harikalar yaratıyor, gönlümüzü kazanıyordu.

Üç...

Tamam senin sinema salonun var da...

O seyirci senin salonuna patlamış mısır yemeğe mi geliyor sanıyorsun? 

Olmadı bu üslup yani... O mülakatta “Seni ben yarattım, çakmasını da yaratırım” diyerek sadece sanatçıya böcek muamelesi yapmadın...

“O çakma Cem’i size de satar, yuttururum” diyerek...

Bize de resmen salak muamelesi çektin yani...

Bak arkadaşım... Bu tavrın var ya...

Haklı olduğun konuları bile sildi süpürdü benim gözümden.

Kusura bakma ama biraz değil, ziyadesiyle haddini aşmış bir üslup bu...


CEM’LE ŞAHAN’I YILMAZ’LA, MAHİR ÖĞRETMEN’LE ASIM’I...

Cem Yılmaz’la Şahan Gökbakar’ı...

‘Kelebeğin Rüyası’nın Muzaffer Tayyip Uslu’su ile ‘Recep İvedik’i...

‘Mucize’nin Mahir Öğretmen’i ile ‘Organize İşler’in Asım Noyan’ını...

Kimse yan yana oturtamazdı...

Kimse omuz omuza yürütemezdi...

Ama salon yöneticisinin bu afrası tafrası, bu üslubu var ya...

Sinema salonlarına hâkim olan bu nobran üslup...

Hepsini, hepimizi aynı sinema salonunda aynı koltuklarda yan yana oturttu.
 

YORUM EKLE

banner47