banner51

Müziğin ritmini sokağa taşıyacaklar

İzmir'in özgür ve kendine güvenli kadınlarından ortaya çıkan bir müzik grubu ile sizleri tanıştırmak istiyorum. Hem eğlenceli hem de keyifli sohbetleriyle Tuğçe Oğuz ve İnci Yelkenbiçer ile röportaj gerçekleştirdik

Müziğin ritmini sokağa taşıyacaklar

Çiğdem Özen / BEN HABER

Öncelikle belirtmeliyim ki kadın müzik grubuyla röportaj yapmak benim için çok keyifli... İlk olarak şöyle başlamak istiyorum. Müzik yolculuğunuz nasıl başladı?
Tuğçe: 5 yaşında babamın bana org almasıyla başladı, babannem ve dedem TRT Halk müziği sanatçıları, babam TRT çocuk saati sunucularından, aynı zamanda oyuncu, dolayısıyla benimki genetik. 
İnci: 9 yaşındayken keman sanatçısı halamı ilk dinlediğimde keman çalmaya karar verdim. Sonrasında 9 Eylül konservatuar sınavlarına girdim ve kazandım; fakat okula girince fiziksel özelliklerden dolayı kollarım çok uzunmuş, beni viyola bölümüne aldılar.

Yollarınız nasıl keşisti ve kaç yıldır birlikte müzik yapıyorsunuz?
Tuğçe: Karşıyaka Bostanlı Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu'nun çevresindeki parkta müzik etkinlikleri oluyor; biz de bu şekilde tanıştık ve zaman kaybetmeden provalara başladık. Henüz yeniyiz ama çok sahne almış olduğumuz için artık müzik dilimiz pekişti.

Mekanlarda sahne aldığınızı biliyorum, kadın olarak zorlukları var mı?
Tuğçe:
Elbette; her işin avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Açıkçası mekanların ve organizasyonların içeriğini araştırmadan hiçbir işi kabul etmiyoruz. Bununla birlikte çoğunlukla İzmir’de sahne aldığımız için İzmir seyircisi bu konsepte oldukça saygılı, herhangi bir sorun yaşadığımızı söyleyemem.   
İnci: Kadın müzisyenlerin özellikle sadece 2 kadından oluşan bir gruba rastlamak zor. İnsanlar bu duruma henüz alışık değil bu bizi biraz yormuyor değil. 

23 Nisan gibi bazı etkinliklerde de sahne alıyorsunuz, sosyal yardım projeleri alanında da etkinlikleriniz var mı?
Tuğçe-İnci:
Evet bunu özellikle önemsiyoruz ve yeni hedefimimiz yaşlı bakım evleri. Umarım kısa sürede bunu da gerçekleştirebileceğiz. 

Müzik yolculuğunuzda hedefiniz nedir?
Tuğçe:
Müzik bitmeyen bir deniz; bakış açınıza uygun gelen her gördüğünüz nehre bırakasanız geliyor kendinizi. Yakın bir zamanda sürpriz bir sokak çalışması yapacağız; onun dışında ev stüdyomuz var. Yakın zamanda kendi müziğimizi üretebileceğimiz zaman yaratmak en çok istediğimiz şey. 
İnci: İkimizin de müzik alanında farklı görüşleri var ve bunları sentezleyip yeni bir müzik anlayışı ile devam etmek...

Günümüzde her türlü müziğin bulunduğu bir ortamda sizce kaliteli ve dinlenebilir müzik nedir?
Tuğçe:
Ben DEÜ GSF Müzikoloji bölümü mezunuyum. "Kaliteli ve dinlenebilir" dediğiniz şey kişinin özelindedir bu yüzden bu soruya sosyolojik olarak bakmayı maalesef alışkanlık edindim. Müzik herkese göredir ve bireysel algılanmalıdır. Ama en azından dinleyiciler, ses sistemlerini kaliteli markalardan alırlarsa dinlemiş oldukları müzikten daha çok keyif alabilir.
İnci: Herkese göre değişkenlik gösterebilir.

Hedefleri arasında müzik kariyeri olan genç nesile neler tavsiye edersiniz?
Tuğçe:
Açıkçası henüz kendi müziğimizi üretmemişken bu soruya yanıt vermekten kaçınırım çünkü kendi müziğini üreten çok fazla genç arkadaşım var bu haksızlık olur.
İnci: Henüz tam hedeflerimi gerçekleştirmediğimden net bir cevap veremem ama küçüklüğümden beri hocalarımdan da duyduğum en önemli şey çok çok çalışmak gerektiği.

Son olarak okuyucularımız sizi nerelerde dinleyebilirler?
Tuğçe:
Şu an bir sokak projemiz var tahminim haziran ortasında çarşı, sahil ve sayfiye gibi yerlerde hayata geçireceğiz. Ve yine haziran gibi kendi müziğimizi üretme planlarımıza başlayacağız. Şu an bir yerimiz yok, biraz ayrı kalacağız ama değeceğini düşünüyorum. 
İnci: Bar programlarına ara verdik, uzun saat aralıkları bizi yordu. Ama sokakta gerçekleşecek çok tatlı bir projemiz var.

Güncelleme Tarihi: 21 Mayıs 2019, 12:32
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER