'Karaca' vefatının 46. yılında

Ünlü halk ozanı Aşık Veysel (Veysel Şatıroğlu) vefatının 46. yılında anılıyor. İşte 1894'te Sivas'ta dünyaya gelen Aşık Veysel'in hüzünlü hayat hikayesi...

'Karaca' vefatının 46. yılında

Aşık Veysel Şatıroğlu 25 Ekim 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Annesi Gülizar onu koyun sağmaya giderken doğurdu. Babası Ahmet "Karaca" lakaplı bir çiftçiydi. O dönemlerde Sivas'ta çok yaygın olan çiçek hastalığı nedeni iki kız kardeşini kaybeden Veysel, kendisi de bu hastalığa yakalanmış ve tek gözünü kaybetmiştir.

Daha sonraları bir kaza geçirip diğer gözünü de kaybeden ve hayata büyük acılarla başlayan ozan o günleri şu cümlelerle anlatıyor: "Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti. Onu giyerek beni çok seven Muhsine kadına göstermeye gitmiştim. Beni sevdi.O gün çamurlu bir gündü, eve dönerken ayağım kayarak düştüm. Bir daha kalkamadım. Çiçeğe yakalanmıştım. Çiçek zorlu geldi. Sol gözüme çiçek beyi çıktı. Sağ gözüme de solun zorundan olacak perde indi. O gün bu gündür dünya başıma zindan."

Babası Karaca Ahmet çocuğu Veysel'in diğer çocuklar ile oynayamadığını fark eder ve ona oyalanması için bir bağlama alır. İlk başlarda başka ozanların türkülerini söyleyen ozan 40'lı yaşlara geldiği zaman kendi eserlerini söylemeye başlamıştır.

1.Dünya savaşı başlaması nedeni ile seferberlik ilan edilmiş, Veysel'in kardeşi ve yakın arkadaşları cepheye gitmiş ve ozanımız yalnız kalmıştır. Hayatı acılar ile dolu ozan yalnız olduğu günleri şöyle dile getirmiştir: "Eve girerim yüzüm asık, anam babam halimi bilmez. Ben onlara derdimi dokunmasın diye açamam.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER