Ben TV


Pazarlık Hayat Hikayeleri

Yayınlanma Tarihi : 23 - 09 - 2012 : 17:27

 

Bizim Cafer (Yarkent) yine tam pazarlık fotoğraflar, hikayeler, karikatürler göndermiş. O güzellikleri kendime saklayacak değilim ya, özellikle pazar günleri sizlerle paylaşıyorum. Bu haftakilerden birisi, dört hayat hikayesinden oluşan bir paket. Bazılarımız için biraz açık-saçık gelebilir ama çocukları leyleklerin getirdiği dönemler artık çok gerilerde kaldı. İnsan ahlakını sadece insan vücuduna endeksleyen, kafalarını cinselliğin dogmasının işgalinden kurtaramayan, akılları bir yerlerine takılı kalmış ahmakların ise ellerine geçen fırsatları da o yönde harcamaktan utanmadığı bir dönemden geçiyoruz.
 
Neyse... Siz gündemimize balyoz gibi inen "Balyoz Davası" cezalarının yorumlarına dalmışken en iyisi ben size iki hikayelik nefes aldırayım;
 
Bilgiyi kendinize saklarsanız...
 
Adamın biri tam duşa girmek üzeredir ve karısı da duşunu almış kabinden çıkmaktadır ki kapının zili çalar. Kapıya kimin bakacağı konusunda ufak bir tartışma sonrasında kadın pes eder. Üzerine bir havlu alarak merdivenleri iner ve kapıyı açar. Gelen, eşinin arkadaşı X'tir. Kadın daha selam veremeden X "havlunuzu üzerinizden yere düşürürseniz size anında 300 euro veririm" der. 
Kadın kısa süre tereddüt eder, ancak havlunun düğümünü açarak düşmesini sağlar. 
X ona bakar ve 300 euro verir, söze devam eder:
"Antrede doğabilecek ufak bir tensel yakınlık için size 500 euro daha verebilirim, hem de derhal" der.
Kadın önce şaşkın, fakat daha sonra adrenalinin verdiği heyecan ve alacağı para ile yapabileceklerinin anlık hayaliyle kısa bir duraksamadan sonra kabul eder.
Yaşamış olduğu olayın ve kısacık bir sürede edindiği ufak servetin heyecanıyla kadın merdivenleri çıkarak banyoya döner.
Hala duşta olan eşi, ona kimin geldiğini sorar. "Arkadaşın X" diye cevap verir kadın.
Adam sevinir;
- Çok iyi... Ona borç verdiğim 800 euroyu getireceğini söylemişti, onu getirdi o zaman...
Hikayeden çıkarılacak ders:
Eğer bir ekipte çalışıyorsanız bilgiyi saklamayın, paylaşın. Karar mekanizmasında belirleyici olabilir. Böylece yanlış anlaşılmaların ve dışarıya karşı kötü duruma düşmenin önüne geçebilirsiniz.
 
Rahip, İncil'den habersiz olunca...
 
Aracının direksiyonuna geçip kiliseye gitmek üzere hareket eden rahip, yolda yürümekte olan bir rahibeye rastlar. Aracını durdurur ve kiliseye kadar onunla gelmek isteyip istemediğini sorar. 
Kadın arabaya biner ve bacak bacak üstüne attığında bacaklarının tüm güzelliği ortaya çıkar. 
Rahibin gözü kayar ve bakayım derken kısa bir süre için aracın kontrolünü kaybeder. Aracı tekrar kontrol altına aldıktan sonra sağ elini rahibenin bacağının üstüne koyar.
Rahibe ona bakar ve şöyle der: 
- Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musun?
Utançtan kıpkırmızı olan rahip, derhal elini çekerek rahibeye özürlerini sıralar. 
Bir müddet sonra aklı tekrar karışır ve rahibenin bacağına vites değiştirme bahanesiyle tekrar dokunur ve rahibe aynı soruyu sorar:
- Rahip, 129. ayeti hatırlıyor musun?
Utancından yine kızaran rahip elini çeker ve "Afedersin kardeşim, insanoğlu zayıf düşebiliyor" der.
Kiliseye vardıklarında rahibe arabadan iner ve tek kelime söylemeden, çok anlamlı bir bakış fırlatarak kaybolur. Rahip aceleyle içeriye koşar ve bir İncil alarak 129. ayeti okur; İleriye gidiniz, daha yukarlarda arayınız. Orada güzellikler bulacaksınız...
Hikayeden çıkarılacak ders:
Görev alanınızla ilgili her zaman bilgili olun, aksi takdirde fırsatları kaçırabilirsiniz.
Sevgili arkadaşım Cafer Yarkent'e teşekkür eder, hepinize sağlık içinde mutlu pazarlar dilerim.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABERLER
 

YAZARLAR

SOSYAL MEDYA


Reklam
BEN TV ŞİFREMİ UNUTTUM

BEN TV'YE GİRİŞ YAPIN

BEN TV'YE ÜYE OLUN